Fenerbahçe'nin kaptanı Emre Belözoğlu, DMAX'te katıldığı bir programda samimi açıklamalarda bulundu. İşte Emre'nin sorulara verdiği yanıtlar:

- "Sahada hırçın ama günlük hayatında beyefendi” ifadesinden sıkılmadın mı?

“Kendini ifade etmek, ifade etmek zorunda kalmak gerçekten çok zor bir duygu. O kadar sakin bir insan değilim dışarıda da. Birçok olay karşısında sakin kalmayı ben de istiyorum. Biraz da bu yaşla gelişen bir durum oluyor. Ama saha içinde eleştirilebilir bir profil olduğumu, kaybetmeye tahammülüm olmadığını ve bazen bu anlamda hatalar yaptığım gerçeğini kabul ederek dışarıda olabildiğince sade bir hayat sürüyorum. ‘Saha içinde böyle ama dışarıda tanısanız seversiniz’ doğru bir yaklaşım mı bilmiyorum ama dışarıda sakin, mülayim bir insan da diyemem kendim için.”

- Ligde kurgu söylentileri çıktığında futbolcular ne hissediyor? Buna inanıyor musunuz?

"Ben çok iyi bir planı ve çok iyi bir oyuncu grubu olan takımın önüne geçecek bir güç olduğuna inanmıyorum. Ne yazık ki Türkiye’de bu kurgu tarzı söylemler prim yapıyor ve insanlar buna inanıyor."

- Ne olacak bu hırçınlık hali?

“Bir değişim yaşadığımı düşünüyorum, özellikle sahanın içinde. Sahanın dışında hâlâ aynıyım. Bu değişim yaşanmışlıklarla da olabiliyor. Artık belli yorgunluklar oluyor, bunlarla uğraşmak da istemiyorsun. Tamamen performansıma konsantre olmak istediğim için. Ama tabii ki ortada bir geçmiş, yaşanmışlıklar varsa, bu ne yazık ki önünüze her zaman getirilecektir. Bir 10 maçlık periyotta her şey çok iyi giderken ufacık bir hatada bile tekrar her şeyi önünüze getirebiliyorlar. Böyle bir sabıka kaydım olduğunu düşünüyorum. Haklı eleştirirler de oldu. Bedelini çok ağır ödediğim şeyler de oldu. ‘Bunun karşılığı bu muydu?’ dediğim çok zaman oldu.”

- Kayserispor maçında Abdennour'a söylediği küfürlü sözlerle ilgili...

“Böyle bir diyaloga girdiği için üzgünüm. Bunlarla gündeme gelmek istemiyorum. Artık ben de belli bir yorgunluğa ulaştım. O pozisyonda, rakibimin yanına ayağına bastığım için özür dilemek amacıyla gittim. İki kere kendisinden özür diledim. Ama o bana bir cevap verdi. Ben de ona bir karşılık verdim. Ben de bazen bana verilen tepkilere ‘eyvallah’ diyebilmeyi isteyen bir insanım. Sokakta yürürken başıma gelse devam edeceğim olaylar, saha içindeki adrenalin ve kazanma hırsının etkisiyle sizi bir kirpi haline getiriyor. Pazar günü yaptığımı da insanlar hata olarak görüyorsa özür dilemekten hiçbir zaman geri durmam. Özellikle izleyen insanlar, futbola değer veren, ona bir şeyler katmak isteyen insanlar varsa, onlara böyle bir görüntü vermek istemezdim. Bu olaylar ülkemizde biraz spekülasyon konusu oluyor ve konuşulması gerekenden daha çok konuşuluyor. Belli profillerden bir tanesi de benim. Bununla gündeme gelmek, ne olursa olsun bir şekilde gündeme gelmek gibi bir amacım yok. Bu şekilde gündeme gelmek de üzüyor beni. Ama orada pozisyon sonrası özür dilemek için gittiğimi, iki kere de özür dilediğimi söylemek isterim."

- Hakem performansları?

"Ben 23 senedir futbol oynuyorum. Hakemlerle diyaloglarım kötü değildir. Birçok hakemle sosyal hayatımda bayramlaşırım, mesajlaşırım, hal hatır sorarım. Beşeri ilişkilerimin olduğu hakem arkadaşlarım da var. Ama bu sene hakemlerimizin oyunculara karşı bir mesafesi var. Tavırları çok sert. Nedenini bilmiyorum. Böyle devam ederse lig kızıştığında farklı reaksiyonlar olabilir.”

- Bu sezon hakemleri nasıl değerlendiriyorsun?

“Hakemler bu sene oyunculara karşı çok mesafeliler. Bunun VAR’la ilgisi de olabilir. Çok sert tavır gösteriyorlar. Bu onları sahanın içinde oyunculardan koparıyor. Bence sahada en baş rolü oynayan hakemin kopmaması, iletişimi sıcak tutması gerekiyor. Bu sene hakemlerde nedenini anlamadığım şekilde bütün oyunculara karşı çok sert bir duruş var. Bireysel algılamıyorum bunu. Bu böyle devam ederse, lig biraz daha kızışmaya başladığında farklı reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Hakemler bazen vermiş oldukları kararlarla ‘Bunu nasıl verirsin?’ dedirtebiliyor. Mesela pazar günü bir pozisyonda Ozan Tufan’a ön yay üzerinde bir faul yapıldı. Hakem bize atışı beş metre geriden yaptırdı. Ben de dedim ki ‘Bu adam Superman değil. Uçamaz beş metre.’ Yani bu kararı verirken bir gerekçesi olmalı bunun. Bunları konuşuyoruz saha içinde ama ben kariyerimde çıldırtılabilir bir hakem performansına çok denk gelmedim.”

“Türkiye’de Hagi, dünyada Messi…”

"Hagi, mükemmel bir yetenek ve aynı zamanda kaybetmeyi sevmeyen bir oyuncu. Onu anlatmak istesek belki bir programa daha ihtiyacımız olabilir. Benim Türkiye’de gördüğüm gelmiş geçmiş en büyük oyuncuydu o. Çok büyük oyuncularla hem yan yana hem karşılıklı oynadım. Brezilyalı Ronaldo benim gördüğüm en saf yetenekti. Ta ki Messi'yi görene kadar... Messi anne sütü gibi eşsiz bir şey. O çok başka bir oyuncu.Dünyanın gelmiş geçmiş en büyüğü."

“Finali şampiyonlukla yapmak istiyorum”

"Futbolu bırakma konusunda kararımı henüz vermedim. Zaten böyle bir kararı insanın kendisi vermeli, başkalarına bırakmamalı. Bu sezon omuz omuza şampiyonluğa yürümek, muhteşem taraftarımıza bunu yaşatmak istiyoruz. Benim adıma da öyle bir final olmasını istiyorum."

 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri

1881 -
1938