KCK davasında ikinci günde tahliye yok
Dün başlayan terör örgürü PKK'nın şehir yapılanması KCK'nın davasında mahkeme Kürtçe savunma talebini reddetti, duruima sonunda yine tahliye çıkmadı
İlyas AKENGİN-Faruk YÜCE / DİYARBAKIR (AHT)
Diyarbakır'da dün görülmeye başlanan 152 sanıklı KCK ana davasında Kürtçe savunma yapma talebi reddedilirken, sanıklar soruları Kürtçe yanıtlamayı sürdürdü. Tutuksuz sanık Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kimlik tespitinde soruları Türkçe cevaplayıp, mahkeme başkanına Kürtçe teşekkür etti. Sanıkların 7 bin 578 sayfalık iddianamenin okunmaması talebi reddedilirken, özetlenerek okunması kararlaştırıldı.
PKK'nın şehir yapılanması KCK/TM'ye (Kürdistan Topluluklar Birliği/Türkiye Meclisi) yönelik operasyonlarda yakalanan 104'ü tutuklu 152 sanığın yargılanmasına bugün Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ikinci duruşmayla devam edildi. Duruşmaya tutuklu 103 sanık ile tutuksuz yargılanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak'ın da aralarında bulunduğu 17 sanık katıldı. Avrupa'daki değişik ülkelerden parlamenterler, büyükelçilik görevlileri, gazeteciler ve insan hakları gözlemcileri de duruşmayı izledi.
KÜRTÇE SAVUNMA TALEBİNE RED, İDDİANAME ÖZETLENECEK
Dünkü ilk duruşmada tutuklu sanıkların sözcüsü olduğunu söyleyen Hatip Dicle, iddianamenin okunmamasını ve Kürtçe savunma yapmak istediklerini, bu nedenle tercüman talep ettiklerini söylemişti. İddia makamı taleplerin reddedilmesini istemişti. Bugünkü duruşmada 250 sanık avukatı, müvekkillerinin talebinin, Türkiye'nin imzaladığı uluslararası anlaşmalar gereği yerine getirilmesi gerektiğini savunurken, iddianamenin okunmaması veya özetlenmesini istedi. Mahkeme heyeti, sanıkların sorgu aşamasında Türkçe ifade verdikleri ve Türkçe bildikleri için Kürtçe savunma ve Kürtçe tercüman bulundurulması talebinin reddine karar verdi. Sanıkların iddianamenin okunmaması talebini reddeden mahkeme heyeti, özetlenerek okunması yönündeki talebini ise kabul etti.
KİMLİK TESPİTİNDE KÜRTÇE YANIT
Sanıkların kimlik tespiti ile devam edilen duruşmada mahkeme başkanının sorduğu Türkçe sorulara sanıkların büyük bölümü Kürtçe yanıt verdi. Sanıklardan eski DEHAP Genel Başkanı ve emekli Astsubay Mehmet Abbasoğlu, anadilinin Kürtçe olmasına rağmen Kürtçe'yi bilmediğini, bu nedenle kimlik bilgilerini Türkçe vermek istediğini söyledi. Kimlik tespiti yanlış okunan sanıklardan Alican Ünlü, mahkeme heyetine Kürtçe, "Sen beni anlamadın, ben seni anlamadım. Bilgilerim yanlış okundu" deyince salondakiler güldü. Sanıklardan Mehmet Tari ise, Kürtçe savunma talebini reddeden mahkeme heyetinin tutumunu kınadığını söyledi. Diyarbakır İl Genel Meclis eski Başkanı tutuklu Kerem Duruk ile mahkeme heyeti arasında ilginç diyalog yaşandı. Kimlik tespitinde mahkeme başkanı "Sizi dinliyoruz", Kerem Duruk da 3 kez Kürtçe ?keremke' (buyurun) diye cevapladı. Bunun üzerine mahkeme başkanı, kimlik bilgilerini okudu. Tutuklu sanıklardan Viranşehir Belediye Başkanı Leyla Güven'e mahkeme heyeti "Boşanmışsınız, kayıtlarımızdaki 'evli' ibaresini 'bekar' olarak değiştiriyoruz" demesi üzerine sanık avukatları "Bu tür sorular sormayın" diye tepki gösterdi.
BAYDEMİR'DEN MAHKEMEYE: ZOR SPAS (ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM)
Verilen aranın ardından duruşmanın öğleden sonraki bölümünde tutuksuz sanıkların kimlik tespiti yapıldı. Bazı sanıklar sadece ayağıya kalkarken, bazıları 'doğru' veya 'yanlış' diye yanıtladı. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kimlik tespiti sorularını Türkçe yanıtladıktan sonra, mahkeme başkanın "Oturabilirsiniz" sözüne Kürtçe "Zor spaz" (Çok teşekkür ederim) diye cevap verdi.
Kimlik tespitinden sonra iddia makamı, 7578 sayfalık iddianamenin 900 sayfadan oluşan özetini okumaya başladı. 2 özel yetkili savcının dönüşümlü olarak iddianameyi özetlemesinden sonra sanıkların savunmaları alınacak. Aralarında 12 BDP'li belediye başkanı, kapatılan DTP'nin eski 8 belediye başkanı ile 3 genel başkan yardımcısı ve kapatılan DEP'in eski milletvekili Hatip Dicle'nin de bulunduğu 152 sanık hakkında 15 yıl ile ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezaları isteniyor.
İTALYAN VE ALMAN HEYETE POLİS MÜDAHALE ETTİ
KCK davasını izlemek için Diyarbakır'a gelen İtalya ve Alman heyetleri, duruşmanın ilk günüyle ilgili değerlendirme yaptı. Adliye önünde toplanan grup adına İtalyan Barbara Cardenas, "Kürtler üzerinde kullanılan silahlar Avrupa'dan Türkiye'ye satılıyor. Onun için bizim de sorumluluk almamız gerekiyor. Ben Hessen eyalet parlamentosu milletvekiliyim" diyerek, cezaevindeki tutukluların serbest bırakılmasını istedi. Cardenas, "Kürt ve Türk halkları beraber barış içerisinde özgürce yaşamasını istiyoruz. İnanıyorum ki bunu da beraber başaracağız. Kürt halkına bir otonominin verilmesini talep ediyoruz" dedi.
"AZADİ" DİYE SLOGAN ATTILAR
Polis, adliye önündeki güvenlik şeridini kapattıkları gerekçesiyle uyardığı heyettekileri iterek uzaklaştırmaya çalıştı. Bunun üzerine grup üyeleri Kürtçe ?Azadi' (Özgürlük) diye slogan atarak yürüyüşe geçti. Adliye yanındaki Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi binasına kadar İtalyanca, İngilizce, Türkçe ve Kürtçe "Herkese özgürlük" yazılı pankartla yürüyen yabancı heyettekilerin, "Çav Bella" şarkısını söylemesi ise dikkat çekti.
TUNCEL: TAHLİYELERDEN SONRA ANAYASA ÇALIŞMALARINA BAŞLAYALIM
Duruşmayı izleyen BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, KCK davasıyla, hükümetin Kürt sorununa yaklaşımını ortaya koyduğunu savundu. KCK tutuklularının Kürtçe savunma yapmalarının doğal hakları olduğunu savunan Tuncel, "Kürtlerin demokratik talepleri yargılanmasın, Türkiye'nin önünde bir çözüm yolunun açılması açısından da arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmalıdır. Barış meselesi iradeyle olacak bir şeydir. Kürt halkı barıştan yana ısrarlıdır. Bunu her zaman gösterdi. Aslında bu konuda karar verecek olan devlet ve devletin temsilcisi hükümettir. Barış istenip istenilmediği söylenmelidir. Bu konuda görev hükümete düşüyor, hükümet gerçekten bu halk ile barışmak istiyorsa, bu halkı gerçekten kendi yurttaşı olarak görüyorsa, bu halkı gereken adımlara buradan arkadaşlarımızı tahliye ederek başlayabilir. Yeni bir anayasa çalışmalarını yarına ertelemeden hemen başlayabiliriz" dedi.
YİNE TAHLİYE YOK
Diyarbakır'da görülen KCK davasının ikinci celsesinde cumhuriyet savcısı 900 sayfalık özet hazırladığı iddianamenin 70 sayfasını okudu. Mahkeme başkanı saat 17.15 itibariyle duruşmayı yarına (çarşamba) erteledi. Bu arada sanık avukatları söz alarak müvekkillerinin tahliye edilmesini talep etti. Mahkeme başkanı, iddianamenin okunmasının ardından taleplerini değerlendireceklerini kaydetti. Duruşma 20 Ekim 2010 Çarşamba günü iddianamenin özetinin okunmasıyla devam edilecek.