Affeden, cennete adım atar
Bayraktar Bayraklı yazdı...
GAZETE HABERTÜRK
Af, doğal bir manevi gıdayla toplumu besler, öfkelerin yutulmasını sağlar, işleri yumuşatır rahatsızlıkları giderir, insana büyük bir erdem kazandırır ve manevi bağışıklık sistemini kuvvetlendirir
ALLAH ile insan ve insan ile insan arasındaki ilişkilerde en önemli yerde olan değerlerden biri affetme eylemidir. Aşağıdaki ayeti buna delil getirirken bu ayetten sadece af kavramını ele alacağız:
“Kitap ehlinin büyük bir çoğunluğu, hakikat kendilerine açıkça belli olduktan sonra, nefislerindeki haset yüzünden, imanınızdan sonra sizi küfre döndürmek istediler. Allah gayesini gerçekleştirinceye kadar onları bağışlayın ve görmezlikten gelin. Kesinlikle Allah’ın gücü her şeye yeter.” (Bakara, 109).
Sözlükte “kabın dibinde kalan su, berrak su ve suyun fazlası” manalarına gelen “af” kavramının delaletleri içerisinde “devenin otlaması, kırkılabilmesi için deve tüyünün uzatılması ve otun yeryüzünü bürüyüp örtmesi” de bulunmaktadır. Ayrıca “afüvv”, Allah’ın isimlerinden biridir.
Çeşitli kalıplarıyla kullanıldığında bu kelime şu anlamlara gelir:
“Berrak su” manasıyla af kavramı, “temizleyici ve susuzluğu giderici olma işlevler”ini üstlenmektedir. Affeden insan, hem düşmanlıkları temizlemekte hem de susuzluktan kuruyan insan ilişkilerine can vermektedir.
“Otlamak” anlamıyla af kelimesi, “gıdalanma”yı ifade etmektedir. Otlayan hayvan gıda alır; affeden insan da ruhunu gıdalandırır. Affettiği insana ve topluma da gıda ve can verir. “Otlamak” tabiattan doğal besin almayı da ifade etmektedir. Affeden insan doğal bir manevi gıdayla toplumu beslemiş olur.
“Kırkılabilmesi için deve tüyünün uzatılması” anlamıyla af kavramı, “suçun hemen cezalandırılmaması, mühlet verilmesi durumu”nu ima etmektedir. Tüyün uzaması ise işe yarayacak hale gelmesi demektir. Uzayan tüyler kırkılınca, iplik yapılır. Ondan çeşitli giysiler dokunarak soğuktan korunulur. İşlenen suça hemen ceza vermemek ilahi bir ahlaktır.
“Misafire sunulan çorba” anlamıyla af kavramı, düşmana dostça davranmaktır. Kendine karşı bir hata işleyene misafir gibi davranıp, atılan taşa ekmekle karşılık vermek, eğitim açısından çok etkili bir davranıştır.
Fussilet Suresi 34. ayette şöyle buyurulmaktadır: “İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en iyi bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost olacaktır.” Ayetteki “en iyi bir şekilde önle” ifadesinden, en iyi metodun af olduğunu çıkarmak mümkündür.
“Ayak basılmamış sahipsiz toprak” manasıyla af, hiç eskimeyen ve tüm dünyanın malı olan evrensel bir değeri ifade etmektedir. Çünkü o, ayak altına alınamayacak, kötü anlamda kullanılamayacak ve her zaman masumiyeti muhafaza edebilecek bir değerdir. Affeden insan, ayak basılmamış cennete adım atmış demektir.
“Kolaylaştırmak” anlamıyla af, insan ile Allah, insan ile insan arasındaki ilişkileri kolaylaştırmakta, öfkelerin yutulmasını sağlamakta ve işleri yumuşatmaktadır. Affın “kolaylık” manasına geldiğini şu ayette görüyoruz: “Resulüm, sen kolaylık (af) yolunu tut; iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.” (Araf, 199). Din adamları, halka dinin kolay uygulamalarını tavsiye etmelidir. “Nafakadan arta kalan mal” anlamına gelen af kavramı, ihtiyaçtan fazlasını ifade etmektedir: “Sana ne harcayacaklarını soruyorlar. Af (ihtiyacınızdan fazlasını) de!” (Bakara, 219). İhtiyaçtan fazlasını fakire vermek, çok önemli bir fedakârlıktır. Affetmek de hakkından fedakârlık etmektir. Suçluyu cezalandırmak, normal bir davranıştır; ama fedakârlık yaparak affetmek artı bir değer olup insana büyük bir erdem kazandırır.
“Alacaktan vazgeçme” manasıyla af, “takvaya en yakın davranışlardan biri”dir. Affetmek de takvayı artırdığına göre, toplumun manevi bağışıklık sistemi afla kuvvetlenmektedir.
“Hataların silinmesi” manasıyla af, “insanın geçmişindeki olayların bir daha gündeme getirilmemesi” anlamını ifade etmektedir.
“Hafifletmek” anlamıyla affın, eğitim ve hukuk alanında çok önemli bir yeri vardır. Eğitim ve hukuk alanındaki kural ve kanunlar, genel anlamda insanlara zorluklar çıkarmış olabilir. Bu zorluklar, birtakım şikâyetlere de neden olabilir. Şikâyetleri dikkate alarak kural ve kanunlarda hafifletmeye gitmek, hukukun olmazsa olmazını teşkil eder.
“Rahatsızlığı gidermek” manasıyla af, psikolojik bir oluşumun adıdır. Günah veya suç işleyen insan, ruhen rahatsızdır. Manen hastalıklı olduğu için tedaviye ihtiyacı vardır. Af, ona bu tedaviyi sağlamakta ve onun psikolojik rahatsızlığını gidermektedir.
Bakara 109’daki “Affedin” ifadesine, “İşi sıkı tutun, kendinizi koruyun” manası verilebilir. Yani hasetliklerinden dolayı, sizi imandan küfre döndürme isteklerine karşı sıkı durun, kendinizi onların isteklerine kaptırmayın.
İLK HAC KAFİLESİ YOLA ÇIKIYOR
HAC görevini yerine getirmek için kutsal topraklara gidecek ilk hacı adayları 17 Eylül Pazartesi günü yola çıkıyor. Hacı adayları İstanbul, Ankara, Denizli, Gaziantep ve Hatay’dan uğurlanacak. Hac yolculuğuna ilk olarak 12 kafilelik 2 bin 400 kişi çıkacak. Son kafileler ise 25 Eylül’de Türkiye’den hareket edecek. Geri dönüşler de 30 Ekim’de başlayıp 29 Kasım’da son bulacak.
BAYRAKTAR HOCA YANITLIYOR
Namaz kılmayana kız verilmez mi?
- Bizim oralarda “Namaz kılmayana kız verilmez” diye bir düşünce var. Dinde böyle bir hüküm var mı? Ç.P.
* Bu görüş, yanlış bir görüştür. Bunun için Bakara Suresi’nin 221. ayetine bakılabilir.
Yemek duası sünnet mi?
- Dua yemeğin başında mı sonunda mı edilmelidir, sünnet midir? B.S.
* Dua yemeğin başında da olur sonunda da, ancak sonunda yapmak en doğrusudur. Eski peygamberlerden beri sofra duası vardır. Maide Suresi, Hz. İsa’nın sofra duası yaptığı suredir.
Helva dağıtmak doğru mu?
- Cenazeden sonra yemek ve helva dağıtmak doğru bir uygulama mı? T.N.
* Bunun dinle bir alakası yok. Bu örf ve âdettir.
- İntihar edenin akıbeti nedir?
- Hocam, bazen çaresizlik karşısında intihar edenler var. Bu kişilerin Allah katında durumları nedir? H.M.
* İntihar eden kişi ha kendini öldürmüş, ha başkasını fark etmez. Mahşerde adam öldürme muamelesini görecektir. Eğitim sistemimiz insanlara öyle bir bilinç ve iman vermeli ki insanlar intihara kalkışmasın.