İzmir Cuma saati - İzmir'de bugün Cuma namazı saat kaçta? (4 Mayıs 2018)
İzmir Cuma saati bilgisi, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın internet sitesi üzerinde yer alan namaz vakitleri sayfasında yer alıyor. Namazı kılacak olan vatandaşlar, bu ekran üzerinden İzmir'de Cuma namazının saat kaçta olduğunu öğrenebiliyor. Peki İzmir'de Cuma namazı saat kaçta? İşte 4 Mayıs İzmir Cuma saati...
İzmir'de yaşayan ve Cuma namazını kılacak olan vatandaşlar, şehirlerinde bu hafta Cuma namazının saat kaçta kılınacağı bilgisini Diyanet İşleri Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan namaz vakitleri sayfasından öğrenebiliyor. Peki İzmir'de bugün Cuma namazı saat kaçta kılnacak? İşte İzmir Cuma saati ve detaylar...
İZMİR'DE CUMA NAMAZI SAAT KAÇTA?
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan bilgiye göre, İzmir'de bugün Cuma namazı saat 13:14'te okunacak olan öğle ezanı sonrasında kılnacak ve İslam'ın önemli bir ibadeti idrak edilecek.
CUMA NAMAZI NASIL KILINIR?
Cuma namazı, farz namazlardan olup, Cuma günü öğle namazı vaktinde kılınır. Cuma namazının özelliklerinden birisi de namazdan önce hutbe okunmasıdır. Cuma namazı 10 rekattır ama nafile namazlarla birlikte 16 rekat namaz kılınır.
Cuma namazı aşağıdaki şekilde kılınır:
4 rekat cumanın ilk sünneti,
2 rekat cumanın farzı,
4 rekat cumanın son sünneti,
4 rekat Zuhri ahir,
2 rekat vaktin son sünneti.
4 REKAT CUMANIN İLK SÜNNETİ
Namaza Başlarken
- İlk olarak Niyet edilir "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü cuma namazının ilk sünnetini kılmaya",
- "Allahu Ekber" diyerek İftitah tekbiri alınır,
- Eller bağlanır ve namaza başlanır (Erkekler; göbek altında sağ eli sol elin üzerine bağlarlar)...
1. rekat
- "Sübhaneke" okunur,
- "Euzü-Besmele" çekilir,
- "Fatiha Sûresi" okunur,
- "Namaz Sûresi" okunur,
- "Allahü Ekber" diyerek "Rüku"a eğilinir ve üç defa "Sübhane Rabbiye'l-Azim" denir. Rükudan doğrulurken "Semi Allahü Limen Hamideh", tam dik durunca ise "Rabbena Lekel Hamd" denir,
- "Allahü Ekber" diyerek iki defa "Secde"ye gidilir ve üç defa "Sübhane Rabbiyel-a'lâ" denir,
- "Allahü Ekber" diyerek "Kıyam"a geçilir yani ayağa kalkılarak ikinci rekata başlanır...
2. rekat
- "Besmele" çekilir,
- "Fatiha Sûresi" okunur,
- "Namaz Sûresi" okunur,
- "Allahü Ekber" diyerek "Rüku"a eğilinir,
- "Allahü Ekber" diyerek iki defa "Secde"ye gidilir,
- "Ka'de-i ahîre" yani oturuşa geçilir,
- Oturuşta "Ettahiyyâtü" okunur,
- "Allahü Ekber" diyerek "Kıyam"a geçilir yani ayağa kalkılarak üçüncü rekata başlanır...
3. rekat
- "Besmele" çekilir,
- "Fatiha Sûresi" okunur,
- "Namaz Sûresi" okunur,
- "Allahü Ekber" diyerek "Rüku"a eğilinir,
- "Allahü Ekber" diyerek iki defa "Secde"ye gidilir,
- "Allahü Ekber" diyerek "Kıyam"a geçilir yani ayağa kalkılarak dördüncü rekata başlanır...
4. rekat
- "Besmele" çekilir,
- "Fatiha Sûresi" okunur,
- "Namaz Sûresi" okunur,
- "Allahü Ekber" diyerek "Rüku"a eğilinir,
- "Allahü Ekber" diyerek iki defa "Secde"ye gidilir,
- "Ka'de-i ahîre" yani son oturuşa geçilir,
- "Ettahiyyâtü" okunur,
- "Allahümme Salli" okunur,
- "Allahümme Barik" okunur,
- "Rabbena Atina" okunur,
- "Rabbena Firli" okunur,
- "Esselamü Aleyküm Ve Rahmetullah" diye selam verilerek namaz tamamlanır.
2 REKAT CUMANIN FARZI
Namaza Başlarken
- İlk sünnet kılındıktan ve imam minbere çıkıp oturduktan sonra, müezzin cami içinde ikinci ezanı okur. İmam hutbeyi okur ve dua eder. Daha sonra müezzin kamet getirir ve cuma namazın farzı için herkes ayağa kalkar.
- İlk olarak Niyet edilir "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü cuma namazının farzını kılmaya, uydum hazır olan imama",
- "Allahu Ekber" diyerek imam İftitah tekbiri alır, bizde kendi içimizden tekbir alırız,
- Eller bağlanır ve namaza başlanır...
1. rekat
- "Sübhaneke" okunur,
- İmam Fatiha suresi ve namaz suresi okur, bizde imamı dinleriz,
- İmam "Allahü Ekber" der ve "Rüku"a eğilinir ve üç defa "Sübhane Rabbiye'l-Azim" denir. Rükudan doğrulurken imam "Semi Allahü Limen Hamideh" der, tam dik durunca bizde "Rabbena Lekel Hamd" deriz,
- İmam "Allahü Ekber" der ve iki defa "Secde"ye gidilir ve secdede üçer defa "Sübhane Rabbiyel-a'lâ" deriz,
- İmam "Allahü Ekber" der ve "Kıyam"a geçilir yani ayağa kalkılarak ikinci rekata başlanır...
2. rekat
- İmam Fatiha suresi ve namaz suresi okur, bizde imamı dinleriz,
- İmam "Allahü Ekber" der ve "Rüku"a eğilinir,
- İmam "Allahü Ekber" der ve iki defa "Secde"ye gidilir,
- "Ka'de-i ahîre" yani son oturuşa geçilir,
- Oturuşta "Ettahiyyâtü" okuruz,
- "Allahümme Salli"okuruz,
- "Allahümme Barik"okuruz,
- "Rabbena Atina"okuruz,
- "Rabbena Firli" okuruz,
- İmam "Esselamü Aleyküm Ve Rahmetullah" diye selam verir, bizde kendi içimizden selam vererek namazı tamamlarız.
4 REKAT CUMANIN SON SÜNNETİ
Namaza Başlarken
- İlk olarak Niyet edilir "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü cuma namazının son sünnetini kılmaya",
- "Allahu Ekber" diyerek İftitah tekbiri alınır,
- Eller bağlanır ve namaza başlanır (Erkekler; göbek altında sağ eli sol elin üzerine bağlarlar)...
1. rekat
- "Sübhaneke" okunur,
- "Euzü-Besmele" çekilir,
- "Fatiha Sûresi" okunur,
- "Namaz Sûresi" okunur,
- "Allahü Ekber" diyerek "Rüku"a eğilinir ve üç defa "Sübhane Rabbiye'l-Azim" denir. Rükudan doğrulurken "Semi Allahü Limen Hamideh", tam dik durunca ise "Rabbena Lekel Hamd" denir,
- "Allahü Ekber" diyerek iki defa "Secde"ye gidilir ve üç defa "Sübhane Rabbiyel-a'lâ" denir,
- "Allahü Ekber" diyerek "Kıyam"a geçilir yani ayağa kalkılarak ikinci rekata başlanır...
2. rekat
- "Besmele" çekilir,
- "Fatiha Sûresi" okunur,
- "Namaz Sûresi" okunur,
- "Allahü Ekber" diyerek "Rüku"a eğilinir,
- "Allahü Ekber" diyerek iki defa "Secde"ye gidilir,
- "Ka'de-i ahîre" yani oturuşa geçilir,
- Oturuşta "Ettahiyyâtü" okunur,
- "Allahü Ekber" diyerek "Kıyam"a geçilir yani ayağa kalkılarak üçüncü rekata başlanır...
3. rekat
- "Besmele" çekilir,
- "Fatiha Sûresi" okunur,
- "Namaz Sûresi" okunur,
- "Allahü Ekber" diyerek "Rüku"a eğilinir,
- "Allahü Ekber" diyerek iki defa "Secde"ye gidilir,
- "Allahü Ekber" diyerek "Kıyam"a geçilir yani ayağa kalkılarak dördüncü rekata başlanır...
4. rekat
- "Besmele" çekilir,
- "Fatiha Sûresi" okunur,
- "Namaz Sûresi" okunur,
- "Allahü Ekber" diyerek "Rüku"a eğilinir,
- "Allahü Ekber" diyerek iki defa "Secde"ye gidilir,
- "Ka'de-i ahîre" yani son oturuşa geçilir,
- "Ettahiyyâtü" okunur,
- "Allahümme Salli" okunur,
- "Allahümme Barik" okunur,
- "Rabbena Atina" okunur,
- "Rabbena Firli" okunur,
- "Esselamü Aleyküm Ve Rahmetullah" diye selam verilerek namaz tamamlanır.
4 MAYIS 2018 CUMA HUTBESİ
KESİNTİSİZ HAYIR ÇEŞMESİ: VAKIFLAR
Aziz Müminler!
Hz. Ömer (r.a) Hayber’de bir hurma bahçesine sahip olmuştu. İlk defa böylesine güzel bir bahçesi oluyordu. Resûlullah’ın (s.a.s) huzuruna gelerek şöyle dedi: “Ey Allah’ın Resûlü! Ben bu malımla Allah’ın rızasını kazanmak istiyorum. Onu nasıl değerlendirmemi uygun görürsünüz?” Peygamberimizin bu arazi ile ilgili tavsiyesi, asırlar boyu sürecek vakıf medeniyetinin temel taşlarını oluşturacak nitelikteydi. O (s.a.s) şöyle buyurmuştu: “Dilersen aslını vakfet. Mahsulünü de sadaka olarak dağıt.” Bunun üzerine Hz. Ömer, aslının satılmaması, hibe edilmemesi ve miras bırakılmaması şartıyla bahçesini vakfetti.
Değerli Müminler!
Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’in ilahi mesajları ve Peygamber Efendimizin örnek hayatı, İslam tarihi boyunca Müslümanları hayır yapmaya teşvik etmiştir. “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.” ayetini kendilerine şiar edinen Müslümanlar, infakı kalıcı hale getirmeye gayret etmiştir. Hem sahabiler hem de onları takip eden nesiller, vakıfların kesintisiz birer hayır çeşmesi olduğu bilinciyle hareket etmiştir. Böylece İslâm dünyasının dört bir köşesi, iyiliğin insanlığa ulaştığı en değerli kaynaklar olan vakıflarla donatılmıştır.
Kıymetli Kardeşlerim!
Vakıf, Allah’ın sevgisini ve rızasını kazanma umuduyla harcanan malın, kalıcı bir iyilik haline gelmesidir. Vakıf, Rabbimizin ikramı olan servetle, şefkat ve merhamet köprüleri inşa etmektir. Vakıf, müminin kendisine emanet edilen mülkü ibadete dönüştürebilme çabasıdır. Vakıf, insanı incitmeden, sağ elin verdiğini sol ele duyurmadan hayırda bulunmanın adıdır.
Kardeşlerim!
Bencilliği ve hırsı bir kenara bırakarak, cömertliğe ve ihsana yapılan yatırım, vakıf eliyle süregelen bir sevaba dönüşür. Medeniyetimiz, yolcuya barınak, yoksula aş, işsize iş, borçluya destek, öğrenciye aile olan nice vakfa ev sahipliği yapar. Vakıflarımız, yetimler için şefkat yuvası, hastalar için şifa kapısı, muhtaçlar için yardım eli, yaşlılar için huzur vesilesidir. Ormanların, yaralı ve yuvasız hayvanların korunması için kurulan tarihî vakıflarımız, sadece insana değil, canlı-cansız bütün varlık âlemine şefkat nazarıyla bakmanın eşsiz örnekleridir.
Aziz Müminler!
Âlicenap ecdadımızın yurt içinde ve yurt dışında kurmuş olduğu vakıflardan bugün de istifade ediyoruz. Camiler, çeşmeler, hanlar, kervansaraylar, kışlalar, hastaneler, kütüphaneler ve daha nice hayır hizmeti, atalarımızın yadigârı olarak yaşamaya devam ediyor.
Geliniz, geçmişten devraldığımız bu yüce emaneti koruyalım; engin bir gönülle vakıf geleneğimizi güçlendirelim. Mayasında samimiyet olan, yeryüzünde hayrın ve hasenatın, iyiliğin ve güzelliğin hâkim olması için kurulan vakıflarımıza sahip çıkalım.
Kıymetli Kardeşlerim!
Hayırsever milletimizin yardımlarını yedi iklim dört bucakta ihtiyaç sahiplerine ulaştıran Türkiye Diyanet Vakfımız, ülkemizde ve dünyanın kritik coğrafyalarında camiler inşa etmektedir. Ezanı mukaddes bilen milletimiz, Başkanlığımız ve Vakfımız tarafından yakın zamanda başlatılan ve halen devam eden “Bir Tuğla da Benim Olsun” kampanyasına yoğun ilgi göstermektedir. Bu sebeple siz kadirşinas cemaatimize teşekkürü bir borç biliyoruz. Cenab-ı Hak yapmış olduğunuz yardımları dergâh-ı izzetinde kabul eylesin. Gönderdiğiniz en küçük bir yardım belki Kosova’da, belki Cibuti’de, belki de ülkemizin herhangi bir ilindeki üniversite camiinin duvarında bir tuğlamız olacaktır.
Hutbemi Peygamber Efendimizin şu hadisiyle bitirmek istiyorum: “İnsan ölünce şu üçü dışında bütün amellerinin sevabı kesilir: Sadaka-i câriye yani faydası süregelen hayır, kendisinden istifade edilen ilim ve arkasından dua eden hayırlı evlât.”