HABERTURK.COM

New York Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Şirin, ebeveynlere "Çocuğun tüm zamanını doldurmak zorunda değilsiniz" diyerek, önerilerde bulundu.

"DEVASA BİR SİSTEMİ BİR HAFTADA ONLINE'A GEÇİRMEK KİMSENİN ALTINDAN KALKABİLECEĞİ BİR İŞ DEĞİL"

Prof. Dr. Şirin, şunları söyledi: "Görebildiğim kadarıyla 20 milyondan fazla öğrenci, 2 milyona yakın eğitimci var. Devasa bir sistemi kriz ortamında bir haftada online'a geçirmek kimsenin altından kalkacağı bir iş değil. Dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığını kutlamak gerekiyor. Dünyada da bizim kadar büyük bir sistemi bir haftada online'a geçirmek neredeyse imkansız. Bir örnek vereyim; New York Üniversitesi'nin bir bölümü online'a geçti, yaklaşık 2 yıllık bir hazırlığı oldu bunun. Sosyal medyada görüyorum yanlış videolar konmuş, Milli Eğitim Bakanı açıklama yapmış. Bu tür konularda hoşgörülü olmamız gerekiyor. Başlangıç olarak ben gayet iyi görüyorum" dedi.

PROF. DR. ŞİRİN'DEN BEYAZ YAKALI EBEVEYNLERE: SAKİN OLUN

Prof. Dr. Selçuk Şirin, sözlerine şöyle devam etti: "Ben Türkiye ile ilgili konuşurken, aslında iki tane Türkiye var. Biri çocuk odaklı, her şey çocuğun etrafında geçiyor, beyaz yakalı evinde kitaplık olan internet olan aileler var. Bunların en büyük sorunu çocuğum geride kalacak mı sorunu ve çocukların üzerine titriyorlar. Bir de diğer Türkiye var. Evde televizyon var ama bilgisayar yok, bilgisayar var ama internet yok. İnternet var ama kütüphane yok, kaynak yok. Anne ve babanın ikisi de dışarda değiller. Bunu ayırmak lazım.

Birinci gruba söyleyeceğim, biraz sakin olun. Çocuk neden geri kalıyor? 1 milyar insan evlerinde hapis, tüm dünya aynı durumda. Bizim çocuklar da oturuyor, sizin çocuklar da oturuyor. Dolayısıyla çocuklar aman zamanı dolsun, şu dersi kaçırmasın kaygısı, çocukların virüsle ilgili var olan kaygılarına ek dert olmaktan başka bir işe yaramıyor. Çocuğunuzun bütün zamanlarını doldurmak zorunda değilsiniz. Biraz bırakın çocuğu evde sıkılsın.

İkinci gruba gelince, evde bilgisayar yok, çocuk ödevini yapamıyor, internet lazım. Sadece evdeki televizyon kalıyor geriye ve evdeki kaynaklar oluyor. Türkiye'deki evlerin yarısında 20'den az kitap var.

Birinci grup çocuklar ile ikinci grubun çocukları arasındaki makas, fark okul döneminde azalıyor. Öğretmenler, Milli Eğitim işini yapıyor. Eylül'de başlıyorlar, mayıs döneminde makas yaklaşıyor. Sonra bu çocuklar yaz tatiline gidiyor 3 ay, birinci sınıfta okumayı öğrenen çocuk okullar açılınca unutuyor. Tatilde öğrenme kaybı, bu tür krizlerde yeniden gündeme geliyor. Birinci grup ile bu kaynaklara fırsatı olmayan çocuklar arasındaki makas açılıyor. Uzaktan eğitimle bunu bir yere kadar düzeltebilirsiniz. Çocuk doğduğu an elinde kitap olması lazım."

" 3-4 YAŞINDAN BÜYÜK ÇOCUKLARA AÇIKLAMA YAPMAMIZ LAZIM"

Prof. Dr. Şirin, "3 yaş ve altı çocukların bütün bu şeylerden izole edilmesi gerekiyor. 3-4 yaşından büyük çocuklara da açıklama yapmamız lazım. Okul yaşı çocuklara anlatmak lazım. Bir başka nokta da okulların bize en önemli kattığı şey, öğretilen dersler değildir. Okul bir rutin kuruyor. Çocuk şu saatte gelecek, şu saatte bu derste olacak. Özellikle genç çocuklar için bu çok önemli. Çocuk kaçta uyuyacak, ekran saati nasıl organize edilecek, yemesi, içmesi gibi her şeyin bir düzende olması lazım. Tüm bu düzen koronavirüsle birlikte alt üst oldu. Bunun getirdiği büyük bir stres var. Ebeveynler çocuklarıyla bir rutin oluşturmalı. 13 yaşında bir oğlum var. Uzaktan eğitim var onlarda da, her sabah 10'da kalkıyor. 3 saat sosyal aktive ihtiyacı giderilmiş oluyor. Bilgisayar oyunu da 3 saate çıkarıldı, eskiden 1 saatti. Böyle bir sistem kurduk. Bunu herkesin kendi çocuğuyla yapması lazım. Türkiye'de yetişkinler olarak, biz tutkularımızı pek bilmiyoruz. Evde bir sürü vakit var ama benim hobim, tutkum nedir? Herkesin bunu kendisine sorması lazım. Zamanı ve mekanı unuttuğun şey nedir? Bunu hem kendimize hem çocuklarımıza uygulamamız lazım. Biz eskiden saatleri, radyoları, televizyonları bozardık, şu an evde eski püskü ne varsa, oyuncak varsa bırakın evde bozarak öğrensin. Bütün bu fırsatları değerlendirmemiz lazım kendimizi tanımak için" diye konuştu.