Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, "Enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla, 2016 sonunda yüzde 6,6 ila yüzde 8,4 aralığında orta noktası yüzde 7,5, 2017 sonunda ise yüzde 4,3 ila yüzde 7,7 aralığında orta noktası yüzde 6 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz." dedi.

Çetinkaya, "Enflasyon Raporu 2016-III"ün tanıtımı amacıyla Marriott Otel'de düzenlenen toplantıda yaptığı sunumda, gelecek döneme yönelik enflasyon tahminlerinde bir önceki rapora göre değişiklik yapmadıklarını söyledi.

TCMB ENFLASYON TAHMİNLERİ: 2016'DA YÜZDE 7,5, 2017'DE YÜZDE 6, 2018'DE YÜZDE 5

Başkan Çetinkaya, "Enflasyonu düşürmeye odaklı ve kararlı bir politika duruşu altında, enflasyonu yüzde 5'lik hedefe kademeli olarak yakınsayacağı, 2016 yılında yüzde 7,5'e, 2017 yılında yüzde 6'ya geriledikten sonra 2018 yılında yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz. Bu çerçevede enflasyonun yüzde 70 olasılıkla, 2016 sonunda yüzde 6,6 ila yüzde 8,4 aralığında orta noktası yüzde 7,5, 2017 sonunda ise yüzde 4,3 ila yüzde 7,7 aralığında orta noktası yüzde 6 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz." diye konuştu.

Nisan Enflasyon Raporu'nun ardından Türk Lirasının dalgalı bir seyir izlediğini ve petrol fiyatlarının bir miktar yükseldiğini, ithalat fiyatlarının ise nisan tahminlerine oldukça yakın bir seyir izlediğini belirten Çetinkaya, gelecek dönemde TL cinsi ithalat fiyatlarının önceki rapor dönemine kıyasla daha yüksek olacağını öngördüklerini bildirdi. Yılın ikinci yarısında iç talepteki ılımlı seyre bağlı olarak bu gelişmenin enflasyon üzerindeki etkisinin sınırlı kalacağına dikkati çeken Çetinkaya, şunları kaydetti:

"Yakın dönemde işlenmemiş gıda fiyatlarında gözlenen yukarı yönlü hareketlenme ve tütün fiyatlarındaki ayarlamalar, temmuz ayında enflasyonun belirgin bir şekilde yükselmesine neden olacaktır. İlerleyen dönemde gıda fiyatlarında aşağı yönlü bir düzeltme yaşanacağını öngörüyoruz. Ayrıca kısa vadeli çekirdek enflasyonda bir önceki rapor dönemine kıyasla yıl genelinde daha ılımlı bir seyir bekliyoruz. Tütün fiyatlarındaki artışın 2016 sonu enflasyon tahminini önceki rapora kıyasla yükseltici etkide bulunacağını, ancak temel enflasyon eğiliminde gözlenen iyileşme ve iktisadi faaliyetteki gelişmelerin bu artışı telafi edeceğini tahmin ediyoruz. 2016 ve 2017 sonu tüketici enflasyon tahminlerini de değiştirmemiş bulunuyoruz."

"İSTİKTRARI KORUMAK İÇİN TÜM ÖNLEMLERİ ALACAĞIZ"

Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olarak piyasa derinliğini ve piyasadaki fiyat oluşumlarını yakından takip ederek, gerekli görülmesi halinde, finansal istikrarı korumaya yönelik ihtiyaç duyulacak tüm önlemleri alacağız." dedi.

Çetinkaya, yılın üçüncü enflasyon raporunun tanıtımı amacıyla düzenlenen toplantıda yaptığı sunumuna, "Milletimizin iradesine yönelik hain saldırıda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine, milletimize başsağlığı, yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum. Ülkemizin kalkınma yolunda güçlü çabasına hiçbir hain girişimin asla zarar vermeyeceğine inancımız tamdır. Merkez Bankası olarak ülkemizin refahı için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğimizi bu vesileyle tekrar ifade etmek isterim" sözleriyle başladı.

"BREXIT DAHA ÇOK GELİŞMİŞ ÜLKELERE TESİR EDECEK"

Para politikası kararlarına temel oluşturan iktisadi görünüm ile makroekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çetinkaya, yılın ikinci çeyreğinde gelişmiş ülkelerin para politikalarına ilişkin beklentilerdeki değişimler ve İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden çıkmasıyla sonuçlanan referandumun küresel piyasalarda oynaklığa neden olduğunu söyledi.

Çetinkaya, Brexit referandumunun büyüme ve ticaret görünümü üzerindeki etkisinin daha ziyade gelişmiş ülkelere tesir edeceği beklentisi ve petrol fiyatlarındaki toparlanma nedeniyle petrol ihraç eden gelişmekte olan ülkelere ilişkin algılamalardaki kısmi düzelmenin gelişmekte olan ülkelere dair finansal koşullara destek sağladığını belirtti.

Yılın ikinci çeyreğinde küresel belirsizliklerin Türkiye ekonomisi üzerinde etkileri görüldüğüne işaret eden Çetinkaya, şöyle konuştu:

"Türkiye’ye ilişkin makroekonomik göstergelerin olumlu seyri, Ağustos 2015’te açıkladığımız yol haritası çerçevesinde uygulamaya koyduğumuz yeni önlemler ve para politikasında sadeleşme süreci Türkiye’ye ilişkin belirsizlikleri ve risk algılamalarını sınırladı. İkinci çeyrekte tüketici enflasyonu Nisan Enflasyon Raporu’ndaki öngörülerimizle uyumlu gerçekleşti, çekirdek enflasyon eğilimi de hizmet fiyatları kaynaklı olarak iyileşmeye devam etti. Söz konusu dönemde, yine Nisan Enflasyon Raporu’ndaki öngörülerimiz ile uyumlu olarak, cari işlemler açığındaki azalış sürdü, iktisadi faaliyet ılımlı ve istikrarlı büyüme eğilimini korudu. Bu dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olarak enflasyon görünümüne karşı sıkı, döviz likiditesinde dengeleyici ve finansal istikrarı destekleyici politika duruşumuzu ve para politikası çerçevesinde sadeleşme adımlarını devam ettirdik. Söz konusu politikaların etkisiyle ikinci çeyrekte risk primleri ve piyasa faizleri düşüş eğiliminde oldu, enflasyon beklentileri geriledi ve Türk Lirası reel olarak değer kazandı."

Temmuz ayı ortasında piyasalarda yurt içi gelişmeler kaynaklı dalgalanmaların risk primlerinin tekrar artmasına ve piyasa oynaklığına yol açtığına işaret eden Çetinkaya, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Söz konusu gelişmeler karşısında, piyasaların etkin işleyişinin sürmesini temin etmek amacıyla 17 Temmuz'da yeni önlemler duyurduk. Söz konusu önlemler, finansal sistemin ihtiyaç duyduğu likiditeye etkin bir şekilde ulaşmasına destek sağladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olarak piyasa derinliğini ve piyasadaki fiyat oluşumlarını yakından takip ederek, gerekli görülmesi halinde, finansal istikrarı korumaya yönelik ihtiyaç duyulacak tüm önlemleri alacağız. Küresel risk iştahının olumlu seyri ve alınan tedbirler sayesinde yurt içi belirsizliklerin etkisinin geçici ve sınırlı olacağını değerlendiriyoruz. Ayrıca tasarlanan yapısal reformların uygulamaya geçirilmesinin büyüme potansiyelini önemli ölçüde artırarak Türkiye ekonomisine ilişkin algılamaları olumlu yönde destekleyeceğini hatırlatmak isterim."

"SIKI DURUŞUMUZU SÜRDÜRDÜK"

Çetinkaya, 2016 yılı ikinci çeyreğinde, enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurları dikkate alarak, likidite politikasındaki sıkı duruşu sürdürdüklerini ifade etti.

Küresel oynaklıkların azalması, çekirdek enflasyon göstergelerindeki olumlu gidişat ve yol haritasında belirtilen politika araçlarının etkili şekilde kullanılmasının para politikasındaki sadeleşme sürecine devam edilmesini sağladığını dile getiren Çetinkaya, şunları kaydetti:

"Ayrıca 17 Temmuz tarihinde aldığımız likidite tedbirleri piyasalarda yaşanan yurt içi gelişmeler kaynaklı oynaklığı sınırladı. Bu doğrultuda, marjinal fonlama faizini mayıs ve haziran aylarındaki 50’şer baz puanlık indirimin ardından temmuz ayında da 25 baz puan düşürerek yüzde 8,75 seviyesine indirdik. Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı ve gecelik borç alma faizini ise sırasıyla yüzde 7,5 ve yüzde 7,25 oranlarında sabit tuttuk.

Merkez Bankası fonlaması bu dönemde ağırlıklı olarak bir hafta vadeli repo ihaleleriyle yapılmaya devam ederken, marjinal fonlamanın payı seviyesini korudu. Ağırlıklı ortalama fonlama faizi temmuz ayı itibarıyla yaklaşık yüzde 8,2 seviyesine geriledi. Bankalararası gecelik repo faizleri de koridorun üst bandında gerçekleştirilen indirimlerle uyumlu olarak düşüş gösterdi. Önümüzdeki dönemde para politikası duruşumuzun enflasyon görünümüne bağlı olmaya devam edeceğinin altını çizmek istiyorum."