Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Enerji Bakanı Taner Yıldız, Türkiye'nin Irak petrolünün satışına ilişkin yapıcı tutumunun süreceğini söyledi. Boğaziçi Enerji Kulübü'nde konuşan Yıldız, "Türkiye, sattığı bütün ham petrolün, Türkiye üzerinden geçen bütün ham petrolün Irak'ın neresinden geliyor olursa olsun Irak'ın tamamıyla paylaşılmasıyla alakalı hassasiyetini kaybetmeyecek" dedi.



Dünya genelinde yaşanan siyasi istikrarsızlık ve gerginliği enerji politikalarını etkilememesi gerektiğini belirten Yıldız, jeopolitik ve enerji yatırımlarının iç içe geçtiğini söyledi. Yıldız, "Türkiye, bölge ve dünyadaki bir kısım ülkeler daha önce hiçbir zaman olmadığı kadar jeopolitik durumlarının, jeostratejik durumlarının, enerjiyle iç içe olduğu bir dönemdeyiz. Tabi bunun avantajları var, dezavantajları var. Enerji sektörü barışın bir gerekçesi olarak dünyada başlık olarak yer almak durumunda. Ama bir savaşın, gerginliğin gerekçesi olarak bulunuyor olması bize daha farklı bir gerekçe ihtiyacını, daha farklı bir yönetim ihtiyacını zorunlu kılıyor" dedi.

Enerji sektörünün dünyada yaşanan siyasi kaynakların dışında kalamadığını ama siyasetin önünü açan bir yapıya bürünmesi gerektiğini dile getiren Yıldız, "Siyasetle, uluslararası ilişkilerden arındırılamayacak kadar büyük olan enerji projelerini artık bütün ülkeler dış işleriyle beraber değerlendirmek zorundalar. Özellikle Türkiye, coğrafyasından kaynaklanan avantajları, yine AB üyesi ülkelerin enerjideki arz güvenliğiyle alakalı başlıklarına yoğunlaştırmaktadır" dedi.

'TÜRKİYE HASSASİYETİNİ KAYBETMEYECEK'
Yıldız, büyüyen Türkiye'nin enerji sektörünün, siyasetin ve uluslararası ilişkilerin önünü açan bir yapıda gelişimi için çaba gösterdiklerini dile getirerek, dünyadaki kaotik iklime rağmen barışın tarafında yer almaya devam edeceklerini kaydetti. Türkiye'nin Irak petrolünün satışı konusunda pozitif yaklaşımının birçok yerden eleştiri aldığını anımsatan Yıldız, Irak'la ilgili yapıcı tutumlarında bir değişim yaşanmadığını söyledi.

'IRAK'IN KENDİ MALI'
Taner Yıldız, şunları kaydetti: "Türkiye oraya bir sistem getirmek istedi. Bu Irak'ta kurulamayan bir sistemdi. Irak'ın petrolünü hangi oranla paylaşacağına Irak halkı kendi anayasasıyla karar verdi. Onların hassasiyetlerine ve rakamlarına dikkat ederek biz bu sistemi kurduğumuza inanıyoruz. Bakın 2 yıl önce bu sistemle yapılan tartışmalardaki noktayla şu anda içinde bulunduğumuz gerçekler arasında çok büyük karşılaştırma yapmamız gerekiyor. Biz Bağdat'ın hakkının verilmesi lazım geldiğini söylemiştik.

Çünkü bu Irak'ın petrolü, kendi malı. Burada kendilerinin verdiği oranların yine kendilerinin verdiği tarzda düzenlenmesi söz konusuydu. Ama bu sistem kurulamamıştı. Sistem boşluk kabul etmiyor! Eğer siz bu sistemi kuramazsanız istemediğiniz tarzda kurulmaya çalışılıyor. Türkiye, sattığı bütün ham petrolün, Türkiye üzerinden geçen bütün ham petrolün Irak'ın neresinden geliyor olursa olsun Irak'ın tamamıyla paylaşılmasıyla alakalı hassasiyetini kaybetmeyecektir. Bu uluslararası hukuka riayet eden ve bunu son derece önemseyen hukuk devleti Türkiye için son derece elzemdir."

IRAK'IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ...
Türkiye'nin Irak'taki normalleşme sürecine katkı sunmaya çalıştığını yineleyen Yıldız, bu çabaların yaşanan son gelişmeler ışığında daha belirgin bir şekilde görüldüğünü söyledi.

Yıldız, "Geldiğimiz noktada görüyoruz ki Irak bir şeyler yapıldığında değil, tam tersi bir şeyler yapılmadığında bölünme riski taşıyan bir ülke haline gelmiştir. Biz bunu yaklaşık 3 yıl kadar önce söyledik. Irak'ın toprak bütünlüğü, Irak'ın siyasi sınırlarının bütünlüğü bütün ülkeler kadar önemli olduğundan belki daha fazla Türkiye için önemlidir. Türkiye buna yalnızca nezaket göstermekte aynı zamanda büyük bir hassasiyet göstermektedir. O yüzden Irak'ta hangi gerekçeyle olursa olsun ister etnik, ister mezhepsel isterse teknik isterse enerji sektörüyle alakalı ayrılık noktasını oluşturabilen hangi gerekçe olursa olsun bunu makul görmediğimizi bir kez daha vurgulamak isterim" ifadelerini kullandı.

EK TALEP GELDİ
"Türkiye'nin Kuzey Irak'a şu anda (günlük) 9 bin ton yakıt sevkiyatı var, ek olarak 4 bin ton daha talep edildi" diyen Yıldız, "Biz bunu karşılayabilir miyiz? Tabii ki karşılarız... Hepsinin aynı anda Habur Sınır Kapısı'ndan geçmesi mümkün olabilir mi? Buranın lojistiğini mutlaka artırmamız lazım" dedi. Yıldız, Ceyhan'da depolarda halen 2.3 milyon varillik Kuzey Irak petrolünün bulunduğunu belirterek, hattan 120,000 varillik akışın devam ettiğini bildirdi.

3,5 MİLYON DOLAR GELECEK
Kuzey Irak'ın petrol satışından gelen 93-94 milyon doların Halkbank hesaplarına yattığını, aynı satış nedeniyle 3,5 milyon doların daha geleceğini kaydeden Yıldız, bundan sonraki satışlardan sağlanan gelirin yine Halkbank'a yatmasının beklendiğini bildirdi. Yıldız, satılan petrolün Irak'a ait olduğunu, Irak'ın neresinden üretim yapılırsa yapılsın bunu piyasalara ileteceklerini, bunlara dair dekontları da merkezi yönetime bildirdiklerini söyledi. Yıldız bir soru üzerine, BOTAŞ'a ait doğalgaz kontratlarını süreleri bittikçe özel sektöre devredeceklerini de belirtti.

İKİLİ GÖRÜŞMELER...

Boğaziçi Enerji Kulübü'nün "Oyun değiştiriciler: Enerji, Yatırım ve Jeopolitik" toplantısı Bakan Yıldız'ın konuşması ve soruları yanıtlamasının ardından basına kapalı olarak devam etti. Bakan Yıldız, toplantı çerçevesinde ABD Enerji Bakan Yardımcısı Daniel Poneman, Yemen Başbakan Yardımcısı ve Elektrik Bakanı Abdullah Mohsen El Akwa ve Kosova Cumhuriyeti Ekonomik Kalkınma Bakanı Fadıl Ismajli ile ikili görüşmeler yaptı. Toplantıya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Özkan Yorgancıoğlu, ABD Enerji Bakan Yardımcısı Daniel Poneman ve çok sayıda enerji paydaşı katıldı. Aktarılan bilgilere göre, toplantının basına kapalı kısmında Rusya-Ukrayna krizi, Suriye ve Irak'taki gelişmeler, bu gelişmelerin enerji politikaları için getirdiği risk, tehdit ve fırsatlar tartışıldı.