Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Belçika’nın ulusal televizyon kanalı RTBF’in dün geceki bir programında yaptığı "şaka", ülke çapında siyaset ve medya dünyasında deprem yarattı.

      RTBF, "kurgu haber" yaparak, canlı yayında, "ülkenin Flaman kesiminin bağımsızlık ilan ettiğini" ve "Belçika devletinin öldüğünü" "flaş haber" olarak duyurdu.

      Bir kamu kuruluşu olan RTBF’in "senaryosu" çerçevesinde, Belçika Kralının ülkeyi terk ettiği ve "Kongo’ya kaçtığı" da Kraliyet Sarayı önünden yapılan canlı yayınla verildi.

      "Kurgu haber" kapsamında, "NATO’nun alarma geçtiği", "bazı bakanların kaçtığı", "havaalanının trafiğe kapandığı", "Flaman kentlerinde şenlikler yapıldığı" gibi "bilgiler", "düzmece görüntü ve röportajlarla" aktarıldı.
      Belçika medyası, bu tür "şaka haberleri" 1 Nisan günü yapıyor. Bu tarih dışındaki "şakalara" alışık olmayan ülke kamuoyunun yüzde 89’unun bu "flaş habere" inandığı ve panik yaşadığı belirlendi.

BELÇİKALILAR SARAYA YÜRÜDÜ

Binlerce kişi RTBF ve diğer basın kurumlarına telefon ederken, çok sayıda Belçikalı Kraliyet Sarayı’na yürüdü.
      Televizyon, bu gelişmeler üzerine ekranda alt yazılar geçerek, haberin "kurgu" olduğunu defalarca duyurdu.
      Haberin gerçek olmadığını anlayan kamuoyu, RTBF’in bu yöntemini "şoke edici" bularak kınıyor.

      Siyaset dünyası da ulusal televizyon kanalının bu programını ağır dille eleştirerek, sorumluların cezalandırılmasını istiyor.
      RTBF yetkilileri, "bazı gerçekleri kurgu filmlerde anlatmanın daha kolay ve etkili olduğu" görüşünü savunuyor ve bu programı hazırlamak için 2 sene çalışıldığını bildiriyor.
      
PROGRAM SON DERECE İNANDIRICI


      Belçika televizyonunun programının, "tesadüfen" değil, "ülke gerçeklerine uygun şekilde" hazırlandığı ve bu nedenle "son derece inandırıcı olduğu" gözlemleniyor.

      Belçika’da gelecek yıl yapılacak genel seçimler öncesinde, ülkenin Flaman kesiminde "bağımsızlık" veya "konfederasyon" projeleri ağırlık kazanıyor.
      Seçimlerden sonra "Federal Hükümet Başbakanı" olacağı savunulan Flaman Hristiyan Demokrat Parti (CDV) Başkanı Yves Leterme, "Belçika’nın, tarihin bir kazası" olduğunu, Flamanların yaşadığı Flandr bölgesinin ve Flaman menfaatinin Belçika’dan öncelikli olduğunu, "Flamanlar ile Valonlar arasında uçurumun derinleştiğini", Belçika halkını oluşturan bu etnik gruplar arasında sadece "kral, futbol takımı ve bira ortaklığı" kaldığını söylüyor.

      Flandr’ın bağımsızlığını hedefleyen, ancak "boşanmak için önce bir çift oluşturmak gerekiyor" diyen Leterme, Belçika’nın bölünmesi halinde, Brüksel bölgesine özel bir konum verilmesi gereğini savunuyor.

      Fransızca konuşan Belçikalıları "Flamanca öğrenecek yeteneği ve zekası olmayan insanlar" olarak nitelendiren ve Belçika Kralının dahi iyi Flamanca konuşamadığını öne süren Leterme’in bu sözleri, Valonlar tarafından "hakaret" olarak algılanıyor.

      "Belçika’nın gerçeklerine göre Valonların ve Flamanların sınırlarla birbirinden ayrılma hakkı olduğunu" söyleyen Leterme, "Belçika’nın kendi başına bir değeri olmadığını, kurumların koşullara uyarlanmaması halinde bu ülkenin hiçbir geleceği bulunmadığını" anlatıyor.

      Belçika’nın tarihin bir hatası olduğunu, bu topraklarda Belçika var olmadan önce de insanların yaşadığını söyleyen Yves Leterme, partisinin 2007 seçimlerinden sonra oluşacak bir koalisyona, ancak Flaman bölgesine daha fazla özerklik verilmesi koşuluyla katılacağını, Flaman menfaatinin öncelikli olduğunu belirterek, "ilke olarak bölücü olmadığını, ancak Flandr’ın tek başına yaşayabileceğini" ifade ediyor.
      
    

BAKMADAN GEÇME