Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Fenerbahçe şampiyonluk yolunda ciddi bir çelme yedi. Göztepe karşısında alınan yenilgi aslında çok da yadırganmadı.
Nedeni Sarı-Lacivertlilerin sezon başından bu yana nasıl oynadığını ya da ne yapacağını artık bilmeyen yok. Rakipler buna göre kendi pozisyonlarını alıyorlar.
Peki Fenerbahçe ne yapıyor? Kendi oyununu oynuyor diyebilirsiniz. Bu oyunun ne olduğunu herkes bildiğine göre, neden farklı bir kurguya gitmiyor?
Erol Bulut ve teknik heyet, Göztepe’nin nasıl bir oyun planı uygulayacağını herhalde konuşmuşlardır. Sokaktaki herhangi birisine sorsanız, "Göztepe savunmada kalır. Kontra toplarla gol arar. Halil’e dikkat” diye söylerler.
Maçın henüz 9. dakikasında yenilen gol tam bir dersliktir. Antrenmanlarda bunun üzerine çalışma yapılır. Yapılan hata büyük. Önce Caner adamını nasıl tutacağını bilmiyor. Son adam olarak Halil’in önünde beklemesi büyük yanlıştı. Bir başka büyük yanlış ise, korner atışında iki stoperini rakip ceza alanına gönderen Erol Bulut, topun döneceğini herhalde düşünmüştür! Dikkat edilecek olursa, rakip ceza yayında tek bir Fenerbahçeli yok. Yani anlayacağınız yanlış duruş sonucu yenilen bir gol var. Hata üstüne hata yapılarak gol hediye edildi.
Bir başka sorun ise duran topları kimin kullanacağı belirsiz. Verilen her faul atışında en az 3 oyuncu topun başına geliyor. Caner, Valencia, Mesut. Oysa bu konuda takımın hatta ligin en iyi top kullanan oyuncusu Sosa. Neden bu oyuncu serbest atışları kullanmıyor? Erol Bulut bu konuda bir direktif mi vermiş? Anlayamadık.
Bir başka hata ise Mesut’un son düdüğe kadar 96 dakika oyunda kalmasıydı. Fiziksel olarak henüz hazır olmayan Mesut’u son ana kadar sahada tutmak Erol Bulut’un bir başka yanlışıydı.
Oyun olarak Mesut’a bakıldığında sahada boşa kaçan, top isteyen, rakip markajından kurtulan tek oyuncuydu. Oyuncular Mesut’u bir türlü anlayamadılar. Üstelik Mesut ayağına topu aldığında arkadaşlarına bakıyor. Rakip arkasına kaçan, boşa çıkan hiç kimse yok. O da mecburen ya yana ya da geriye oynuyor. Bu sorunu Erol Bulut çözmek zorunda. Bu kadar kıymetli bir oyuncuyu iyi kullanmak takıma büyük güç katacaktır.
İstatistik üzerinden bakıldığında Fenerbahçe’nin 22 şutu var. 5’i isabetli. Buna karşın Göztepe’nin 6 net gol girişimi ve bir golü var. Oyunun büyük bölümünde top Sarı-Lacivertlilerde olsa da oyun ellerinde değildi.
Bu anlamda Fenerbahçe’nin çok acil taktik başta olmak üzere değişikliklere gitmesi gerekiyor. Görünen köy kılavuz istemez. Her takımın Göztepe gibi oynayacağı varsayılırsa Fenerbahçe’nin gol atması çok zor gibi gözüküyor.
Fenerbahçe’nin yaptığı değişikliklerin de çok fazla bir anlam ifade etmediğini söylemeliyiz. Thiam, Samatta, Cisse, Sinan, Valencia, Osayi birbirine benzeyen oyuncular. Biri çıksa diğeri girse çok fazla bir şey ifade etmiyor.
Rakibin arkasına kaçan, topu tutan, set görevi yapan yok. Hatta çalım atan bir Fenerbahçeli var mı?
Futbolcular artık “ biz ne yapıyoruz?” diye kendilerine sormalı. Oynuyormuş gibi yapmaktan vazgeçsinler. Sezon bitecek hala maçı çevirecek bir hamle görmek mümkün değil.
Maç boyunca yapılan ortaların biri bile değerlendirilemedi. Hava toplarının tamamını Göztepe’nin iki stoperi Alpaslan ve Atınç çok rahat karşıladı. Dönen topları da kazanan yine konuk takım oyuncuları oldu.
Keşmekeş bir oyun. Doldur boşalt. Hücum çeşitliliği yok.
Teknik direktörden, futbolcusuna herkes artık kendine gelsin. Psikolojik yıkım başlarsa amaca ulaşmak zorlaşır. Bu nedenle Trabzonspor maçı bir dönem noktasıdır.