Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Hayranlar daha büyük bir dünya değil eksiksiz bir "Hogwarts deneyimi" istiyor!

        2009 yılında Harry Potter ve Felsefe Taşı’nı ilk kez izlediğimde yalnızca bir filmle değil, yıllar boyunca hayatımın bir parçası olacak büyülü bir evrenle tanıştım. Ardından okuduğum ilk roman serisi de Harry Potter oldu. Geçen yıllar boyunca evrene dair yayımlanan kitapları, filmleri ve oyuncuların röportajlarını yakından takip ederken Hogwarts’a duyduğum merak ve heyecan hiç azalmadı.

        Şimdi ise Harry Potter evreni, HBO’nun hazırladığı yeni dizi uyarlamasıyla yeniden ekrana dönmeye hazırlanıyor. Aralık ayında izleyiciyle buluşması beklenen yapım, yıllardır bu hikayeyle büyüyen hayranlar için Hogwarts’a yeniden adım atmak anlamına geliyor. Benim için de bu dönüş, tarif etmesi zor bir heyecan taşıyor.

        REKLAM

        Bu heyecanı paylaşmak ve yeni uyarlamanın hayranlarda nasıl bir beklenti yarattığını görmek için dünyanın farklı yerlerinden, Harry Potter evrenini yakından takip eden hayranlara HBO dizisinden neler beklediklerini sordum.

        1 Eylül’de Hogwarts’ta yeni ders yılının başlaması vesilesiyle gelin, hep birlikte yeniden Hogwarts’a dönelim ve dünyanın dört bir yanındaki hayranların yeni Harry Potter dizisinden beklentilerine yakından bakalım.

        REKLAM

        BÜTÜN MESELE, HİKAYEYİ BU KEZ EKSİKSİZ ANLATMAK

        Araştırmaya katılan hayranların cevapları bir araya geldiğinde ilk ortaya çıkan sonuç oldukça net: Yeni diziden bambaşka bir Harry Potter hikayesi beklenmiyor. Beklenti, zaten sevilen hikayenin bu kez daha eksiksiz anlatılması.

        Araştırma kapsamında 36 farklı hesap yorum yaptı, bunların yaklaşık 34’ü doğrudan diziden beklentilerini paylaşan anlamlı yanıtlardı. Cevapların büyük bölümü kitaplara sadakat etrafında birleşiyor. Özellikle serinin dördüncü kitabından itibaren filmlerde hızlanan ve sadeleşen anlatının, dizi formatının sunduğu daha geniş zaman sayesinde yeniden kurulması isteniyor.

        REKLAM

        Hayranların önemli bir bölümü için mesele yalnızca kitapta bulunan sahnelerin ekrana taşınması da değil. Karakterlerin kişiliklerinin, ilişkilerinin ve gelişimlerinin de kitaptaki karşılıklarına daha yakın olması bekleniyor.

        Ron ve Ginny bu noktada özellikle öne çıkıyor. Ron’un filmlerde bazı özelliklerinin başka karakterlere aktarılması ve Ginny’nin kitaplarda sahip olduğu daha canlı kişiliğin yeterince yansıtılmaması, cevaplarda tekrar tekrar dile getiriliyor. Harry ile Ginny arasındaki ilişkinin de bu nedenle filmlerde olması gerektiği kadar inandırıcı bulunmadığını düşünen hayranlar var.

        REKLAM

        Kitaba sadakat konusunda özellikle karakterlerin ekrana yansıtılma biçimine dikkat çeken Mine Yağız da filmlerde yan karakterlerin zaman zaman geri plana itildiğini, yeni dizide ise Harry, Ron ve Hermione üçlüsünün dışındaki isimlerin de kendi ağırlıklarıyla var olmasını umduğunu söylüyor. Fragmanda Susan Bones ve Justin Finch-Fletchley gibi karakterlerin görünmesini bu açıdan önemli bir işaret olarak görüyor.

        Ezgi Avvurur ise beklentisini hikayenin duygusal çekirdeğine yerleştiriyor. Harry’nin Dursley ailesinin yanında maruz kaldığı onca travmaya rağmen iyiliği, şefkati ve bağ kurmayı seçebilmesinin serinin en değerli mesajı olduğunu vurguluyor. Sevginin ne olduğunu bilmeden büyüyen bir çocuğun Hogwarts’ta kendine bir aile kurmaya açık olmasının, yeni jenerasyonlara da geçmesini istiyor.

        REKLAM

        Hayranların ortak beklentisi sonunda tek bir cümlede toplanıyor: Daha fazla Harry Potter değil, daha eksiksiz bir Harry Potter.

        “BUNU NASIL FİLME KOYMADILAR?”

        Kurgu masasında geride bırakılan her sahne, aslında büyücülük dünyasından silinmiş koca birer hatıra. Filmlerde yer almayan ya da birkaç saniyeye sıkıştırılan detaylar sorulduğunda hayranların listesi kabarık: Peeves, Winky, Ludo Bagman, Ev Cini Refahını İlerletme Topluluğu, St Mungo Hastanesi ve Çapulcular'ın geçmişi ilk akla gelenler.

        Bu isimlerin ve mekanların eksikliği sadece bir yan karakter yoksunluğu değil. Her biri, sihir dünyasının Harry’nin kişisel savaşından çok daha büyük olduğunu kanıtlayan unsurlar. Hogwarts’ın dışındaki toplumsal yapıyı, farklı aileleri, kurumları ve karanlığa karşı verilen mücadelenin başka cephelerini görünür kılıyorlar.

        REKLAM

        Türkiye’den görüş veren hayranların da özellikle altını çizdiği konulardan biri Barty Crouch Jr. ve ailesinin hikayesi. Filmlerde büyük ölçüde sadeleştirilen bu bölümün kitapta çok daha karanlık ve karmaşık bir yapıya sahip olduğu düşünülüyor.

        Regulus Black’in hikayesi, Barty Crouch Jr.’ın Azkaban’dan kaçışı, kehanetin ayrıntıları, Snape’in bu kehanetteki rolü, Hogwarts Savaşı’nın daha geniş kapsamı ve Potterwatch yayınları da yeniden görmek istenen parçalar arasında.

        Çünkü eksik kalan her ayrıntı, başka bir hikayenin de kapısını beraberinde götürüyor.

        REKLAM

        VOLDEMORT’U SADECE KÖTÜ ADAM OLARAK BIRAKMAMAK

        Yeni dizinin omuzlarındaki en ağır yüklerden biri Voldemort’un geçmişi. Özellikle Melez Prens kitabında Düşünseli üzerinden inilen derinlikli anıların filmlerde büyük ölçüde budanması, Tom Riddle’ın çocukluğunun ve Gaunt ailesinin karanlık mirasının üstünkörü geçilmesine neden olmuştu.

        Hayranlar için bu anılar, sadece bir kötü adamın biyografisi değil. Tom Riddle’ın ölümsüzlük arzusunun nereden geldiğini, psikolojik arka planını ve hikayenin finale neden tam olarak o noktadan bağlandığını anlamanın tek yolu.

        REKLAM

        Mine Yağız bu durumu kusursuz bir örnekle özetliyor: Kitapları okumadan sadece filmleri izleyen seyirciler, Voldemort’un neden özellikle Harry’yi hedef aldığını tam olarak kavrayamayabiliyor. Bizler zihnimizdeki arka plan bilgisiyle ekrandaki boşlukları otomatik olarak dolduruyoruz; ancak o dünyaya dışarıdan bakan biri için eksik parçalar hikayenin iskeletini sarsıyor. Dolayısıyla geçmişin daha geniş işlenmesi nostaljik bir heves değil, anlatıyı bütünlüklü hale getirme zorunluluğu.

        HOGWARTS BU KEZ SADECE BİR FON OLMASIN

        Yeni dizinin görsel dünyasına dair beklentiler ise tek bir çizgide ilerlemiyor.

        REKLAM

        Bazı hayranlar filmlerin Hogwarts, Hogsmeade, Diagon Alley ve kostümler üzerinden kurduğu estetik dünyayı hala çok güçlü buluyor ve bunun tamamen geride bırakılmasını istemiyor. Filmlerle özdeşleşen bazı görsel unsurların korunması gerektiğini düşünenler var.

        Ancak bir başka beklenti de aynı derecede güçlü: Yeni yapım filmlerin kopyası olmasın.

        Özellikle son filmlerde belirginleşen karanlık ve gri atmosferden uzaklaşılması, 90’lar hissinin daha görünür hale gelmesi, daha renkli bir dünya kurulması ve büyünün görsel dilinin yeniden düşünülmesi isteniyor.

        REKLAM

        Fragman üzerinden yapılan değerlendirmelerde Hogwarts’ın da bu açıdan değişen bir karaktere sahip olabileceği görülüyor. Filmlerde daha epik, anıtsal ve gotik görünen yapı, yeni yapımda doğayla daha iç içe bir dünya olarak tarif ediliyor.

        Ezgi Avvurur, yayınlanan ilk ipuçlarından hareketle filmlerdeki epik ve gotik yapının yerini doğayla bütünleşen, sarmaşıkların içeri uzandığı daha organik bir Hogwarts’a bırakabileceğini belirtiyor.

        Buradaki beklenti aslında çok net: Hogwarts sadece büyük savaşların yaşandığı görkemli bir fon olmasın. Öğrencilerin derslere yetiştiği, koridorlarda kaynaştığı, sınıflarda küçük kazaların yaşandığı, kendi gündelik hayatı olan "yaşayan" bir okul gibi davransın. Uzun dizi formatı, tam da bu gündelik anlara nefes aldırmak için en doğru zemin.

        REKLAM

        HAYRANLARIN ARADIĞI ŞEY, YAŞAYAN BİR DÜNYA

        Araştırmadaki cevapların belki de en ilginç ortak noktası, büyük olaylardan çok küçük anlara duyulan özlem.

        Hayranlar dersleri, koridorları, sınıfları, öğrencilerin gündelik hayatını, küçük kazaları ve Hogwarts evleri arasındaki ilişkileri daha fazla görmek istiyor. Yani Hogwarts yalnızca Harry’nin hikayesinin geçtiği bir mekan değil, kendi hayatı olan bir okul olarak kurulmalı.

        Kitaptaki kıyafetlerden günlük okul rutinlerine kadar ayrıntılı bir dünya isteyenler de var. Bazı hayranlar ise Hogwarts’ın yalnızca Harry’nin gözünden anlatılmamasını ve okulun ondan bağımsız olarak da yaşayan bir yer olduğunun hissettirilmesini bekliyor.

        REKLAM

        Bu beklenti, dizi formatının en önemli avantajlarından biri olarak görülüyor. Öğrencilerin derslere yetişmesi, koridorlarda karşılaşması, sınıflarda hata yapması ya da okul içinde kendi küçük hikayelerini yaşaması gibi kitaptaki gündelik ayrıntılar, uzun anlatı süresi sayesinde daha fazla yer bulabilir.

        Böylece Hogwarts bir dekor olmaktan çıkıp karakterlerden biri gibi davranan bir dünyaya dönüşebilir.

        FİLMLERİN YERİNE DEĞİL, YANINA YENİ BİR HARRY POTTER

        Yeni dizinin karşısındaki en büyük duygusal meselelerden biri filmlerin bıraktığı miras.

        REKLAM

        Harry Potter denince akla gelen logo, müzik, mekanlar ve oyuncuların yüzleri yıllar içinde güçlü bir hafızanın parçası oldu. Bu nedenle yeni uyarlamaya yönelik ilk tepkilerin önemli bir bölümü kaçınılmaz olarak “eskisinin yerini tutabilir mi?” sorusu etrafında şekillendi.

        Mine Yağız, dizinin duyurulduğu ilk dönemde filmlerle yapılan kıyaslamaların ne kadar sert olduğunu hatırlatıyor. Ona göre aynı kitap serisinin farklı dönemlerde farklı biçimlerde uyarlanabilmesi, bu dünyanın geleceği açısından değerli.

        REKLAM

        Hayranların cevaplarında da benzer bir yaklaşım görülüyor. Kimileri filmlerin görsel mirasının korunmasını isterken kimileri dizinin kendi kimliğini oluşturması gerektiğini savunuyor. Ortak payda ise basit: Yeni yapım eski filmlerin bir kopyasına dönüşmesin.

        Bir başka deyişle, mesele filmleri unutmak değil. Onların yanında yeni bir Harry Potter hafızasının oluşmasına izin vermek.

        HOGWARTS’A DÖNMEK, HER YAŞTA BAŞKA BİR HİS

        Yeni dizinin hayranlar için anlamı yalnızca bir uyarlamanın yeniden başlamasından ibaret değil. “Hogwarts’a dönüş” ifadesinin kendisi, yıllar içinde değişen bir ilişkinin karşılığı.

        REKLAM

        Ezgi Avvurur için Hogwarts, zaman içinde hayatın zorlaştığı anlarda dönülebilen bir limana dönüşmüş. Çocukken Harry’nin bütün yaşadıklarına rağmen iyiliği, şefkati ve arkadaşlığı seçebilmesinden etkilendiğini anlatıyor.

        Mine Yağız’ın Harry Potter’la ilişkisi ise yıllar içinde farklı biçimlere bürünmüş. Serinin ilk kitaplarını arkadaşlarından ödünç alarak okumaktan YouTube’a, forumlara, role-play platformlarına ve film lokasyonlarını gezmeye kadar uzanan bir deneyimden söz ediyor. Bugün kendisini bir Hogwarts mezunu gibi hissediyor.

        REKLAM

        Bu yüzden yeni diziden eski heyecanını birebir geri getirmesini beklemiyor. Yeni neslin o dünyayla ilk kez tanışmasına, kendi kuşağının ise uzun zamandır bildiği bir yere yeniden dönmesine izin vermesini istiyor.

        Bu iki duygu aslında birbirinden çok uzak değil.

        Çocukken Hogwarts’a gitmeyi hayal edenlerle bugün o dünyanın nostaljisini yaşayanların ortak noktası, aynı evrenin farklı yaşlarda başka anlamlar taşıyabilmesi. Bazen bir kabul mektubu beklemek, bazen bir kitabın sayfalarına sığınmak, bazen kendi hikayeni yazmak, bazen de yıllar sonra ekranda yeniden o koridorları görmek.

        REKLAM

        1 EYLÜL’E DOĞRU, HOGWARTS YENİDEN YAŞAMAYA BAŞLIYOR

        Kitaplara sadakat, filmlerde kesilen hikayelerin geri dönmesi, Ron ve Ginny gibi karakterlerin daha doğru işlenmesi, Voldemort’un geçmişinin derinleştirilmesi ve Hogwarts’ın gerçekten yaşayan bir dünya gibi hissettirilmesi en güçlü beklentiler arasında.

        REKLAM

        Bunun yanında hayranlar, filmlerin hafızalara kazınan görsel dünyasının tamamen geride bırakılmasını değil, onun üzerine yeni bir estetik kurulmasını istiyor. 90’lar atmosferinin daha belirgin hissedildiği, sihrin farklı bir görsel dille ele alındığı ve Hogwarts’ın daha renkli, gündelik ve canlı bir dünya olarak karşımıza çıktığı bir uyarlama beklentisi öne çıkıyor.

        Bütün bu taleplerin merkezinde ise tek bir fikir var: Hayranlar yeni bir Harry Potter hikayesi istemiyor. Yıllardır sevdikleri hikayeyi bu kez bütün parçalarıyla görmek, filmlerde yarım kalan dünyaya yeniden dönmek istiyor.

        REKLAM

        Şimdi yeni ders yılı başlamak üzere. Hogwarts Ekspresi’nin kalkacağı Peron 9 üç çeyrek yine bizleri bekliyor. Büyülü evrenin yeni sayfası açılana ve diziyle yeniden Hogwarts’a dönene kadar... Muziplik tamamlandı.

        ÖNERİLEN VİDEO
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ