Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımına başlanan Dolmabahçe-Levazım Tüneli kapsamında Maçka Parkı’nın 3 bin 500 metrekarelik bölümünde 176 ağacın taşınması İstanbul gündeminde ilk sıraya oturdu. Sadece Maçka Parkı değil, kent genelinde birçok park, çeşitli metro, tünel, kavşak ve yol çalışmaları nedeniyle şantiyeye dönmüş durumda. Böyle büyük projelerin parklardan, yeşil alanlardan geçmesi bir yandan çevrecilerin eleştirilerine maruz kalırken diğer yandan da başka bir soruna gebe. Zira söz konusu parklar aynı zamanda deprem toplanma alanları... Gazete Habertürk'ten Can Mete'nin haberi...

AFAD’ın (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) Habertürk’le paylaştığı 2016 verilerine göre; İstanbul’da toplam 2354 toplanma alanı var. En çok toplanma alanı Ümraniye (132), Ataşehir (121), Silivri (119) ve Kartal’da (100) bulunuyor. En az ise Şile (14), Başakşehir (12), Zeytinburnu (22), Beyoğlu (27) ve Esenyurt’ta (19).

470’TEN 77’YE DÜŞTÜ

Olası İstanbul depremi gerçekleştiğinde İstanbulluların kriz anında güvenle toplanacağı, yemek, su, tuvalet gibi ihtiyaçlarını belirli bir süre karşılayacağı ve gerekli yardımı bekleyeceği alanlar olarak bilinen deprem toplanma alanlarının başını kent içi parklar çekiyor. Fakat parklarda yürütülen projeler, akla ‘Deprem olduğunda nerede toplanacağız’ sorusunu getiriyor. TMMOB’nin (Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği) paylaştığı veriler de bu endişeleri destekler nitelikte. Şöyle ki; TMMOB’nin açıkladığı bilgilere göre; Afet Koordinasyon Kurulu, 1999-2003 yılları arasında kentte 470 yeni afet toplanma alanı belirlemişti. Ancak İBB Deprem ve Doğal Afet Komisyonu’nun 2016 Aralık ayı raporunda yeni belirlenen bu toplanma alanlarının sayısının 77’ye düştüğü belirlendi. Kimi AVM’ye, otele, rezidansa dönüştü, kiminin üstünden köprü, yol geçti... Olası bir İstanbul depremini beklerken biz de HT İstanbul olarak megakentin toplanma alanı gerçeğini ele aldık. İşte rakamlarla, uzmanların görüşleriyle İstanbul’daki durum...

PARKLAR ŞANTİYEYE DÖNDÜ

Ulaşım ile ilgili projeler kapsamında müdahale edilen parklara dair birçok örnek mevcut. Geçtiğimiz dönemde Bebek’te bulunan Aşiyan Parkı, Hisarüstü- Aşiyan füniküler inşaatı için kapatılmıştı. 3 bin 56 metrekare büyüklüğündeki parkta çalışmalar devam ediyor. Kadıköy’deki Göztepe 60. Yıl Parkı da çalışmalardan nasibini aldı. Ümraniye-Ataşehir- Göztepe Metro inşaatı için bir bölümü metro çalışmaları kapsamında kapalı durumda. 80 bin metrekarelik alanı ve çevresinde yüksek bina bulunmaması sebebiyle park sadece Kadıköy’ün değil Anadolu Yakası’nın en önemli toplanma alanları arasında yer alıyor. Beşiktaş’ta bulunan Fındıklı Parkı da Kabataş-Mecidiyeköy- Mahmutbey Metro Hattı projesi kapsamında şantiyeye dönmüş durumda. 16 bin metrekare alanı ve acil durumda denizden taşıma yapılabilecek lokasyonu ile Fındıklı Parkı Kabataş, Karaköy, Dolmabahçe gibi alanların ihtiyaç anında kullanabileceği alanların başında geliyor. Toplanma alanlarının niteliklerine dikkat çeken deprem uzmanı Yard. Doç. Oğuz Gündoğdu: “Söz konusu depremin sonuçlarının 1999’dan çok daha ağır olmasını bekliyoruz. Dolayısıyla alınacak tüm tedbirler o dönemden çok daha ileri seviyede olmalı. Bina stoku ve nüfus arttı bu yüzden toplanma alanları da gerek sayı olarak gerek de yüzölçümü olarak artmalıydı. Sayının gerilemesi korkutucu fakat bir o kadar korkutucu olan unsur da bu alanların niteliği. Toplanma alanlarını insanların gidip bekledikleri yer olarak düşünmemek lazım. İlkyardım, sağlık, beslenme, su, konaklama gibi tüm ihtiyaçlar bu alanlarda karşılanacak. Bizim şu anda bu alanların tamamını belirlemiş, sayıyı artırmış, en fazla altyapıyla ilgili ufak ayrıntıları tartışıyor olmamız gerekirdi. Parkların kıymetini afette anlayacağız” dedi.

‘HER PARKTA TOPLANILMAZ’

Türkiye’deki toplanma alanı algısının değişmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu şu değerlendirmeyi yaptı: “Şehir merkezlerindeki tüm park, bahçe ve boş araziler toplanma alanı olarak kabul ediliyor. Bu alanların tamamının deprem toplanma alanı olarak kullanılması mümkün değil. Çıplak bir park sadece yüzölçümü nedeniyle alan olarak kabul edilir ve öyle muamele yapılırsa afet anında çok büyük sıkıntılar doğar. Bu parkların çoğunda altyapı, su deposu, foseptik çukuru yok. Bu alanların nazım planlarında işaretlenmesi, gerekli şartlarının sağlanması ve buna göre hareket edilmesi gerekiyor. Planlarda her boş alan toplanma alanı olarak gözüküyor ama kâğıt üstünde bu böyle.”

BİLİNEN TOPLANMA ALANLARI

Taksim Gezi Parkı, Beşiktaş’ta Maçka Demokrasi Parkı, Fındıklı, Şair Nedim, Abbasağa, Balmumcu, Bebek Aşiyan Parkı, Ulus Parkı, Yıldız Parkları, Fatih Gülhane Parkı, Sarıyer’de Emirgan Parkı, Kadıköy Göztepe, Moda ve Özgürlük Parkları, Üsküdar Millet Parkı, Başakşehir’de Bahçeşehir Park Gölet, Kartal Dragos Sahili, Çekmeköy Doğa Parkı, Bakırköy Botanik Parkı, Ataşehir’de Mehmet Akif Ersoy Parkı, Kağıthane Hasbahçe Mesire Alanı, Eyüp Mostar Parkı ve Rami Kışlası, Şişli 75. Yıl Çocuk Parkı, Avcılar Denizköşkler Sahil Parkı.

‘4’TE 3’Ü İMARA AÇILDI’

İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna da, 1999 depreminin 18. yılında yaptığı açıklamada 1999-2003 arasında yeni belirlenen afet toplanma alanlarının sayısının yüzde 84 azaldığına, bu yeni toplanma alanlarının 4’te 3’ünün inşaata açıldığına dikkat çekmişti. İmara açılarak toplanma alanı işlevini yitiren bölgelerden Zincirlikuyu, Bahçelievler, Bakırköy ve Bayrampaşa’da AVM’ler yapılırken, Mecidiyeköy ve Ataşehir’e gökdelenler, Beşiktaş ve Göztepe’ye ise rezidanslar inşa edildi.

‘SAYI ARTMALI NİTELİKLİ OLMALI’

Prof . Dr. Kadıoğlu ve Yard. Doç. Dr. Gündoğdu, afet toplanma alanlarının niteliklerinin yanı sıra sayılarının da en az ikiye katlanarak olası depreme hazır hale getirilmesi gerektiği konusunda birleşti. Toplanma alanlarının imar iskân planlarına işlenmiş olması gerektiğini belirten Mikdat Kadıoğlu, “Boş arazileri planlıyoruz ama özel mülk olduğu için başka amaçlarla kullanılabiliyor. Toplanma alanları birçok parametreyi barındırmalı ve sayıları mutlak suretle artmalı” diye konuştu.

‘156 ÇADIRKENT KURULACAK ALAN BELLİ’

İstanbul Valisi Vasip Şahin, Deprem Haftası dolayısıyla, beklenen İstanbul depremine ve yürütülen çalışmalara dair yeni bilgiler paylaştı. İstanbul’un, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nden sonra hızlı bir şekilde depreme hazırlık çalışmalarına sahne olduğunu dile getiren Şahin, Dünya Bankası ve bazı kredi kuruluşlarının desteğiyle yürütülen İSMEP aracılığıyla 10 yılda çok ciddi çalışmaların yapıldığını söyledi.

Valilik bünyesindeki bir birimin uhdesindeki proje kapsamında İstanbul’daki okul, hastane, yurt ve idare binalarının elden geçirildiğini aktaran Şahin, toplanma alanlarıyla ilgili de şu bilgileri verdi: “İstanbul’da 2 bin 285 toplanma alanımız var. Bu 2 bin 285 alanımız, hem ilçe belediyelerimiz hem de İBB tarafından belirlenmiş ve haritalara işlenmiştir. Onun ötesinde de 156 konteyner ya da çadırkent kurulacak alan belirlenmiş, bunun 100’ü Avrupa Yakası’nda, 56’sı da Anadolu Yakası’nda olacak. Bunlar 1 milyon 120 bin kişiyi barındırabilecek kapasitede. Güçlendirilen veya yeni deprem yönetmeliğine göre yeniden yapılan okullarımız, camilerimiz ve spor salonlarımız başta olmak üzere birçok kamu kurum binasını barınma merkezi olarak da belirledik. Bunlarla birlikte buralarda yaklaşık 2 milyon 400 bin insanımız barınabilecek.”