Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi Enerji Akaryakıt

        Enerji Bakanı Taner Yıldız, Kerkük-Ceyhan ham petrol boru hattına 12 gün sonra petrol akışının sağlandığını duyurdu. Merkezi hükümete ait petrolden 450 bin varilleri aralıklarla akış yapıldığını açıkladı.

        Yıldız, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB)'nin düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin "Kuzey Irak Petrolleri'nin Türkiye üzerinden aktarılması ile ilgili bir gelişme var mı? Taraflarla görüşmeniz oldu mu?" sorusunu "Neçirvan Barzani ile görüşmemiz oldu. Erbil ve Bağdat arasında görüşmeler oluyor. Onların bir varlığı paylaşacak noktaya gelmesi gerekiyor. Yokluğu paylaşmanın tarfalara bir şey getirmediğini görüyoruz. Varı paylaşmak gerekiyor." diye cevapladı.

        Şu anda Kerkük Ham Petrol Boru Hattı'ndan zaman akmaya başladığını gördüklerini ifade eden Bakan Yıldız, "Bunlar içinde Irak tarafındaki teknik arızalardan kaynaklanan sebeplerle beraber. Bu akış 10-12 günden beri devam etmiyordu. Şu anda bu akışa da başlanmış oldu. Bizim amacımız Irak'ın normalleşmesini sağlayacak petrol üretiminin ve üretilen petrolün iletilmesinin Türkiye üzerinden sağlanacak olmasıdır."diye konuştu.

        1.5 MİLYON VARİL KAPASİTE

        Bağdat ve Erbil'den yapılan açıklamaların birbirini daha iyi anlayan bir yapı içerisinde kurduğunu gördüklerini anlatan Yıldız, kesilen petrolün 450 bin varilleri geçen petrol akışı aralıklarla devam ettiğini bildirdi. Yıldız, akışın rutin olarak 300-350 bini yakalaması gerektiğini aktararak, şöyle devam etti: "Boru hattının toplam kapasitesi. 1,5 milyon varil. Bunu her zaman söylüyoruz. Yaptığımız anlaşma, ham petrol boru hattından 3 yıl içinde petrol geçmese dahi taşıma ücretinin alınacağıdır. Madem ki taşıma ücreti alınacak o zaman Irak bu petrolü geçirerek ücreti ödemesi lazım. Ben Türkiye adına değil, Irak adına söylüyorum."

        Yıldız, dünya piyasalarındaki genel petrol fiyatlarıyla brent petrol fiyatları arasındaki makasın daraldığını belirterek, "Şahsen görüşüm şudur, Türkiye'deki ham petrol fiyatlarının bundan çok fazla etkilenmeyeceği" değerlendirmesinde bulundu.

        FİYATLARDA SON DURUM NE?

        ABD'de soğuk hava koşullarının petrol fiyatlarına (brent petrol) etkisinin Türkiye'ye yansıması konusundaki soru üzerine Yıldız, Teksas'taki brent petrolle alakalı hareketlenme görüldüğünü belirterek, "Dünya piyasalarındaki genel petrol fiyatlarıyla brent petrol fiyatları arasındaki makasın daraldığını görüyoruz. ABD'deki soğuk hava koşulları, özellikle firma bazındaki fiyatları önemli ölçüde hareketlendirdi. Şahsen görüşüm şudur, Türkiye'deki ham petrol fiyatlarının bundan çok fazla etkilenmeyeceği. Çünkü dünyadaki 90 milyon varillik günlük tüketimin çok fazla değişmediği, arz noktalarıyla alakalı üretim merkezlerinin de bundan çok etkilenmediğini görüyoruz" dedi. Ham petrolün varil fiyatının şu anda 108-109 dolar civarında olduğunu kaydeden Yıldız, şöyle konuştu: "Parite belki ham petrolün kendisi kadar bizi ilgilendiriyor. Bundan iki hafta önce, Türkiye'de siyasi istikrarı tehdit eden yapının geldiği noktada 2.28'ler 2.30'lar civarında dolar paritesi görmüştük. Şu anda 2.18'ler civarında. Türkiye'deki siyasi istikrarın kalıcı olduğuna ve daha da artacağına inanıyorum. Uluslararası sermayenin Türkiye karşısında duruşunun da 17 Aralık öncesinde bulunduğuna inanıyorum. Bazı etkilenmeler oldu ama bunları Türkiye rahatlıkla atlatabilecek durumda. Biz enerji sektöründeki bütün yatırımcılarımıza bunu özellikle tavsiye ediyoruz. Ham petrol fiyatları ve dolar paritesiyle alakalı rakamlar daha da uygun noktalara gelecek, diye umuyorum. Doların 2.10'lar veya onun biraz altındaki rakamı yakalamasıyla enerji sektörü üzerindeki maliyetlerin daha da hafifleyeceğine inanıyorum."

        KIBRIS KONUSU...

        Kıbrıs Rum kesimi lideri Nikos Anastasiadis'ın Kıbrıs'taki petrol ve doğal gazın pazarlanmasının Türkiye üzerinden çok daha ekonomik olacağı açıklamasının hatırlatılması üzerine Yıldız, şunları kaydetti: "Rum yönetimi ve KKTC olumlu modda görüşmelerini sürdürüyor. Bunun birden fazla argümanı var. Biz, enerji sektörü açısından baktığımızda bu gelişmeleri olumlu buluyoruz. En fizibıl yol, Türkiye üzerinden geçen doğal gaz boru hattı yoludur. Türkiye bunun farkındadır. Türkiye, coğrafyasından kaynaklanan avantajları hiçbir zaman istismar etmez. Ama bu yalnızca enerji sektörünün alacağı bir karar değil. Siyasi fizibilite oluştukça ekonomik fizibiliteler kıymete şayandır. O yüzden biz teknik çalışmaları yaptıktan sonra Sayın Başbakanımıza hükümetimizin başkanı olarak sunarız ve siyasi gelişmelerle harmanladığı kararını kamuoyuyla paylaşacaktır."

        Doğalgaz fiyatları konusunda Türkiye ile İran arasındaki tahkim sürecine ilişkin Yıldız, görüşmelerin yeni başladığını belirterek, tahkim heyetinin objektifliğine, tarafsızlığına inandıklarını ve güvendiklerini söyledi. Haklı olduklarına inandıkları için söz konusu davayı açtıklarını bildiren Yıldız, "İranlı kardeşlerimizle ticaretimiz devam eder. Doğal gaz kapasitemiz yeri geldiğinde artar ama para işini de kendi aramızda çözemiyorsak tahkim aracılığıyla çözeriz" dedi. Yıldız, Bakanlık himayesinde EÜAŞ öncülüğünde TÜBİTAK ile yürütülen MİLRES projesinde rüzgar türbinlerinin imalatı konusunda son noktaya gelindiğini de belirterek, Türkiye'deki mühendisliğin rahatlıkla türbin üretecek seviyede olduğunu, proje için toplamda harcanacak bedelin 52 milyon lira olacağını anlattı.

        'BU ALGI DEĞİŞMELİ'

        Her yıl ölen kuşların yalnız onbinde birinin ölümünün doğrudan rüzgar santrallerinden kaynaklandığına ilişkin tespitler bulunduğunu dile getiren Yıldız, rüzgar santrallerine ilişkin var olan yanlış algının değiştirilmesi gerektiğini belirtti.

        Yenilebilir enerji kaynaklarından karşılanamayan enerjinin ülke ekonomisi için ağır yük olduğunu vurgulayan Yıldız, şunları kaydetti: "Türkiye, son 11 yıl içerisinde enerji politikalarını yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları üzerine kurdu ve bunların çevreyle birlikte yapılmasını ön plana aldı. 11 yıl önce rüzgar enerjisi kullanımı hemen hemen yok denecek kadardı ve 11 yılda 7,5 milyar liralık yatırımla 3 bin megavatlar civarında bir rakam yakalandı.

        Rüzgar santrallerinin kurulu güçteki payı yüzde 4,5, üretimdeki payı yüzde 3,5'e yaklaştı. Yalnızca 7,5 milyar kilovatsaat geçtiğimiz yıl rüzgar santrallerinden elde ettiğimiz enerji, Antalya'nın 1 yılda tükettiği enerjiye denk geliyor. Rüzgar santrallerinden 11 yılda yaklaşık 24 milyar kilovatsaat elektrik ürettik. Bu enerjinin yarısı son 2 yılda üretildi. Bu sayede yaklaşık 2,5 milyar dolarlık doğal gaz ithalatını önledik. Bu doğal gaz konut abonelerimizin 1 yıllık ihtiyacının yarısına karşılık geliyor. Yaklaşık 4 milyon kombi ve doğal gaz abonesine karşılık geliyor. Ülkemizin ovalarının 5 yıl sulamasında kullanılan elektriğe denk geliyor."

        'YOL HARİTASINI KONUŞTUK'

        Bakan Yıldız, ayrıca rüzgar santrallerinden elde edilen elektriğin, konut abonelerinin yarısından fazlasının 1 yıllık elektrik ihtiyacını karşıladığına dikkati çekti. Rüzgar sanayinin gelişmesine yönelik desteklere ilişkin bilgiler veren Yıldız, bu çabalarla kanat üreticisi sayısının 2'ye, kule üreticisi sayısının da 6'ya çıktığını, tüm bu gelişmelerin cari açığa da olumlu yansıyacağını bildirdi. İlgili kurumlar arasında koordinasyonun sağlanması ve problemlerin çözülmesine tüm tarafların katkı koyması gerektiğini dile getiren Yıldız, "Orman ve Su İşleri Bakanımız Veysel Eroğlu ile de görüştüm. Gelibolu Yarımadası gibi bazı yerlerde bir takım şerhleri var. Onlarla alakalı orman arazilerine karşılık gelebilecek bir kısım yerlerde şerhleri var. Bunlarla alakalı da mutlaka çözümleri üretmemiz lazım. Kendisiyle bunun yol haritasını da konuştuk inşallah bunu sağlamış olacağız" diye konuştu.

        TBMM Enerji Komisyonu Başkanı Halil Mazıcı da kaynak çeşitliliğinin, yerli kaynak kullanımının ve enerji verimliliğinin artırılmasının Türkiye'nin büyüyen enerji ihtiyacının karşılanması açısından önemli olduğunu söyledi. Türkiye'nin ciddi bir rüzgar potansiyeli bulunduğuna işaret eden Mazıcı, rüzgar enerjisine yatırım yapılırken, rüzgar sanayinin gelişmesinin de Türkiye'yi önemli bir enerji merkezi haline getireceğini belirtti.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ