Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

IMF sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, uluslararası toplumun görüşlerinin her zaman olduğu gibi IMF'ye rehberlik ettiği kaydedildi.

Açıklamada, "Şu anda uluslararası toplumda Afganistan'daki hükümetin tanınması konusunda bir netlik yok ve bunun sonucu ülke SDR'lere veya diğer IMF kaynaklarına erişemez." ifadesi kullanıldı.

AFGAN HÜKÜMETİNİN NAKİT REZERVLERİNİN BÜYÜK KISMI ÜLKE DIŞINDA

Öte yandan The New York Times'ın bugün yayımlanan haberinde, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin Taliban'ın IMF'nin gelecek hafta Afganistan'a sağlamayı planladığı 400 milyon doların üzerindeki SDR tahsisini engellemek için çalıştığı kaydedilmişti.

Afganistan'ın Taliban'ın kontrolüne girmesiyle ülkeden ayrılan eski Afganistan Merkez Bankası (DAB) Başkanı Ecmel Ahmedi ise Afgan hükümetinin 9 milyar dolarlık nakit rezervlerinin büyük kısmının ülke dışında tutulduğunu bildirmişti.

Ahmadi, bu paranın yaklaşık 7 milyar dolarının, tahvil, nakit, altın ve başka yatırım türleri halinde ABD Merkez Bankasında (Fed) tutulduğunu belirterek, geriye kalan kısmın da İsviçre'deki Uluslararası Ödemeler Bankasında ve başka uluslararası hesaplarda olduğunu kaydetmişti.

The Washington Post'un dün konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde de Biden yönetiminin pazar günü Afgan hükümetinin ABD bankalarındaki rezervlerini dondurarak Taliban'ın ABD kurumlarında tutulan milyarlarca dolara erişimini engellediği aktarılmıştı.

TALİBAN'IN AFGANİSTAN'A HAKİM OLMA SÜRECİ

ABD ile Taliban arasında Şubat 2020'de varılan barış anlaşması çerçevesinde bu yıl uluslararası güçlerin Afganistan'dan geri çekilme süreci başladı.

Anlaşma, yabancı güçlere saldırılmamasını öngörürken Taliban'ın Afgan güvenlik güçlerine yönelik eylemlerine dair hüküm getirmedi.

Afgan hükümetiyle Doha'daki müzakereleri devam ettiren Taliban, eş zamanlı şekilde, hazirandan bu yana şiddetli saldırılarla Afganistan'da birçok ilçeye, son bir ayda da vilayet merkezlerine hızla hakim oldu.

Başkent Kabil'i kuşatan Taliban, 15 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Eşref Gani'nin ülkeyi terk etmesinin ardından kenti çatışmasız şekilde kontrolüne aldı.