Kraliçe neden geldi?
Herkes bu sorunun yanıtını merak ediyor...
İngiliz basınına göre kraliçe Elizabeth'in ziyaret edebileceği üç ülke vardı. Kraliçe nereye gideyim diye düsünürken masasında dışişleri bakanlığından gizlilik derecesi yüksek bir zarf buldu. Zarfın içinde yazılanlara göre Büyük Britanya Kraliçesi Türkiye'yi ziyaret edecekti. İmparatorluğun ali menfaatleri için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır olan kraliçe öneriye hemen kabul etti.
Ekonomik durgunluktan, terör belasından,rejim tartışmalarından, parti kapatma davası ve iç siyasetteki çekişmelerden bunalan Türkiye'ye hem destek vermek hem de bazı mesajlar iletmekle görevliydi kraliçe...
Kraliçe’nin ilk durağı Anıtkabir oldu.. Aslanlı Yol’dan mozoleye doğru yürürken
yüce Atamızla gururlandık. Güneşin batmadığı imparatorluğun bir numaralı ismini ölümünün üzerinden 70. Yıl geçmesine rağmen ayağına getirecek kadar kudretini koruyordu.
Hele Kraliçe'nin Anıtkabir defterine yazdıkları Türkiye'deki tüm "laik elitlerin" yüreğinin yağını eritmişti.
İkinci durak Çankaya Köşkü’ydü.. Kraliçe bu defa resmi törenlerde ilk kez frak
giyip papyon takan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve son moda tesettürüyle tüm
hazırlıklarını tamamlayan Hayrunnisa Hanım’ın yanındaydı.akşam yemeğinde içi su dolu kadehler kaldırıldığında bu defa da Türkiye’nin "Müslüman demokratlarının" gönlünde taht kurdu kraliçe..
Köşk'teki mönü kraliçe için değişmişti. Bir rivayete göre kraliçe dostluk mesajlarını daha kuvvetli iletebilmek için Kayseri mantısını da deneyecekti ama yüksek kolestrol içerdiği gerekçesiyle diyetisyenleri tarafından uyarılınca son anda mönü değiştirilmişti.
Yemek masası protokol kurallarına göre düzenlenmişti ve çok sadeydi. Hatta o
kadar sadeydi ki Başbakan’ın eşi Emine Hanım, Anamuhalefet Partisi Genel
Başkanı Baykal, Genelkurmay Başkanı bile masada yoktu. Bu durum kraliçenin
gözünden kaçmamıştı belli ki…
"Yüz yıllar geçse de bu Türkler hiç değişmeyecek" diye düşünüyordu.
Ziyaretin en kritik,en can alıcı bölümü Bursa'ydı.. Çünkü Osmanlı’nın en eski
eserlerinden biri olan yediyüzyıllık Yeşil Camii'de başörtüsü takıp Kur’an_ı
Kerim dinlemek vardı programda.
İşte bu görüntüler Türkiye'de ve tüm dünyada geniş yankı buldu. Times gazetesi Yeşil Camii, Kraliçe'nin 55 yıllık saltanatı boyunca ziyaret ettiği az sayıdaki camiden biri. Bu jest, batılı komşularını İslam ve Avrupa Birliği üyeliğinin birlikte varolabileceğine ikna etmeye çalışan Türkiye'de pek çok kişi tarafından memnuniyetle karşılanacaktır" diye yazdı
"Laik elitler ne oluyoruz" diye düşünürken "Müslüman demokratların" coşkusu
biraz daha arttı.hep bir ağızdan "budur işte" dediler.
Kraliçenin programı İngilizlerin yüzlerce yıllık propaganda deneyimini yansıtıyor ve başarılı oluyordu.
Fakat Avrupa’yla Ortadoğu'nun bu karmaşık coğrafyasında dosluk mesajlarının
yanında Büyük Britanya'nın siyasi ve askeri gücünü de hissettirmek
gerekiyordu. Kraliyet donanmasının tek uçak gemisi hms ıllustrıous Tophane
açıklarına demirlemişti."Kara bir tabuta" benzeyen bu gemi İngiltere
İmparatorluğu’nun askeri gücünü fazlasıyla hissettiriyordu. Ev sahipliği sırası
Kraliçede’ydi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrunnisa Hanım bu kez
Kraliçe’nin konuğuydu.. Ve şu sıralarda akşam yemeğindeler.. İçi su dolu
kadehler yine dostluk için kalkıyor. Ve belki de Kraliçe konuklarına bir sürpriz yaparak kraliyet donanmasının mutfağında hazırlanan Kayseri mantısı ikram ediyordur...
Uzun lafın kısası Kraliçe Türkiye'de hem "laik elitlere" hem "Müslüman
demokratlara" mesajlarını büyük bir ustalıkla verdi. “Düğün değil bayram değil
eniştem beni neden öptü” diye başlayan Türk atasözü yanıt buldu mu bilinmez ama bilinen bir gerçek var ki İngiliz Kraliçesi Elizabeth bir otuz yıl sonra yine dostluk mesajları vermek için Türkiye'ye geldiğinde bıraktığından çok farklı bir Türkiye bulacak.