Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Keşfet Yangından ölümcül kazalara: Çekim sürecinde ve sonrasında yaşananlarla ‘lanetli’ sayılan 10 film
        1

        Bazı filmler, vizyona girdikten sonra da uzun süre konuşulmaya devam etti. Ancak bunun nedeni unutulmaz sahneler ya da elde edilen gişe başarısı değil, tamamen kamera arkasında yaşananlardı. Çekimleri durduran yangınlar, ölümcül set kazaları, beklenmedik kayıplar ve film tamamlandıktan sonra yaşanan talihsiz olaylar… Kimi yapım yıllar içinde kendi şehir efsanesini yarattı, kimisi ise ardında bıraktığı acı gerçeklerle hafızalara kazındı. Zamanla tüm bu yaşananlar, bazı filmlerin sinema dünyasında “lanetli” olarak anılmasına yol açtı. İşte beyaz perdedeki ışıltısından çok, arkasında bıraktığı karanlık hikayelerle konuşulan o yapımlar…

        2

        THE EXORCIST (1973) - IMDb: 8,1

        Amerikalı yönetmen William Friedkin imzası taşıyan 1973 yapımı The Exorcist filminin çekimleri bir yıldan uzun sürdü ve bu süreçte pek çok talihsizlik yaşandı.

        Prodüksiyonun başlarında, bir kuşun elektrik panosuna girmesiyle sette büyük bir yangın çıktı ve neredeyse tüm set küle döndü. Garip olan ise yangından hiç zarar görmeden kurtulan tek yerin şeytan çıkarma sahnelerinin çekildiği yatak odası olmasıydı. Bu olay çekimlerin 6 hafta ertelenmesine neden oldu. Yaşananların ardından yapımcılar, setin kutsanması için gerçek bir rahip çağırmak zorunda kaldı.

        Filmin başrol oyuncularından Linda Blair ve Ellen Burstyn, çeşitli set kazaları nedeniyle yaralandı. Oyuncular Vasiliki Maliaros ve Jack MacGowran ise film gösterime girdikten kısa süre sonra hayatını kaybetti.

        Tüm bu talihsizlikler ve oyuncu ve ekip çevresinden toplam 9 kişinin hayatını kaybetmesi, filmin "lanetli" olarak anılmasına neden oldu.

        3

        2. POLTERGEIST (1982) - IMDb: 7,3

        Sinema tarihinin en çok konuşulan yapımlarından biri ise 1982 yılında vizyona giren doğaüstü korku filmi Poltergeist oldu. Filmin çocuk oyuncusu Heather O'Rourke, filmin gösterime girmesinden birkaç yıl sonra yanlış teşhis sonucu henüz 12 yaşında hayatını kaybetti.

        Filmde ailenin en büyük kızı Dana Freeling karakteriyle izleyici karşısına çıkan Dominique Dunne ise filmin gösterime girdiği yıl eski erkek arkadaşı tarafından boğularak öldürüldü. Takip eden süreçte filmde yer alan iki oyuncu daha çeşitli sebeplerle yaşamını yitirdi.

        Yapım etrafındaki “lanet” söylentilerini güçlendiren en çarpıcı detaylardan biri de oyuncu JoBeth Williams’ın açıklaması oldu. Williams, çekimler sırasında sergilenen insan iskeletlerinin sahte değil, tamamen gerçek olduğunu öne sürdü.

        4

        3. THE CROW (1994) - IMDb: 7,5

        1994 yılında izleyiciyle buluşan çizgi roman uyarlaması The Crow, başrol oyuncusu Brandon Lee'nin setteki trajik ölümü nedeniyle sinema dünyasında derin ve sarsıcı bir iz bıraktı. Son derece karanlık bir atmosferde geçen ve etkileyici bir intikam hikayesini konu edinen filmde, çekimler sırasında yaşanan silah kazası sonucu genç aktör hayatını kaybetti. Bu trajik olay, filmin yıllar içinde hüzünlü bir kült statüsü kazanmasına neden oldu.

        5

        4. APOCALYPSE NOW (1979) - IMDb: 8,5

        Yönetmen Francis Ford Coppola tarafından muson mevsiminde çekimlerine başlanan Apocalypse Now, oyuncular ve teknik ekip için tam bir kabusa dönüştü. Filipinler'deki ağır doğa koşulları, setleri yıkan tayfunlar ve bitmek bilmeyen aksilikler nedeniyle çekimler planlanandan uzun sürdü. Bu süreçte başrol oyuncusu Martin Sheen sette kalp krizi geçirdi. Filmi tamamlayabilmek için kişisel servetini de riske atan Coppola ise yoğun maddi ve psikolojik baskıyla mücadele etti. Dev yapım, sinema tarihinin en sancılı ve kaotik prodüksiyonlarından biri olarak kayıtlara geçti.

        6

        5. THE OMEN (1976) – IMDb: 7,5

        Ülkemizde Kehanet adıyla gösterime giren 1976 tarihli İngiliz-Amerikan ortak yapımı The Omen, çekimler sırasında yaşanan ve tesadüf sınırlarını zorlayan tuhaf olaylarla hatırlanıyor.

        Başrol oyuncusu Gregory Peck'in seyahat planının değişmesiyle son anda binmekten vazgeçtiği uçak, havalandıktan kısa süre sonra düşerek bir otomobilin üzerine çakıldı. Kazada, otomobilin içinde bulunan ve uçağın pilotunun ailesi olduğu belirtilen üç kişi hayatını kaybetti.

        Yapım sürecinde yaşanan aksilikler bununla da sınırlı kalmadı. Gregory Peck ve senarist David Seltzer’ın farklı zamanlarda seyahat ettiği uçaklara yıldırım isabet ederken, yönetmen Richard Donner’ın konakladığı otel ise bombalı saldırının hedefi oldu.

        Tüm bu olaylar, The Omen’in yıllar boyunca sinema tarihinin en çok konuşulan “lanetli filmlerinden” biri olarak anılmasına neden oldu.

        7

        6. TWILIGHT ZONE: THE MOVIE (1983) - IMDb: 6,4

        1983 yılında gösterime giren bilim kurgu filmi Twilight Zone: The Movie, sinema tarihinin en korkunç set kazalarından birine sahne oldu. Vietnam Savaşı sahnesinin çekimleri sırasında Bell UH-1 Iroquois tipi helikopterin kullanıldığı bölümde özel efekt patlayıcıları devreye alındı. Patlamaların ardından helikopterin kuyruk rotoru hasar gördü. Kontrolden çıkan helikopterin düşmesiyle başrol oyuncusu Vic Morrow ile çocuk oyuncular 7 yaşındaki Myca Dinh Le ve 6 yaşındaki Renee Shin-Yi Chen hayatını kaybetti. Yaşanan facia, yıllarca süren davalara ve Hollywood’da set güvenliği uygulamalarının yeniden değerlendirilmesine yol açtı.

        8

        7. THE CONQUEROR (1956) - IMDb: 3,7

        Dönemin en büyük Hollywood yıldızlarından John Wayne’in The Conqueror filminde Cengiz Han’ı canlandıracak olması büyük beklenti yaratmıştı. Ancak 1956 yılında gösterime giren yapım ne gişede ne de eleştirmenler nezdinde beklenen etkiyi yaratabildi. Film bugün ise başarısından çok, çekimlerin ardından ortaya çıkan sağlık tartışmalarıyla hatırlanıyor.

        Filmin dış çekimleri, ABD’nin Nevada’daki nükleer silah test sahalarının rüzgar yönünde kalan Utah bölgesinde gerçekleştirildi. İlerleyen yıllarda, aralarında John Wayne, Susan Hayward ve yönetmen Dick Powell’ın da bulunduğu çok sayıda oyuncu ve ekip üyesinde kanser görüldü. Sıkça aktarılan verilere göre yaklaşık 220 kişilik ekipten 91 kişiye farklı kanser teşhisleri kondu, 46 kişi ise hayatını kaybetti.

        Bu tablo, The Conqueror’ın sinema tarihinin en çok konuşulan “lanetli filmlerinden” biri olarak anılmasına yol açtı.

        9

        8. ROSEMARY'S BABY (1968) - IMDb: 8,0

        Roman Polanski’nin yönettiği 1968 yapımı gerilim filmi Rosemary’s Baby, sinema dünyasında arkasında bıraktığı trajik olaylarla anılan bir diğer yapım oldu.

        Filmin çekimleri devam ederken başrol oyuncusu Mia Farrow’un evliliği çatırdamaya başladı. Farrow’un eşi Frank Sinatra’nın avukatı, bir gün doğrudan sete gelerek boşanma belgelerini oyuncuya teslim etti. Film tamamlandıktan kısa süre sonra çift resmen boşandı.

        Yapımın müziklerini besteleyen Krzysztof Komeda ise çekimlerin ardından geçirdiği bir kaza sonucu komaya girdi ve bir süre sonra hayatını kaybetti.

        Ancak filme asıl lanetli damgasını vuran olay, yapımın vizyona girmesinden yaklaşık bir yıl sonra yaşandı. Yönetmen Roman Polanski’nin hamile eşi Sharon Tate, Manson Ailesi tarikatı üyeleri tarafından öldürüldü.

        10

        9. ATUK (HİÇBİR ZAMAN ÇEKİLEMEDİ)

        Listedeki diğer yapımların aksine Atuk, sinema dünyasında doğrudan senaryosunun etrafında oluşan trajik tesadüflerle efsaneleşti. Kanadalı bir Eskimo’nun New York’taki maceralarını konu alması planlanan film, yıllar boyunca birçok ünlü komedyenin ilgisini çekti.

        İlk olarak John Belushi ile anılan proje, ilerleyen yıllarda Sam Kinison, John Candy ve Chris Farley gibi isimlerin de radarına girdi. Ancak bu oyuncuların her biri, film hayata geçirilemeden farklı yıllarda hayatını kaybetti. Yaşanan bu sıra dışı tesadüf, zamanla Hollywood’da “Atuk senaryosunun lanetli olduğu” yönündeki söylentilerin doğmasına neden oldu ve proje hiçbir zaman beyaz perdeye taşınamadı.

        11

        10. REBEL WITHOUT A CAUSE (1955) – IMDb: 7,6

        Bazı filmlerde ise uğursuzluk set bittikten sonra da oyuncuların peşini bırakmadı. 1955 yapımı dram filmi Rebel Without a Cause, dönemin dikkat çeken yıldızlarını aynı kadroda buluşturmuştu.

        Filmin başrol oyuncusu James Dean, yapım vizyona girmeden sadece bir ay önce geçirdiği bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Kadronun dikkat çeken isimlerinden Nick Adams, 1968 yılında evinde şüpheli bir şekilde ölü bulundu. Sal Mineo, 1976 yılında sokakta uğradığı bıçaklı bir saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Wood'un cansız bedeni, 1981 yılında Catalina Adası yakınlarında, Kaliforniya sahili açıklarında gizemli bir şekilde denizde bulundu.

        Oyuncu kadrosunda yaşanan bu zamansız ölümler, filmi Hollywood’un en çok konuşulan “lanetli filmler” listesinin unutulmazları arasına soktu.

        Görsellerin tamamı IMDb'den alınmıştır

        ÖNERİLEN VİDEO

        22 dakikada Pi sayısının virgülden sonraki 5 bin basamağını ezbere okudu

        22 dakikada Pi sayısının virgülden sonraki 5 bin basamağını ezbere okudu (DHA)  

        Haberi Hazırlayan: Nejla Üngül
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ