Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem SON DAKİKA: Kabine Toplantısı kararları açıklandı! 6 Mart 2023 Bakanlar Kurulu Kabine Toplantısı kararları ve sonuçları neler oldu? Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan açıklamalar!
        5

        "AFETLERDE BAŞARILI SINAVLAR VERDİK"

        Van, Elazığ Malatya, İzmir depremleri, Antalya, Muğla yangınları, Kastamonu, Giresin, Bartın sel afetlerinde hükümetimiz başarılı sınavlar verdi.

        Afete hazırlık planlarıyla ülkemizin tamamını kuşatan yeni hazırlıklar içindeydik. Kentsel dönüşüm projeleri de biriydi. 6 Şubat'ta bir kez gördük ki felaketler bizim hazırlıklarımızı beklemiyor.

        Tek başına kentsel dönüşüm projelerinde yaşadığımız sıkıntılar bile afetlerle mücadelede yeni anlayışı ve yöntemi hayata geçirmemizin şart olduğunu gösteriyor.

        Kentsel dönüşüm projelerinin bir an önce tamamlanması için adeta yalvardık. Bu konunun siyasetin malzemesi olamayacak kadar hayati öneme sahip olduğunu, kaybedilen her anın göz göre göre gelen yıkımlara biraz daha yaklaştırdığını söyledik.

        Türkiye'nin kontrolsüz köyden kente göç akımı, sağlıksız yapılaşmaya yol açmaya kalmamış, şehirlerimizin merkezlerini de felç etmiştir. Kalitesiz yapı stoğumuz en büyük baş ağrımıza dönmüştür.

        "MUHALEFET KENTSEL DÖNÜŞÜM KONUSUNDA HEP ÖNÜMÜZÜ KESTİ"

        Kentsel dönüşüm projeleriyle bu güne kadar yenilediğimiz 3,3 milyon konut elbette önemlidir. 15 yıldır kentsel dönüşüm dedik, başta ana muhalefet olmak üzere yavru muhalefet 'Biz kentsel dönüşüme karşıyız' dediler. Bununla ilgili çeşitli mitingler yaptılar. Vatandaşı topladılar. Şimdi de o vatandaş önümüzü kesiyor 'Ne olur bizim de binalarımızı yıkın' diyor.

        Eğer o zaman bizim bu talebimize uysaydınız bugün binalar bitmiş olacaktı. Benim oturduğum yer, Üsküdar Burhaniye. Yalvardım ama kabul ettiremedim. Şimdi o çeverede dört dörtlük binalar yapıldı. Zemin artı üç, adeta caddeleri, ağaçlandırılması, yeşil peyzajıyla farklı bir görüntü ortaya koydu.

        Bu hafta Vahdettin Köşkü'ne giderken vatandaş önümüzü kesti; ne olur başlayın diye. Bak sonra vaz geçmeyin! Arkadaşlarımıza talimatı verdik, tamam dediler. İnşallah buraya da başlayacağız. Yani zaman su gibi akıp gidiyor. Öbür tarafta Bay Bay Kemal gidiyor, mitingler yapıyor 'Sakın ha, buradan denize nazır evler yapılacakmış' diyor. Tabii ki denize nazır evler de yapılacak, kendimize yapmıyoruz ki, burada oturan vatandaşımıza yapacağız.

        Ne olur imara aykırı olan evlerden kurtulun, size yakışan evleri bir an önce yapalım diyoruz. Şu anda halen 81 ilimizde 250 bin konutun yenilenmesi, ayrıca TOKİ'ni sosyal projelerinde ilave 250 bin sosyal konutun inşası sürüyor.

        Yıllarca önümüzü kestiler. Fikirtepe, bir kısmı Kadıköy bir kısmı Üsküdar'da. Şimdi yapılıyor. Önümüz kesilmemiş olsaydı oralar da bitmiş olacaktı. Son depremlerde yıkılan binaların yüzde 98'inin 2000 yılı öncesi inşaatlar olması, son yıllarda özel sektörün bu alanda mesafe kat ettiğine işaret ediyor.

        MUHALEFETE 'KENTSEL DÖNÜŞÜM' ÇAĞRISI

        Kimi muhalefet partilerin kimi belediye ve sivil toplum kuruluşu görünümlü ideolojik yapıların, kimi tahrikleri kapılan vatandaşımızın kurbanı kentsel dönüşümdeki kayıplar bizi büyük tehditle karşı karşıya bıraktı.

        Süreci geliştirmenin vebali ağırdır. Bir kez daha vatandaşlarıma 6 Şubat acılarını bir daha yaşamak için eski ve eksikli binalarını bir kez daha kentsel dönüşüme sunmalarını rica ediyorum. İzmir'in Karabağlar semti. Karabağlar'ın süratle kentsel dönüşüm ve değişime ihtiyacı var. Hadi bakalım İzmir'in belediyesi zatı şahanelerinde. Karabağları değiştirin, dönüştürün, bir adım atın.

        Oranın aynı zamanda milletvekilisin. Şu anda ana muhalefet olarak baştasın. Hadi bakalım büyükşehir belediye başkanına söyle, ne yaparsa yapsın görelim, biz de alkışlayalım. Yapamazsınız, sizin öyle bir derdiniz yok. Aşkınız yok. Aynı şey Ankara için geçerli. Hadi atın adımları. İstanbul'da KİPTAŞ'ın kurucusu benim. Şimdi KİPTAŞ onlarda, yapın bir şey yahu, yok yapamazlar. Eğer derdiniz yoksa hiçbir şey yapamazsınız.

        İstanbul başta olmak üzere 6,5 milyon yapının acil değişmesi gerçeği varken siyasi hesaplarla süreci uzatmanın vebali büyüktür.

        6

        "TOPLUMU DİRENÇLİ HALE GETİRECEĞİZ"

        Kentsel dönüşüm projelerini hızlandırmak için subvansiyonlu finans yöntemini de önümüzdeki günlerde hayata geçiriyoruz. İstanbul'da Dolmabahçe'de 110 bilim insanımız ve uzmanımızla yaptığımız toplantıda bu hususları enine boyuna değerlendirdik.

        Tüm ilim adamlarıyla bunu değerlendirdik. Yaptığımız görüşmeleri hepsini kayda aldık. Bu vesile ile Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modeli toplantısına katkı veren tüm bilim insanlarımıza ve uzmanlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.

        Dolmabahçe'deki Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modeli toplantısında her tespiti ve teklifi dikkatle ele alarak çalışmalarımızı devam edeceğiz. Afet yönetimin kurumsal yapısının güçlendirilmesine kadar şimdiden hazırlıklara başladık.

        Sadece şehirlerimizi değil toplumumuzu da dirençli hale getirmek istiyoruz. Ülkemizde topyekün anlayış birliği, denetleme kararlılığı sağlamamızla mümkündür. Yeni dönemde bunu mutlaka başaracağız.

        Deprem bölgelerimizin yeniden inşa ve ihyasını planlarken maddi telafi ile birlikte ruhlarımızda açılan yaralarımızın telafisini, manevi gücümüzü tamir etmeye önem veriyoruz.

        Şimdi elhamdülillah kişi başına milli gelirde 10 bin doları aştık. Nereden nereye? Bu istikrar ve güvenle oldu. Bu yeter mi hayır? Bu da yetmez. Bizim bunu 15-20 buralara çıkarmamız gerekiyor.

        Bunu istikrar ve güven ikliminden aldığımız güçle yapacağız. 20 yılda asırlık eksiklerini tamamladığımız sağlam altyapı, bölgesel ve küresel düzeyde pek çok avantaja sahibiz.

        Böyle bir Türkiye depremin yol açtığı sıkıntıları kısa sürede aşmakla kalmayacaktır. Daha büyük bir atılımın vesilesi haline getirebiliriz. Şehirlerimizi yeniden kurarken sadece beton ve demir yığınlarından oluşan binalar yapmayacak, maziden atiye köprülerle onlara ruh verecek, anlam katacak kimlikler de kazandıracağız.

        "SON 70 YILDA FETRET DÖNEMİ YAŞADIK"

        Bazı hastanelerimizde sismik izolatörler var. Bunu kamu binalarımızda özellikle hastanelerimizde, okullarımızda yaygınlaştırmamız lazım. Bizlere bu toprakları vatan olarak bırakan ecdadın, deprem yıkıntıları altında hayatını kaybeden insanlarımızın emanetine ancak bu şekilde sahip çıkacağımıza inanıyorum.

        Küllerinden ayağa kalkan bir milletiz. Son 70 yılda siyasi, ekonomik, sosyal şartların getirdiği bir fetret dönemi yaşadık. Ara dönem artık geride kaldı. Depremde yıkılanla birlikte tüm şehirlerimizi maddi unsur ve altyapısıyla değil medeniyet ve kültür değerleriyle bir bütün olarak ayağa kaldırmak boynumuzun borcudur.

        İşte Hatay, Antakya. Orası tamamen kültürler coğrafyası. Müslüman, Musevi, Hristiyan var. Hepsi bir arada. İbadethaneleri bir arada. Bu zenginliği yeni yerleşim yerlerimizde de yaşatacağız.

        İnsanımızın kimliğini biçimlendiren hiçbir maddi ve manevi kültür varlığımızı ihmal etmeyeceğiz. Yeni yerleşim yerlerini kültür merkezi, müze, camileriyle tüm donanımlarıyla medeniyet tasarruvumuzu hayatın her alanında kuracağız.

        "TEK GÜNDEMİMİZ DEPREM"

        Fay hatlarına, dere yataklarına, heyelan bölgelerine bina yapıldığı dönem artık bitmiştir. Bu sorumluluğu yerine getirmeyen kurumlardan hesap soracağız.

        Türkiye'nin 'asrın felaketi' olarak tanımlanan bu afetin yaralarını sarması için güçlü bir yönetime ve siyasi iradeye ihtiyacı vardır. Dünyada eşi benzeri görülmemiş bir felaketin üstesinden gelmek, devletimizle birlikte vatandaşımızın bekasını güvence altına almak, şehirlerimizi ve toplumumuzu afetlere karşı dirençli hale getirmek siyasi istikrarla mümkündür.

        Tek gündemimiz depremdir, deprem yaralalarını sarmaktır. Seçim süreci beraberinde getirdiği yıpratıcı siyasi gerilimler ve gündemi kilitlemesi sebebiyle ister istemez bu çabaları gölgeleme riski taşıyor.

        Bunun için de gündem sapmasına yol açacak seçim sürecinin bir an önce geride bırakılması, ülkenin seçim gerilimi ve tartışmalarından hızla çıkması şarttır. Seçimlerin 14 Mayıs tarihinde yapılmasının bize bu imkanı vereceğine inanıyoruz. Bizim seçim sürecindeki gündemimiz yine deprem olacaktır. Maddi ve manevi kayıpların telafisi olacaktır.

        Siyasi çekişme, polemiklerle, kavgalarla örülü seçim kampanyası yapmayı içimize sindiremeyiz. Depremin ilk gününden itibaren asla siyasi tartışmaya girmedik. Söylenenleri not etmekle belirtmekle yetindik. Yalan ve iftiralarla çalışmaları tehlikeye atanlarla, rahat koltuklarında ahkam kesenleri, insanımız can derdinde iken mal bölüşümü derdine düşenleri, kısacası gördüğümüz duyduğumuz her şeyi not ettik."

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ