Doğa Koleji'nde yaşanan sıkıntılardan sonra gözler özel okul pazarına çevrildi. Bu tür sıkıntıların tekrar yaşanmaması için önerilerde bulunan Türkiye Özel Okullar Derneği Başkanı Nurullah Dal, geçtiğimiz hafta bu önerileri Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)'na da ilettiklerini belirterek, bakanlığın ciddi anlamda hazırlık yaptığını dile getirdi. Dal, bu tip sorunların yönetmelikle değil kanunla düzeltilebilecek konular olduğuna dikkat çekti.

ARZ-TALEP DENGESİNİN BOZUKLUĞU PROBLEMLERE DAVETİYE ÇIKARIYOR

Özel okulların son dört yıldır daha önce yaşanmayan türde sorunlar yaşadığını belirten Nurullah Dal, bunun sebebini arz-talep dengesinin bozukluğu olarak tanımladı.

"Arz talebin iki katını aştı" diyen Nurullah Dal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizim son tahlilde 1 milyon 350 bine yakın öğrencimiz var ama 3 milyon 800 bine yakın kontenjan verilmiş yani 2 milyondan fazla boşluk var. Bu durum son dört senede bir anda oluştu. Hesaplar pek doğru yapılmadı. Bu nedenle en güçlü görünen kurum bile sıkıntıya girebiliyor. Bunun önüne geçmek için ise arz-talep dengesini korumak, normalleştirmek gerekiyor."

Türkiye Özel Okullar Derneği Başkanı Nurullah Dal, özel okulların aynı sıkıntıya düşmemesi için MEB'e de sundukları önerileri şöyle sıraladı: 

1. Ruhsat vermeyi dondurmak gerekiyor. Ruhsat verme bir süre dondurulmalı ki boş kontenjanlar dolsun.

Bundan sonra açılacak okullara kota uygulanmalı. İl ve ilçedeki öğrenci kontenjanına bakılmalı. İlçede özel okula gidebilecek bin tane öğrenciye 5 bin kontenjan verilirse o binin parçalanmasına neden olursunuz. 5 bin kontenjan olursa herkes birbirinin öğrencisine yönelir. Bu da haksız rekabete neden olur, böylece ilan ettiğiniz fiyatın çok altına inersiniz, bu kez de farkında olmadan zarar etmeye başlarsınız. Ardından erken kayıtla bunu telafi etmeye çalışırsınız. Bunun durdurulması için yeni açılacak okullara kota gerekli.

2. Teminat şartı gerekli. Yeni açılacak okulun belirli bir teminatı Milli Eğitim Bakanlığı'na sunması lazım. Teminatın ne kadar olacağı, sektörün diğer temsilcileriyle, bakanlık ve maliyenin bir araya gelerek görüşmesi gereken bir konu.

3. Reklam konusuna kısıtlama getirilmeli. Reklam vermek bizim yönetmelik ve kanunumuza aykırı bir şeydir; çünkü reklam yanlış algı ve yönlendirmeye yol açar. Eğitim lokal bir iştir, bulunduğunuz ilçeye veya yakınlardaki ilçeye hitap etmeniz gerekir. Türkiye çapında reklam veremezsiniz.

4. Çok büyük oluşumlara müsaade etmemek lazım. Bir kurumun ismi altında yüzlerce okul olamaz. Dünyada bunun örneği yok ama bir kurum 'Ben X modelini uyguluyorum' diyebilir. O yüzden çok büyük yapılanmalara sınırlandırma getirilmeli; çünkü sonrasında gelişen problem milli problem oluyor.

"DEVİR İŞLEMLERİNİ KOLAYLAŞTIRMAK LAZIM"

Bu sıralamaya uyulduğu takdirde fayda görüleceğini vurgulayan Nurullah Dal, "Bunlardan bir tanesini yapmak yarar getirmez. Önce bu sıralamaya uymak gerekir. Kriterler belirlenmeli, yeni açılacak okulların sadece fiziksel yapılarına göre kriter belirlenmemeli. Kurumu açacak kişinin de mali yeterlilik belgesi gibi bir belgesinin olması gerekli. Ayrıca devir işlemlerini kolaylaştırmak lazım. Çok sıkıntılı olan kurum var, aşırı rekabetten bunalmış insanlar var. Öte yandan sektöre girmek isteyenler de var. Bu işte devir çok önemli. Devir kolaylaşırsa sıkıntı olan firma satın alınabilir. 

Devri zorlaştıran şeyler ise şu; kurumu alacak kişinin, 'Kurumun doğmuş, varolan ve gelecekte var olacak borçlarını devralıyorum' demesi lazım. Aldığınız kurum bir ilkokul ya da lise olabilir. Bu okullarda böyle bir borç olamaz ama esas borcu olan, kuruma sahip olan şirkettir ya da şahıstır. Devralma işlemi kolaylaşsa, ciddi bir yatırıma başlamış kişiler de gidip kapatılacak o okulun ruhsatını devralıp, okulunu açsın.

Örneğin; Sağlık Bakanlığı'nda hastane ruhsatlarının devri çok kolaydır. Yeni hastane açılmasına 8 senedir müsaade edilmiyor ama yeni hastaneler açılmaya devam ediyor. Peki, bu nasıl oluyor? Ciddi finanslarla bir hastanenin ruhsatını devralıyorsunuz. Hastane hiçbir mali konuya karışmıyor, mali sorumluluklar o hastaneyi önceden işleten kişiye ait. Okullarda da devrin daha kolay hale gelmesi lazım ki sıkıntılı kurumlar batacağına, el değiştirip devam edebilsin. Böylece öğrenci ve öğretmen mağduriyeti büyük miktarda ortadan kalkar."

Nurullah Dal, "Bu sıralamada düzenleme yapıldığı takdirde teşvikler başlayabilir. Çünkü bu şartlarda teşvik verildiğinde 2 bin tane daha okul açılışı başlar. Bazı kişiler 'Burada çok büyük kazanç var' diye düşünebiliyor ama yanılıyorlar. O yüzden bu sıralamalara düzenleme yapıldığı takdirde öğrenciye ve okula teşviğin gelmesi lazım; çünkü dünyanın her yerinde böyle oluyor. Bir de vergide kısmi muafiyetler oluşabilir çünkü anayasal bir iş yapıyoruz. Devlet, '12 yıl T.C. vatandaşı çocuklarını okutacağım' diyor. Bir öğrencinin bugün devlete ortalama maliyeti 8 bin lira. Dolayısıyla bazı kolaylıklar getireceksiniz ki maliyet şişmesin. Ayrıca KDV desteği yapılmalı, eğitim kurumları KOSGEB'ten de  faydalanabilmeli" diye konuştu. 

"BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ DEVLET"

Nurullah Dal, "Bizim birinci önceliğimiz devletimiz, devletimiz zarar görmesin. İkinci önceliğimiz ise öğrenciler. Öğrenciler, alınan kararlardan, konuşulanlardan, tekliflerden zarar görmesin aksine fayda görsün. Üçüncüsü veliler ve sonra da öğretmenin menfaati. En son özel okulun menfaatini düşünürüz. Önerilerin hepsi bu sıralamanın sağlanabilmesi içindir" şeklinde konuştu. 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri