Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından halkı bilgilendirmek ve din üzerinden yapılabilecek istismarlara karşı bilinç oluşturmak amacıyla FETÖ'nün din anlayışını bizzat kendi kaynaklarından tespit etmek amacıyla Kendi Dilinden FETÖ - Örgütlü Bir Din İstismarı Raporu hazırlanmıştır. 

D. HIRİSTİYANLIKTAN VAZGEÇMEK İSTEYENE SÖYLEDIĞINE BAK!

“Bam Teli” adıyla kayıt altına alınan bir konuşmasında Gülen, Hıristiyanlıktan vazgeçmek isteyenlere yönelik hayret verici ifadeler kullanmaktadır: “…Arkadaşlara arz ettiğim şeylerden birisi de şu: Yani birisi kalksa gelse ve dese ki, ben vazgeçtim, bu Hıristiyanlıkta hiçbir iş yokmuş… Yahu şimdiye kadar içindeydin yani, ne kötülük gördün sen Hıristiyanlıktan derim ben ona. O biraz daha araştırsın, karıştırsın, o meseleyi bulsun kendi tercihini yapsın. Ben de birine söylerken, o meseleyi açarken böyle derim yani.” (14-Sesli Sohbetler-1 / Bamteli 01-10 (Gurbet solukları) Bam Teli 6/2, dk. 10 vd.) Tevhid inancına aykırı tutumları nedeniyle Kur’an-ı Kerim’in çok ağır eleştiriler yönelttiği Hıristiyanları (Bakara, 2/116; Mâide, 5/72-75; Kehf, 18/4-5; Meryem, 19/88-92) aklamaya yönelik bu ifadelerin kabul edilmesi mümkün değildir. Zira İslam’a göre Allah Teâla’nın son din olarak İslam’ı göndermesiyle Hıristiyanlık hükmünü kaybetmiştir. (Âl-i İmrân, 3/19, 85) Gülen, bu ifadeleriyle bağlıları nezdinde Hıristiyan dünyasında İslam’ın tebliğ edilmesine gerek olmadığı gibi bir izlenime yol açabilecek tehlikeli bir söylem ortaya koymaktadır. Öte yandan Gülen, Hıristiyanlar nezdinde hareketinin İslam’a davet misyonunun olmadığı görüntüsü vermeyi çok önemsemektedir. Bu durum onun İslam’a davet gibi bir gayesinin olmadığını açıkça göstermektedir.

Hz. Peygamber’in gönderiliş amacı insanları kurtuluş vesilesi olan imana davet etmektir. Hal böyle iken İslam’a davet iddiasında bulunan bir insanın, İslamiyet’i seçmek isteyen kişiye “şimdiye kadar içindeydin yani, ne kötülük gördün sen Hıristiyanlıktan” demesinin hiçbir izahı yoktur. Hatta bazı alimlere göre böyle bir ifade kullanmak kişinin imanını dahi zedeleyebilir. (Yahya b. Ebû Bekr el-Hanefi, Kitâbun fî Beyâni’l-İ’tikâd, s. 22)

Müslümanlar için her yönüyle en güzel örnek olan Hz. Peygamber (s.a.s.) ise, -Gülen’in bu tavrının tam aksine- Hayber Savaşı esnasında kendisine iman etmeye gelen Esved’i bir an olsun bekletmemiştir. Ebedi kurtuluşa götürecek olan İslam ile Esved arasına mesafe girmesine izin vermemiş ve İslamiyet’i tercih etme sebebini de sorgulamamıştır. Zira kişinin ne zaman ve nerede öleceğini Allah’tan başka kimse bilemez. Müslüman olmak isteyen birinin İslamiyet’i kabulünün ertelenmesi o kimsenin ebedi kurtuluşa ulaşmasına engel de olabilir. Çünkü bu süre içerisinde ölmeyeceğinin garantisi yoktur. Nitekim söz konusu savaş esnasında bu sahabî şehid düşmüştür. Bu bakımdan Müslüman olmak isteyen kişinin İslam’a girişini ertelemeyi telkin etmek, dinî açıdan kabul edilemez. Unutulmamalıdır ki, iman ertelenemez.