Kan akması orucu bozar mı? Diyanet'e göre oruçluyken kan akması orucu bozar mı?
Gün içinde vücudun herhangi bir yerinden kan akması, ibadeti aksatacak veya orucu geçersiz kılacak bir yeme-içme eylemi değildir. Diyanet'in yaklaşımına göre, oruçlu bir kimsenin kazayla veya kendiliğinden meydana gelen bir kanaması, beslenme amacına yönelik bir davranış olmadığı için oruca zarar vermez. "Kan akması orucu bozar mı?" sorusuna verilebilecek genel cevap, vücuttaki yaradan veya dişten gelen kanın yutulmadığı sürece orucun bütünlüğünü etkilemediği yönündedir.
Oruç, imsak ile iftar arasında bilinçli olarak yeme-içmeden uzak kalmayı esas alan bir ibadettir. İslam âlimleri, orucun bozulup bozulmadığı noktasında kasıt ve gıda niteliği taşıyıp taşımama gibi kriterlere bakar. Yemek içmek dışındaki durumlarda, bir şeyin orucu bozabilmesi için kişinin bunu beslenme amacıyla veya benzeri bir kastla yapması gerekir. Kan akmasıysa genelde kişinin elinde olmayan bir süreçtir: burun kanaması, diş eti kanaması veya vücudun herhangi bir yerindeki yara sonucu kanama gibi durumlar, oruç bilincine aykırı bir kasıt ifade etmez. Diyanet İşleri Başkanlığı da kan akmasıyla ilgili olarak, bunun orucu bozacak bir fiil olmadığı yönünde görüş bildirir. Yani, “Kan akması orucu bozar mı?” sorusu, cevap olarak “Hayır, bozmaz” şeklinde karşılık bulur. Ancak diş ya da burun kanaması örneklerinde, kanın mideye yutularak gitmesi ihtimali değerlendirilmelidir. Bu noktada “besin niteliğinde olmayan” ve “kasıtla yutulmayan” kanın oruç bütünlüğünü zedelemediği kabul edilir.
ORUÇLUYKEN KAN AKMASI ORUCU BİTİRİR Mİ?
Kişi, oruçluyken aniden kanamaya başlarsa -örneğin parmağını keserse veya dişi kanarsa- paniğe kapılmadan durumu kontrol etmesi, kanı tükürmesi veya temizlemesi yeterlidir. Yaranın tedavi edilmesi, bandaj veya pamukla kanın durdurulması orucun amacına uygun hareket etmeye engel değildir. Bazı rivayetlerde diş kanaması hakkında, kanın tükürüğe karışıp yutulması meselesi üzerinde durulur: Eğer kan miktarı tükürükten fazla olup kişi bunu bilerek yutarsa, orucun bozulduğundan söz edilir. Fakat bu senaryo isteğe bağlı besin alma hâlinden uzak olup, daha çok kişinin dikkatli olmamasıyla ilişkilidir. Önemli olan, kanın vücudun enerji ihtiyacını karşılayacak, beslenme eylemi sayılacak veya keyif verici bir amaçla alınmadığıdır.
ORUÇLUNUN KAN AKMASI DURUMUNDA DİKKAT EDECEKLERİ
Tıbbi anlamda bakıldığında, gün içinde oluşan kanama çoğu zaman kontrol edilemeyen bir durumdur. Bu bir yaradan, burun kanamasından, diş eti hassasiyetinden veya başka bir sebepten kaynaklanabilir. Oruçluyken başa gelen bu durum, kasıtla yeme-içme kategorisine girmediği için ibadet bütünlüğünü bozmaz. Ancak kişi bazı noktalara özen göstererek olası şüpheleri bertaraf edebilir:
Burada esas ölçüt, ne kadar kan aktığı değil, bu kanı yiyip içme kastının bulunup bulunmadığıdır. Kişi, bir kaza sonucu veya kendiliğinden oluşan kanamayı tasarlayıp orucu bozmak istemez; dolayısıyla bu durum oruç bütünlüğünü etkilemez. Kişinin bilerek kanı tüketmesi veya yeme amaçlı görmesi gibi bir davranış akla uzak olduğu için, kan akması oruç üzerinde tehlikeli fiiller arasında yer almaz.
DİYANET’İN HÜKMÜNE GÖRE ORUÇTA KAN AKMASI
Diyanet İşleri Başkanlığı, oruç esnasında kan akmasıyla ilgili net bir ifadeyle, bunun yeme içme kuralını ihlâl etmediği için orucu bozmayacağını belirtir. Fıkıh kitaplarında da benzer şekilde, kazara oluşan yaralardan veya diş-diş eti kanamasından kaynaklanan kanın, besin yerine geçmediğinden orucun geçerliliğine halel getirmediği ifade edilir. Bazı hadis kaynaklarında “boğaza kan kaçırmak” şeklinde bir tehlikeden söz edilir; ancak bu durum, bilerek kanın yutulmasından ibarettir. Din âlimleri bunu kasıtlı yeme içme sınıfına sokmasa da mideye aldığı için oruçta titizlik esasına aykırı düşeceği söylenir.
Önemli olan, oruç tutan kişinin kasıt dışı gerçekleşen olayları bilinçli bir beslenme amacına dönüştürmemesidir. Kan akması da bunlardan biridir. Oruçlu kimse, sağlığını korumak adına kanamanın durdurulması için gerekenleri yapar; eğer ciddi bir yaralanma söz konusuysa doktor tavsiyesine başvurarak oruç tutacak durumda olup olmadığını değerlendirir. İnce detaylara bakıldığında dahi, “vücuttan çıkan kanın orucu bozmadığı” fikri, İslam fıkhındaki çoğunluk görüşüyle uyum gösterir.
KAN AKMASI ORUCU GÖTÜRÜR MÜ?
“Kan akması orucu bozar mı?” sorusuna, Diyanet ve İslam âlimlerinin çoğuna göre cevap olumsuzdur. Yani elde olmayan nedenlerle vücutta meydana gelen kanama, yeme-içme fiiliyle herhangi bir benzerlik taşımadığı ve kasıt unsuru içermediği için orucu bozmaz. Burada önemli nokta, kişinin farkında olmadan kanı yutmaya devam etmemesi veya bilerek kanı içme gibi bir kast taşımamasıdır. Diş kanamasında da benzer kural geçerli olup, kan tükürüğe oranla çok fazla olup kasten yutulmazsa oruç bozulmaz. Bunlar göstermektedir ki, oruçtaki temel ilke besin almaktır; kanın sindirim sistemine girmesi tamamen kasıtsız ve küçük miktarda ise orucun manevi bütünlüğünü tehdit etmez. Dolayısıyla, Ramazan’da veya başka zamanlarda oruç tutan bir kimsenin kanaması gerçekleşirse, bunu ibadeti geçersiz kılacak bir durum olarak değil, tedavi ve temizleme gerektiren bir süreç olarak görmesi yeterlidir.