Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Beşiktaş deplasmanda kaybetmeme serisini sürdürdü. Malatya karşısında alınan 3 puan şampiyonluk yarışı adına büyük önem taşıyordu. Fenerbahçe ve Galatasaray’ın ensesinde olmayı, bu yarışta "Ben de varım" mesajını verdi siyah-beyazlılar.

Malatyaspor uzun süredir galip gelemeyen bir takım. Teknik direktör değişikliği de bu gidişi değiştirmeye yetmedi anlaşılan. 8 maçtır kazanamayan bir takımın daha agresif bir oyun ortaya koymasını bekliyorduk açıkçası.

İlk yarı karşılıklı kullanılamayan birer gol girişimi dışında iki takımında ciddi pozisyonu yoktu. Oyun ikinci yarı daha tempolu geçti. Oyuncular kötü zemine rağmen topu iyi kullanmaya çalıştılar. Ancak zeminin engebeli oluşu dikkat çekti. İyi pas yapmayı engelleyen önemli bir etkendi zemin.

Oyuncuların ve teknik adamlarını bu konudaki şikayeti sonuna kadar haklıydı. Ne yazık ki, bir süredir birçok sahamızda aynı sorunu görüyoruz. Belki de kar yağışı zeminlerin bozulmasında rol oynamıştır. Yine de bu konuyu ıskalamamak gerekir. Oyun kalitesine ciddi anlamda etki yapan zeminlerin yeniden gözden geçirilmesi bir zorunluluk.

Malatyasporlu oyuncuların şampiyonluk yarışının en önemli adayına pozisyon vermedik diye övünmeleri ne kadar önemliyse, kendilerinin de pozisyon bulamayışına dikkat çekmeleri gerekir.

Yeni bir teknik adamla sıkıntılı süreci çözmek isteyen Malatyaspor, eldeki oyuncuları daha iyi kullanmalı. Kenarda bekleyen golcüler buna bir örnek.

Beşiktaş, Atiba’nın attığı bir golle kazanmayı başardı. Bugüne dek çok övdüğümüz golcüler bu kez ortada yoktu. Aboubakar ve Larin etkisiz kaldılar. Yakaladıkları pozisyonları iyi kullanamadılar.

Aboubakar’ın 85. dakikada oyundan çıkarken gösterdiği tepki ise anlamsızdı.

Sergen Yalçın, öncelikle gol yemeden neler yapabiliriz diye düşünmüş. Rakibin üstlerine geleceğini varsayarak Necip tercihini kullandı. İkinci yarı, Mensah’ı oyuna alması doğruydu. Topa daha çok sahip olup, savunma arkasına sarkmak istedi.

Atiba dışında orta alanda bir yorgunluk vardı. Üretim konusunda sıkıntı yaşandı. Kenarlarda istenildiği gibi çalışmadı. Son dakikalarda oyuna giren Gökhan Töre, iki kez gol girişiminde bulundu. Toplara kötü vurdu. Bu oyuncunun kısa süre içerisinde pozisyon bulması dikkat çeken bir başka durumdu. Tam hazır olduğunda Sergen Yalçın’ın elini çok güçlendireceği ortada.

Asıl üzerinde durulması gereken iki önemli ayrıntıya odaklanmak gerekiyor. Birincisi Atiba’nın sergilediği oyun. 38 yaşında 90 dakika sahada kalan, her maç aynı tempoyu gösteren Atiba, zor durumda attığı golle maçın kazanılmasında en önemli adam oldu. Bu yaşta aynı heyecan ve mücadele ile takdir edilmesi gereken bir oyuncu. Açıkçası "38 yaşındaki ihtiyar maçı" aldı diyebiliriz.

İkinci dikkat çeken olay ise kaleci Utku. İki önemli kurtarış yaptı. İki kaleci de Beşiktaş gibi bir takımın kalesini koruyan genç oyuncu olarak övgüyü hak eden isimler aslında. Beşiktaş herhalde 10 yıl kaleci sorunu yaşamaz bu gidişle.

Hakeme gelince vasattı. Faul kararları, topun taç ya da kornere çıkışlarında verdiği yanlış kararlar çok fazlaydı. Oyunun önüne geçmese de performansı kötüydü.