Almanya'nın başkenti Berlin'de zafer Elif Eralp'in: Bu zafer Sol Parti'ye iktidarı getirebilir mi?
Almanya'nın başkenti Berlin'de Türk kökenli Elif Eralp'in liderliğini yaptığı Sol Parti oylarını 13.5 puan artırarak yüzde 25,7'ye ulaştı. Sandıktan zaferle çıkan Sol Parti, en yakın rakibi CDU'ya 7 puan fark attı. Ancak iktidar için koalisyon şart. Peki koalisyon için öne çıkan seçenekler neler? Sol Parti, büyük seçim zaferine rağmen koalisyon dışında kalabilir mi? Eralp'in koalisyon görüşmelerinde önünde aşması gereken hangi engeller var?
Almanya'nın başkenti Berlin'deki eyalet seçim sonuçları, Almanya siyasetinin nasıl bir kırılma ve dönüşüm yaşadığını gözler önüne serdi. Toplum artık çözümü merkez partilerde değil, daha sol ve daha sağda gördüğünü net olarak gösterdi. Saksonya-Anhalt'taki aşırı sağcı AfD'nin zaferinin ardından Berlin'de sahneye sosyalistler çıktı.
Sol Parti, Berlin eyalet seçimlerini oylarını tam 13.5 puan artırarak, beklenenden çok daha büyük bir farkla kazandı. Sol Parti, %18,8'de kalan iktidardaki eyaletin ve ülkenin iktidarı konumundaki muhafazakar merkez sağ parti CDU'nun açık ara önünde yer alarak %25,7'lik bir oy oranına ulaştı.
Anketlerde Sol Parti'yle kıl payı yarış götürdüğü görünen CDU, sandık sonuçlarında hüsrana uğradı ve 2023 seçimlerindeki oyundan 9.5 puan kaybetti. Şansölye Merz'in üzerindeki istifa baskısı bir kat daha arttı.
Üçüncü sırada, Almanya siyasetini temelinden sarsan AfD var. Aşırı sağ parti oylarını 7.2 puan artırarak yüzde 16,3'e yükseltti ve üçüncü sıraya çıktı.
SPD'nin kritik durumu
Yeşiller erimeye devam etti ve 4.1 puan kaybıyla yüzde 14.3 alabildi. Keza SPD de ülke çapındaki erimesini Berlin seçimlerinde de durduramadı. Tam 6 puan kaybetti ve yüzde 12.1'le 5. sıraya geriledi.
SPD için bu sonuçlar ciddi bir kırılma demek. Doğu Almanya ve Batı Almanya'nın birleşmesinin ardından, 1990 yılında yapılan ilk Berlin eyalet seçimlerinden bu yana SPD iktidarı hiç kaybetmedi. CDU bazı seçimlerde SPD'nin önünde bitirse de SPD hep koalisyon ortağı olmayı başardı. Ayrıca SPD, ilk iki sıradan hiç düşmedi. Muhtemelen bu seçimin ardından da kurulacak bir koalisyonun içinde yer alacak ama tarihinin en düşük oyunu aldı ve parti yapısının temelden değişmesi gerektiği de oldukça açık.
Berlin seçimlerinde Sol Parti ve AfD hariç oyunu artıran hiçbir parti yok. Diğer tüm partiler oylarında erimeyle karşı karşıya kaldı. Sol Parti'den ayrılarak 2024'te kendi partisini kuran Sahra Wagenknecht, ilk kez girdiği seçimlerde yüzde 4.7 oy aldı.
"Tarih yazdık arkadaşlar"
Seçim zaferinin ardından halka seslenen Elif Eralp, Berlin'i birlikte değiştireceklerini ve daha iyi bir yer haline getireceklerini ifade etti ve sözlerini Türkçe olarak, "Tarih yazdık arkadaşlar" seslenişiyle sonlandırdı.
12 Eylül 1980 darbesinin ardından Almanya'ya iltica eden bir Türk ailenin kızı olan Eralp, Berlin'in ilk Türk kökenli lideri olmaya çok yakın.
Peki seçim sonuçları Eralp'in liderliğini yaptığı Sol Parti'ye Berlin'de iktidarı getirecek mi?
Sol Parti her ne kadar sandıklardan kesin bir zaferle çıksa da, eyalet meclisinde çoğunluğu alabilmek için gerekli 80 sandalyeye uzak. İktidarın anahtarı koalisyon ve bu da siyasi müzakere demek.
Sol Parti'nin başbakan adayı Elif Eralp ve parti yönetimi için bu sonuç, yönetme konusunda açık bir yetki anlamına geliyor.
Berlin için ilk ihtimal; Sol Parti, Yeşiller ve SPD koalisyonu. Büyük sol koalisyonuyla üç parti parlamentoda 95 sandalyeye ulaşıyor ve rahatlıkla koalisyonu kuruyor.
CDU'nun adayı Stefan Evers ise henüz pes etmiş değil. Sol eğilimli bir ittifak lehine bir çoğunluk bulunsa da Evers, "akılcı koalisyon" olarak adlandırdığı CDU, Yeşiller ve SPD'den oluşan bir koalisyon için umutlu.
Muhalefetten Sol Parti'ye 'antisemitizm' suçlamaları
Umudunun kaynağı ise Yeşiller'in Sol Parti'nin Filistin yanlısı söylemleri nedeniyle Elif Eralp'le koalisyon soğuk yaklaşma olasılığı. Yeşiller ve CDU'dan birçok siyasetçi, şimdiden Eralp'e antisemitizm suçlaması yapmaya başladı bile.
Berlin'de gelecekte hangi koalisyonun iktidara geleceği artık öncelikle Yeşiller ve SPD'ye bağlı. AfD ile herhangi bir partinin koalisyon yapması söz konusu değil. CDU ve Sol Parti arasında bir koalisyon da Almanya siyasi dengeleri içinde mümkün olmayan bir seçenek. Geriye matematiksel olarak Yeşiller ve SPD'nin içinde bulunduğu bir koalisyon seçeneği kalıyor.
Her iki partinin de yeni hükümette yer alması kesinleşmiş durumda. Ancak hangi koşullar altında bir ittifak kurmaya istekliler? Bu konuda da ibre başlangıçta açıkça Sol Parti'den yanaydı. Yeşiller, seçim kampanyasının başından beri Sol Parti ve SPD ile bir koalisyon kurulmasını savunuyordu. Sol Parti'nin elde ettiği kesin zafer, bu tercihi daha da güçlendirdi.
Sol Parti ile ittifakı destekleyen argümanlar arasında, bu iki partinin politika konusunda Yeşiller ve CDU'ya kıyasla çok daha fazla ortak paydaya sahip olması yer alıyor.
SPD yetkilileri arasında da sol bir ittifaka yönelik kayda değer bir destek bulunuyor. Birçoğu, 2023 yılında CDU ile koalisyon kurma kararının zaten bir hata olduğunu düşünüyordu. SPD Sosyal İşler Senatörü Cansel Kızıltepe de Sol Parti ile bir koalisyon kurulmasını ve Sol Parti'den Elif Eralp'in Eyalet Başbakanı olmasını memnuniyetle karşılayabileceğini ifade etti.
Öte yandan, üst düzey bir parti yetkilisinin belirttiğine göre, parti içinde Sol Parti'nin beş yıl boyunca gerçekten güvenilir bir ortak olup olamayacağına dair endişeler de mevcut. SPD'ye göre Sol Parti'nin uzlaşmaya istekli olduğunu göstermesi gerekiyor.
Olası bir sol ittifak için kritik konulardan biri, büyük gayrimenkul şirketlerinin kamulaştırılması meselesi. SPD'nin başbakan adayı Krach, seçim kampanyası sırasında bu konunun kırmızı çizgileri olduğunu vurgulamıştı ve kamulaştırmayı hedefleyen bir koalisyonda yer almayacağını belirtmişti. Buna karşılık Sol Parti, temel seçim vaatlerinden biri olduğu için kamulaştırma referandumunun hayata geçirilmesi konusunda ısrarcı davranıyor.
Bir sosyal demokrat parti olan SPD'nin kamulaştırma karşıtı olması ve tarihinin en kötü oyunu alarak 5. sıraya gerilemesine rağmen koalisyon müzakerelerinde kendini Sol Parti'nin 'denetleyicisi' pozisyonuna konumlandırması; SPD'nin seçim sonuçlarını ve Almanya siyasetinde kırılan politik konumunu doğru bir şekilde, realist bir bakışla analiz etmediğini gösteriyor.
Berlin'in kira ve barınma sorununu çözmek, ve göçmenlerin siyasi ve toplumsal hayata daha fazla katılımını sağlamak vaatleriyle yola çıkan Elif Eralp'in önünde aşması gereken iki konu, antisemitizm suçlamaları ve kamulaştırma tartışmaları. Bu engellerin aşılması durumunda Almanya'nın başkentinin lideri, Elif Eralp olacak.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan merkez sol ve merkez sağ kolonlar ise hem Almanya'nın, hem de Avrupa'nın her yerinde hızla çöküşe devam ediyor.