CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''terördeki hareketlenmenin, tırmanmanın, seçimlerin ertelenmesi için değil, acilen yapılması için gerekçe olması gerektiğini'' belirterek, ''Seçimi erteleyerek, bu hükümetin ömrünü uzatarak, Türkiye, terörle mücadelede daha iyi bir noktaya gelemez'' dedi.

Baykal, HÜRPARTİ Genel Başkanı Yaşar Okuyan'ın ziyaretinin ardından, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Genelkurmay Başkanlığı'nın, terör olaylarıyla ilgili olarak dün yaptığı açıklamaya ilişkin bir soru üzerine Baykal, daha önce de terör örgütünün Suriye tarafından himaye edildiğini ve karargahının, bu ülkede bulunduğunu kaydetti. Baykal, 1996 yılında Türkiye'nin Suriye'ye bir nota verdiğini ve 2-3 yıllık bir süre içinde de Suriye'nin, terör örgütü elebaşını, ülke dışına çıkarma kararı aldığını hatırlattı.

Şimdi aynı tablonun Irak'ta yaşandığını ifade eden Baykal, ''Bu, kabul edilemez. Türkiye'nin bunu hazmetmesini kimse sağlayamaz'' dedi.

Türkiye'deki her şehidin, uluslararası hukuksuzluk sonucunda, Türkiye'nin ödediği bir bedel olduğunu belirten Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu kanamayı sona erdirmek, elbette öncelikle Türkiye'nin işidir ama Irak'ın da sorumluluğundadır. Şimdi Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK),Türkiye'nin sadece şikayet etmekle yetinemeyeceğini, bir siyasi iradenin ortaya çıkması halinde her türlü etkin önlemi almaya hazır olduğunu, fiilen ortaya koymaya başlamıştır. O hazırlık yapılmaktadır.''


-''HÜKÜMET NE YAPIYOR?''-


Baykal, mevcut tablo karşısında, akıllara, ''Türkiye'de hükümet ne yapıyor?'' sorusunun geldiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

''Hükümetin, bu tablo karşısındaki siyasi sükutu, çok tehlikeli bir boşluk yaratmaktadır. Bir siyasi irade zafiyeti, boşluğu vardır. Hükümet, bu boşluğu Silahlı Kuvvetlerle polemik yaratarak kapatma arayışı içindedir. Bu polemikle hiç bir yere varmak mümkün değildir.

Türkiye'nin derhal bu konulara sahip çıkacak bir siyasi otoriteye ihtiyacı vardır. En kısa zamanda, Türkiye'de, terör sorununu doğru kavramış, doğru mücadele etmek anlayışında, bunu nasıl yapacağını bilen, kurumlar arasında gerekli eş güdümü sağlamaya muktedir bir siyasi iradeye ihtiyaç vardır.''


-''SİYASİ ZAFİYET VAR''-


Hükümetin, ''terör konusunda şimdiye kadar çok büyük yanlışlıklar yaptığını'' görüşünü savunan Baykal, işbaşına geldikten sonra uzunca bir süre teröre karşı etkin mücadele vermeden, arkasındaki güçlerin sırtını sıvazlayarak, terörü azaltma politikasının izlendiğini öne sürdü.

Baykal, dünyanın hiçbir yerinde terörle bu şekilde mücadele edilemeyeceğini kaydederek, ''Hükümetin terörü idare etme, terörü avutma, terörle pazarlık etme yaklaşımı içinde olduğunu gördük ama bu politika iflas etti'' dedi.

Talabani ve Barzani'nin, ''PKK'yla savaşmayız'' açıklaması yaptığına dikkati çeken Baykal, ''PKK ile biz savaşırız ama sen PKK'yı kendi topraklarında Türkiye'ye karşı himaye edemezsin. Sen sınırlarından bir komşu ülkeye karşı saldırı yapılmasına müsaade edemezsin. Müsaade ediyorsan, Türkiye'ye sen saldırıyorsun demektir'' diye konuştu.

Baykal, terörle mücadele konusunun Türkiye'nin mücadelesi olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

''Milletimiz, hükümeti kararlı, ciddi biçimde bu mücadelenin sorumluluğunu üstlenmiş bir noktada görmek istiyor. Terörün bu yeni açılımı karşısında, hükümetin sessizliği çok anlamlıdır. Bir an önce hükümetin, bu konuda çok net bir tavır takınmasına ihtiyaç vardır. Siyasi irade zafiyeti, boşluğu çok ciddidir. Buna bir an önce son verme ihtiyacı vardır.

Hükümet ağlama yeri değildir. Bu konu, terör karşısında susarak, sessiz kalınarak, devre dışında kalmaya çalışarak geçiştirilecek bir konu değildir.''


-''SEÇİM FIRSATTIR''-


Baykal, bir gazetecinin, terör olaylarının geçmiş yıllardan farklı bir tırmanış gösterdiğine dikkat çekerek, bu durumun, 22 Temmuz'da yapılacak seçimler açısından bir sorun yaratıp yaratmayacağına yönündeki sorusunu ise şöyle yanıtladı:

''Terördeki hareketlenme, tırmanma, bence seçimlerin ertelenmesi için değil, acilen yapılması için gerekçe olmalıdır. Türkiye'de bir hükümet sorunu vardır. Bu hükümetin terör karşısında Türkiye'nin beklediği kararlılığı sergileyemediği ortadadır.

Sahipsizlikten dolayı sıkıntı çıkmaktadır. Bunun telafisi seçimi ertelemek değildir. Seçimi erteleyerek, bu hükümetin ömrünü uzatarak, Türkiye terörle mücadelede daha iyi bir noktaya gelemez. Derhal, bu hükümetin uzaklaştırılmasını sağlayacak fırsatı Türkiye'ye tanımak lazımdır. Bu fırsatın adı da seçimdir.

Türkiye, seçimleri yapacaktır. Bunu, kimsenin engellemesi kabul edilemez. Seçimlerde, yeni bir siyasi irade ortaya konulacak ve o irade terörle mücadelede gerekli kararlılığı sergileyecektir.''