İkinci 'Ergenekon' davasına sanatçı akını VİDEO
Duruşma, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülmeye devam ediliyor
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda görülen duruşmaya, CHP İzmir Milletvekili gazeteci Mustafa Balbay ile gazeteci Tuncay Özkan ve emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un da aralarında bulunduğu 12 tutuklu sanık katıldı. ''Odatv davası'' kapsamında tutuklu yargılanan bu davanın tutuksuz sanığı Yalçın Küçük de duruşmada hazır bulundu.
İnternet Andıcı Davası ile birleştirildikten sonra bu davasnın sanığı olan emekli Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ise birleşmeden sonraki bu ilk davaya katılmadı. Tutuklu yargılanan CHP Zonguldak Milletvekili ve Başkent Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, İbrahim Özcan, Levent Göktaş ve Mustafa Dönmez da duruşmaya katılmadı.
SANATÇI AKINI
Oyuncular Levent Kırca ve Rutkay Aziz, ressam Bedri Baykam, şair Ataol Behramoğlu da duruşmayı izlemeye geldi.
Duruşmaya, bu davadan tutuksuz yargılanan başka suçtan tutuklu sanık Yüksel Dilsiz'in talebi doğrultusunda, önceki duruşmada kapalı oturum ile alınan ifadesine ait video kayıtlarının sanıklara izlettirilmesiyle devam ediliyor.
BALBAY'DAN YAZILI AÇIKLAMA
Balbay, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda görülen duruşmayı kendisine destek vermek amacıyla izlemeye gelen sanatçılara verdiği yazılı açıklamada şunları belirtti:
''Silivri'de masumiyet karinesinin yerini mahkumiyet karinesi almıştır. Silivri'de adil yargılama yok, keyfi uygulama var. Suçun kişiselliği değil, kitlesel suçlama var. Üyesi olduğumuz iddia edilen terör örgütü hala bulunamadı. Böyle bir örgütün varlığından haberdar olanların insaniyet namına bize de bildirmesini istiyoruz ki, neyle suçlandığımızı bilelim. Dün 6. iddianame de eklendi. 'İnternet Andıcı' davası da iki iddianamenin birleştirilmesiyle oluşturulmuştu. Yargı hukuktan bağımsızlığını ilan etmiş, yönü belirsiz bir rüzgar haline gelmiştir. Öyle ki yüksek yargının iktidarla barışık başkanları bir rahatsızlığını dile getirmek zorunda kalmıştır.''
AA