Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Galatasaray Başkan Adayı Burak Elmas, Habertürk TV'de seçim çalışmalarını ve projelerini anlattı. Meltem Acet'in moderatörlüğünde Haberturk.com Genel Yayın Yönetmeni Yavuz Barlas ve Habertürk TV Spor Müdürü Emin Çağlar'ın sorularını yanıtlayan Burak Elmas'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"TECRÜBELİ İSİMLERLE KONUŞUP ÇÖZÜM ARADIK"

23 yaşında Galatasaray'da yöneticilik yapma şansı buldum. Altyapı sorumlusu oldum, daha sonra futbol şube sorumlusu oldum. Çok genç yaştan beri camianın içinde yaşıyorum. Son dönemde Galatasaray'ı Galatasaray yapan ilkelerden uzaklaşılması, Galatasaray'ın finansal açıdan geleceğinden dolayı çok büyük rahatsızlıklar duyuyorum. Sadece benim değil, camianın ortak rahatsızlığı. Bir çözüm yaratmaya çalıştık, bu kesinlikle adaylık yürüyüşü değildi. Çözümler bulmaya çalıştık. Süreçte gördük ki bulunan çözümlerin Galatasaray'ı buradan çıkarması mümkün değil. 2020 yazında ben ve arkadaşlarım; camianın geçmişinde başkanlık yapmış isimlerle, başkan adaylığı için ismi geçenlerle görüşme yaptık. Hepsine şunu söyledik; Galatasaray'ın problemleri konusunda hemfikir olalım, beraber buradan çıkaralım. Aydınlık bir gelecekte yaşamaya devam edelim. Hedefimiz buydu. Geçmişteki alışkanlıklarla son anda ortaya çıkan yönetim adayları, Galatasaray'ı bu sorunlardan kurtaramaz. Hazırlanmak lazım. Yaptığımız görüşmelerde büyüklerimize böyle bir mücadelede olup olmayacağını, tavsiyeleri olup olmadığını sorduk. Aday olmayacaklarını söylediler. Ben de arkadaşlarıma biz yola çıkıyoruz dedim. Eylül 2020'de yola çıktık.

"80 KİŞİDEN FAZLA BİR EKİBİMİZ VAR"

Bilinen isimler dışında Galatasaray'ın çok büyük insan kaynağı var. Çoğuna kulüpte hizmet şansı verilmiyor. Ben bu insanlara ulaşıp daha önce birçok problemi çözmüş insanları buldum. Bu insanların hepsi Galatasaray'ı değerleri için seviyor, bu durumdan da çok rahatsızlar. Böyle bir mücadelede isimlerini koymaktan imtina etmiyorlar. Bu beni çok ümitlendirdi. Çok geniş bir ekip kurduk. 80 kişiden fazla bir ekibimiz var. Sorunlara göre bir ekip oluşturduk. Ekim ayından beri çalışıyoruz. Haftada 2-3 toplantı yapıyoruz. Görev bize verilirse nasıl çalışacağımızı da gördük. Bütün insanlarla bire bir konuştum. 'Galatasaray'ın en zor döneminde aday oluyoruz, asla popüler olmayacağız ve büyük bir mücadeleye giriyoruz' dedim.

"100 GÜNLÜK PLAN OLUŞTURDUK"

Galatasaray bir spor kulübü. Birçok branşı Türkiye'ye getiren kulübüz. Galatasaray'ın bir problemi önceliklendirecek çözme imkanı yok. Bütün problemleri önceliklendirerek çözebiliriz. 20-25 tane kronik sorun var. Bu yüzden bu kadar geniş bir ekip kurduk. Herkes kendi alanındaki çözümlerle ilgilenebilsin diye. Yönetim problemini çözmeden finansal problemleri çözemezsiniz. Önce problemleri doğru tespit etmek lazım. 100 günlük bir plan oluşturduk. Harita oluşturduk. 1. günden itibaren düğmeye basacak şekilde hazırız.

Pandemi problemleri yaratmadı, geçmiş problemlerin daha hızlı şekilde ortaya çıkmasına neden oldu. Hızlı çözümü gerektirdi. Çözmek zorunda olduğumuz problemler var. Giderleri doğru yönetmek, uzun vadeli kararlar almak... Pandemi 6-7 ay, 1 sene sonra ortadan kalkacak. Bunların birçoğunu halletmiş olarak devam etmemiz lazım.

BANKALAR BİRLİĞİ ANLAŞMASI

Bankalar Birliği anlaşmasının detaylarını maalesef bilmiyoruz. Genel kurula getirilmedi. Üyelerin fikri alınmadan imzalandı. 9,5 senelik bir anlaşma. Hiçbir detayı tam olarak camiaya anlatılmadı. Kulübümüz bir daha finansal olarak borçlanamayacak. Yönetimler bankaların onaylarını almak zorunda.

Sportif A.Ş.'nin bankalara olan borcu var, son dönemde özellikle kulüp ve A.Ş. arasında borçlanma var ve faiz var tabii. 3 milyar civarında borç var. 2.5 milyonu Sportif A.Ş. tarafında. Bildiğimiz kadarıyla kulüp ve Sportif A.Ş. arasındaki borç durumu hala çözülebilmiş değil. Borçlanma yasağı geliyor ama ödenmesi gereken bir borç var. Ciro-borç oranında diğer kulüplere göre avantajlıyız. Yapılan satışlar nedeniyle. Fakat ödeme şartlarımız aynı. Borcu daha az olan Galatasaray, borcu çok olan kulüplere göre dezavantajlı. Galatasaray belki de 7 senede ödeyecek, diğer kulüpler 9 senede öderken. Bunun için konuşacağız. Çok önemli bir 1,5 sene var. Ödemesiz dönem, sonraki dönem için hazırlık dönemi. Galatasaray için o yüzden çok kritik bir dönem.

FATİH TERİM İLE YOLA DEVAM MI?

Fatih Terim'in böyle bir seçime araç edilmesi rahatsız edici buluyorum. Kendisine de saygısızlık olarak görüyorum. Fatih Hoca çok sevdiğim bir insan. Çok güzel bir ilişkimiz var. Galatasaraylı. Kulübümüzün Divan Kurulu üyesi. Bizim gibi her zaman kulübün emrinde olacak. Galatasaray'ın rekabetçi avantajı. Galatasaray'ın üyesi olan, futbolcu olarak her bölümünü yaşamış, teknik direktör olarak da her bütününü yaşamış hatta çoğu yöneticiden daha tecrübeli bir teknik direktörümüz var. Böyle bir avantajı dışarıda bırakmak delilik olur. Bütün dengeleri biliyor, camiasını tanıyor ve kulübünün en başarılı teknik direktörü. Böyle bir ismi dışarıda bırakmak olmaz. Fatih Hoca ile konuşmadım. Konuşmamız etik olarak uygun olmaz. Görev bize verilirse, oturup konuşacağız. Ben Fatih Terim ile devam etmeyi düşünüyorum. Teknik direktörler asla yalnız bırakılmamalıdır. Bir ekip ve bir takım olarak çalışmak gerekiyor.

Seçimler öncesi telaffuz edilen Galatasaray için önemli kavramların içi boşaltıldı. Şeffaflık, kurumsallaşma. Biz hakikaten bunları samimi şekilde uygulamayı düşünüyoruz. Galatasaray'da son dönemde seçilen yönetimler kendilerini patron olarak görüyor. Aslında genel kurul tarafından seçilen bir nevi hizmetkarlar. Patron olarak seçilmiyorlar. Biz bu bilinçle bize verilen yetkiyi üyelerimiz adına kullandığımızı bilerek yönetmek istiyoruz.

DİJİTAL AİDİYET PROGRAMI: TARAFTAR DA KARAR VERECEK

Dijitalleşme söylem değil mecburiyet. Galatasaray Kulübü, üyelerini ve taraftarlarını detaylı bir şekilde tanımıyor. Çok kuvvetli bir dijital ekibimiz var. Seçildiğimiz takdirde ilk gün düğmeye basacağımız bir aidiyet programımız var. Bu bizim için çok önemli. Bütün Galatasaraylıları birlikte yaşatmayı, onların da fikirlerini alacağımız bir program olacak. Onları daha iyi tanımayı, alacağımız kararlarda taraftarın fikirlerini göz önüne alabilme kabiliyetini, taraftarın istek ve arzusu doğrutultusunda ürün ve servisler yaratma kabiliyetini kazandıracak. Kulübe birinci gününden itibaren gelir yaratacak. Üye olmayan taraftarlarımıza da çok büyük avantajlar getirecek. Özel maç günü aktiviteleri olacak. Geniş bir Galatasaray ailesi yaratacağız. Her gün Galatasarayı yaşayacaklar. Dijital aidiyet programında camiamızın fikirlerini alacağız. Karar mekanizması oluşacak. Tüm Galatasaraylıları daha iyi tanımayı, onların istek ve arzularını bilmeyi bize kazandıracak.

TEVFİK FİKRET SPOR VE YAŞAM MERKEZİ

Bunu ilk defa paylaşıyorum. En heyecan duyduğumuz projelerden bir tanesi. Galatasarayımızın çok önemli isimlerinden Tevfik Fikret'in ismini vermeyi arzu ettiğimiz bir spor ve eğlence merkezi çalışması yaptık. 25 kişilik mimar ekibiyle çalıştık. 3 katlı, 15 bin metrekare ticari alana sahip, stadımızla bağlı dev bir merkez olacak. Dış görünüşü de çok etkili olacak. Çok detaylı çalıştık. Basketbol tarafına da çok etkisi olacak. Erkek basketbolun 32 milyon, kadın basketbolun 11 milyon gibi bir bütçesi var. Bir A.Ş. kurma planımız var. Buradan gelecek ek gelirlerle basketbolumuzun yeniden yenilmez armada olması için uğraşacağız.

Buranın ticari alan gelirleri ve isim hakkı için görüştük. Hedef belirledik. 10 senelik 17 milyon euro gibi bir geliri olacak. İsim sponsorluğu da olacak. Özellikle 6. senesinden sonra branşlara çok ciddi katkılar olacak. Branşlar için sponsorluk görüşmeleri de yaptık. Birinci amacımız spor yaptırmak. Bütün branşlar için ekipler kurduk. Beyaz sayfa adıyla yeni bir plan kurduk. Hedef sponsorlar belirleyip onlarla görüşmeye gittik. Onların da sözü olması lazım. Kulüp ile marka arasında bir uyum olmalı. Çok yetkin, tecrübeli arkadaşlarımız var. Seçim döneminde oy almak için verilen sözler dolayısıyla güven mekanizmasında bozulma olmadı. Yapamayacağımız hiçbir şeyi söylememeye karar verdik. Galatasaraylılara doğruyu söylememiz lazım ki beraber yürüyelim.

"TÜRK FUTBOLU BATTI, BİRLİKTE ÇALIŞMAK LAZIM"

Türk futbolu battı. Bu gerçeği kabul edelim. Buradan çıkmak için samimi ve birlikte çalışmak lazım. Türk futbolunda en fazla gelir üreten kulüplerin birlikte hareket etmesi lazım. Türk futbolunun mevcut senaryosunda hiçbir kulüp başarılı olamaz. Avrupa'da mücadele etmek için gelirleri yukarı çekmek gerekiyor. Bu kısır çekişmeden çıkmamız lazım. Bugün Federasyon, Disiplin Kurulu, Merkez Hakem Kurulu, Tahkim Kurulu çalışmıyor. Biz buradaki isimleri değiştirerek bozuk sistemin düzeleceğini ümit ediyoruz. Sistemleri düzeltmek için hiçbir teklif ve çalışma görmedim. Kulüpler Birliği'nde bile 17 kulüp Galatasaray'a karşı ortak açıklama yaptı. Türk futbolunu buraya getiren samimiyetsizliktir. Herkesle samimi diyalog içinde olacağız ve yazılı mutabakatla yapacağız. Liderlik ve önderlik rolünü almamız lazım.

"TÜRK FUTBOLU İYİ YÖNETİLMİYOR"

Yayın gelirleri beIN Sports'tan önceki döneme döndü. Futbol geriye gittiği zaman gelirler de düşüyor. Avrupa'da en çok yayın geliri alan 7 ülkeden bir tanesiyiz ama ülke performansına bakınca 16-17.'yiz. Futbol iyi yönetilmiyor. Türkiye'de sadece gelir problemi yok, gideri yönetememe ve kulüpleri yönetememe problemi var. Bütçe doğru kullanılmalı. Resim çektirmek için futbolcu almak yerine uzun vadeli kulübe faydalı olacak oyuncu transfer edilmeli.

FALCAO TRANSFERİ VE ALTYAPI SÖZLERİ

Falcao'nun sözleşmesini imzalayan yönetim, ileride takım bütçesini 30 milyon Euro'ya düşürme taahhüdü veren bir Bankalar Birliği Anlaşması imzalıyor. Strateji dediğim bu. 30 milyonu biliyorsunuz ama sadece yüzde 20'lik kısmını bir oyuncuya popüler olmak için veriyorsunuz. Geri kalan takımı nasıl kuracaksınız? Hem de Galatasaray'ın gelecek yönetimlerini sıkıntıya sokuyorsunuz. 25-26 yaşındaki scoutluk yaptığınız oyuncular zaten Avrupa'da tespit edilmiş oluyor. Bu oyuncuları onlar tespit etmeden kadroya katmaya çalışacağız. Altyapımızla çok kuvvetli çalışacağız. Altyapıdaki bütün oyuncuları takip edeceğimiz bir sistem anlaşması yaptık. Altyapıya çok önem veriyoruz. Çözüm üretmeye ve Galatasaray'ı buradan çıkarmaya geldiğimiz için kararlı ve yürekli olacağız.

"GALATASARAY BAŞKANLIK KOLTUĞU AÇIK ARTIRMAYA ÇIKMIŞ GİBİ KONUŞUYORLAR"

Son dönemde beni çok rahatsız eden bir söylem var. İnsanlar, Galatasaray başkanlığı ve Galatasaray yöneticilik koltukları açık artırmaya çıkmış gibi konuşuyorlar. Ben şu kadar vereceğim, o şu kadar verecek gibi. Kimse bir şey vermiyor Galatasaray'a. Galatasaray markası yaratıyor o değeri. Siz iyi yönetirseniz Galatasaray o parayı zaten yaratıyor. İkincisi mevcut yönetimdeki arkadaşlar, diğer adayları korkutmak için, o nakit açığını yaratan arkadaşlar, 'Paranız yoksa gelmeyin' diyor. Böyle bir söylem, hakikaten Galatasaray'da 10 sene önce böyle bir söylemin olacağını söyleseniz hiçbir Galatasaraylı inanmazdı. Bütün başkanlar hizmetkardır. Asıl olan Galatasaray markasıdır. Galatasaray markası en büyük olandır. Hiç kimse Galatasaray markasından büyük değildir. Galatasaray markası düzgün yönetilirse Türkiye'nin en büyük uluslararası markasıdır. Tüm gelirleri markanın gücüyle yaratabilir. Galatasaray markasının sadece doğru yönetilmeye ihtiyacı var. Kişisel çabalardan çok, doğru yönetildiği zaman buradan çıkar. Hiçbir yönetim kasayı parayla bulmadı, en son yönetim dahil. Galatasaray bunları yarattı.

Bankalar Birliği anlaşmasında bir madde var. Bir yapılandırılan vergi borcu var. Vergi borcu ödendikten sonra kalan gelirlerin yüzde 50'si kesildiği gibi buraya verilecek kasa kolaylığında bankalara ödenecek borçlar ödendikten sonra ancak kasaya girer. Bugün kasa kolaylığı yapan 9 sene sonra alabilecek parasını. Bunu da herkes biliyor fakat kulübü iyi yönetmekten çok kişilerin dönemsel olarak kasaya koyup alacakları para üzerinden bir iktidar mücadelesi var. Çok yanlış. Biz biliyoruz Galatasaray'ın ne durumda olduğunu. Kulübün zaten sponsorluk geliri yaratma kabiliyeti var. Sponsorlukla zaten getirebilecekleri parayı sanki kendileri koyuyormuş gibi lanse ediyorlar. Galatasaray koltukları asla satılık olamaz. Bu iş biraz şeye döndü, 'o ne verirse ben bir fazlasını veririm' durumuna döndü. Biz Galatasaray markasını nasıl yöneteceğimizi, nasıl doğru yönetimle aydınlık geleceğe taşıyacağımızı anlatalım dedik. Tabii ki biz de rakamları biliyoruz, ona göre hazırlık yapıyoruz.

Görev bize verilirse 3 sene için veriliyor. Mevcut sorunlara baktık ve 3 senede bunların ne kadar çözülebileceğine baktık. Bunları da hep kurumsal yapmaya özendik. Biz yönetimlerin stratejisiyle değil, Galatasaray'ın kendi stratejisiyle yönetilmesini doğru buluyoruz. Galatasaray'ın bir stratejisi olur, şeffaf olur. Genel kurulda sunulur. Her gelen yönetim bir öncekinin yaptıklarını bozabiliyor. Hiçbir şirketin stratejisi başına gelen adama göre değişmez. Bize verilen yetki 3 sene olacağı için yapacaklarımızı belirledik ve bunları yapacağız. Bir sonraki dönem ne olur... Bizden sonra geleceklerin de devamlılığı sağlamasını istiyoruz, o yüzden Galatasaray'ın stratejilerini oluşturup onların uygulanmasını istiyoruz.

"TÜRKİYE'DEYİM, BURADAYIM"

(Londra'da yaşadığı iddiaları ile ilgili olarak) Benim çok uzun süre yurt dışında yatırımlarım var, hem de yaşadım. 1,5 senedir Türkiye'de yaşıyorum, geri döndüm. Yaklaşık 9 senedir yurt dışındaydım. Bunu kasıtlı olarak yapıyorlar. Maalesef Galatasaraylı'nın aklıyla dalga geçen, algı yaratarak yalan söyleyen insanlar var. Bu tamamen bir yalan, Türkiye'deyim, buradayım. Galatasaray'ı bu kadar seven bir insanın böyle zor bir göreve soyunurken yurt dışında yaşama imkanı olabilir mi? O kadar çirkin yalanlar söyleniyor ki biz okuyunca bu kadarına da kimse inanmaz diyorum. Bakıyorum, hakikaten kafasında soru işareti oluşanlar var. Kötü niyetli insanların bunda katkısı var. Galatasaraylıların bunları gördüğünü düşünüyorum. Bu yapılacak seçim, Galatasaray için tarihi bir seçim. Galatasaraylı, Galatasaray'ın nasıl bir geleceğe gideceğine karar verecek. Bir yol ayrımında Galatasaray. Tercihi ne olursa olsun Galatasaraylılardan en büyük ricam yüksek katılımla oy kullanmaları ve çıkacak olan sonucun tüm Galatasaraylıların iradesini yansıtan bir sonuç olması.