Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

ABD, tarih boyunca Latin Amerika’yı kendi “arka bahçesi” olarak gördü. Soğuk Savaş’tan bu yana Nikaragua’dan Küba’ya, Şili’den Panama’ya kadar pek çok yerde rejim değişikliklerine destek verdi. Bugün de Venezuela’da Maduro’yu zayıflatma planı, bu geleneğin yeni bir halkası gibi görünüyor.

ABD’li güvenlik ve diplomatik kaynaklara göre Başkan Donald Trump, uyuşturucu kartelleriyle mücadele gerekçesini öne çıkarıyor. Ancak Washington’un gerçek motivasyonunun, petrol rezervleriyle bilinen Venezuela’da Maduro yönetimini devre dışı bırakmak ve Latin Amerika’da kendi etkisini pekiştirmek olduğu yorumları öne çıkıyor.

Maduro’nun stratejisi: Halkın milis gücü

Öte yandan Nicolás Maduro, içeride meşruiyetini korumak için “Bolivarcı devrim” söylemine yaslanıyor. 4,5 milyonu aşkın üyesi olduğu iddia edilen Bolivarcı Ulusal Milis, Maduro için sadece bir savunma gücü değil, aynı zamanda toplumsal tabanı diri tutmanın da aracı.

Maduro’nun “emperyalizme karşı direniş” söylemi, hem Chavista ideolojinin devamlılığını sağlıyor hem de içeride ekonomik kriz ve yolsuzluk suçlamalarıyla zedelenen imajını güçlendirmeye yarıyor. Halkı silah altına çağırması, askeri caydırıcılıktan çok, bir “ulusal dayanışma” mesajı verme işlevi taşıyor.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ