Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Sinema The Giver izle, kayıp kız film, 10 ekim filmleri, vizyondaki filmler

        KEREM AKÇA / keremakca@haberturk.com

        10 EKİM FİLMLERİ

        “1984” ile “Gizemli Şehir”in bilimkurgu modellerini, ‘genç yetişkin edebiyatı’ üzerinden “Yaşamın Renkleri”nin renk ezberiyle şekillendiren bir bilimkurgu filmi… “Seçilmiş”, insanoğlunun ırklara ayrılamadığı ve hafızasının sıfırlandığı bir düzene komünizm, monarşi ve mitoloji ilave ediyor. Günümüz sinemasına ‘genç yetişkin anı toplayıcısı bilimkurgusu’ melez alt türünü öneriyor.

        ‘Narnia Günlükleri’ (‘The Chronicles of Narnia’) serisinin yapımcısı olarak bildiğimiz ‘Walden Media’, bu kez bir bilimkurgu projesine imza atıyor. Böylece sektördeki furyaya adapte oluyor. 25 milyon dolarlık bütçesiyle görünürde daha hesaplı bir gişe hedefleyen “Seçilmiş” (“The Giver”, 2014), ülkesinde 45 milyon dolara ulaştı. Uluslararası geliriyle de bunu daha üst seviyeye taşıyıp Oscar canavarı şirketi TWC’yi (The Weinstein Company) memnun edecektir.

        ‘1984’E GENÇ YETİŞKİN EDEBİYATINDAN CEVAP

        İşin doğrusu “Avatar” (2009) ve “Başlangıç” (“Inception”, 2010) ile başlayan kaliteli, düşünsel, anlamlı ve vizyon sahibi tür filmleri ayağına uyan bir yapıt karşımızdaki. Noyce’un filmi, komünizmi andıran, sınıfsız, parasız ve devletsiz bir distopya oluştururken, faklı ırkların ve anıların yok edildiği bir baskıcılıktan besleniyor. 2048 yılında savaş sonrasındaki koşullanmaya odaklanıyor.

        Açıkçası Lois Lowry’nin romanı ilk kez 1956’da sinemaya uyarlanan George Orwell’in ‘1984’ romanının önerdiği totaliter rejimi bir ‘öncü arka plan’ olarak kullanıyor. Ama onu bellekle ve anılarla ilgilenen bilimkurgu geleneğiyle birleştiriyor. Bir kişinin anı toplayıcısı olarak konumlandığı ve kontrolü sağladığı yapıt, ince tespitlerden, öldürücü ara planlardan besleniyor. ‘Young adult’ (genç yetişkin) edebiyatıyla bir yere geliyor.

        MİTOLOJİK BİR USTA-ÇIRAK İLİŞKİSİ

        “Seçilmiş” için distopik bilimkurguların “Alacakaranlık”ı (“Twilight”, 2008) gibi yakıştırmalar yapılacaktır. Ama bana kalırsa net bir mitolojik usta-çırak ilişkisi ya da monarşik bir taht değiştirme meselesi de canlanıyor. Anıların renkli çekildiği ve bakış açısından gösterildiği, dünyanın ise siyah-beyaza hapsedildiği bir yasakçılık var.

        ‘The Giver’ın ta kendisi ve ondan sonraki nesli de merkezi karakterleri oluşturuyor. Büyük oranda “Gizemli Şehir”de (“Dark City”, 1998) Kiefer Sutherland’in anıları sıfırlayan Doktor Schreber’inin özellikleri Jeff Bridges’a (The Giver) yükleniyor burada. Eski rejimlerden medet uman düzenin karargahı bir fanusa yerleştirilince akla ucundan distopik bilimkurgu klasiği “Hayal Şehir” (“Logan’s Run”, 1976) geliyor. Bu sayede de aslında türün tarihindeki duraklara uğrayıp fazlaca tatmin oluyoruz.

        AVRUPA YAPIMI BİLİMKURGULARLA AKRABA

        Sinema uyarlaması olarak bakarsak bu eser, “1984” (1956) ve Ray Bradbury imzalı “Değişen Dünyanın İnsanları”nda (“Fahrenheit 451”, 1966) gördüğümüz sosyal bilimkurguyu taşıyor. Ana katmanlarda o kokuyu alıyoruz. Yani teknolojik öğelerden, uzay operasından uzakta, az bütçeyle iş bitiren distopyaların adresi, genelde Avrupa’da karşımıza çıkan, otoriter rejimleri eleştirme adına kullanılan format beliriyor. Bu da filmin ruhunu ortaya koyuyor.

        Romanda da olduğu gibi savaş, acı, ölüm ve açlık anılarının, insanoğlunu rahatlatmak için koruma altına alındığı, bireysel tercihleri, fikirleri kısıtlarken ‘uyum içinde yaşıyoruz’ diyen sansürcü bir rejim var. 1993’te Ion Lowry’nin metni, savaştan, hüzünden bıkmış insanlığın bunlardan kurtulma arzusunu, tabiri caizse robotlaşma ivmesiyle dolduruyor. Böylece aslında “Seçilmiş”in önemi iyiden iyiye beliriyor. Sosyal adaletsizliğin ötesinde yeniden yaratılırken adapte olma sürecini yaşamadan köleleştirilen insanların durumu esas dikkat çekilen... Bu hazin portre, kapitalizme model olarak sunuluyor.

        GENÇ YETİŞKİN BİLİMKURGU/FANTASTİK FİLMLERİ ÇAĞI

        Klasik Amerikan sinemasında deneyimli Avustralyalı Philip Noyce, Obama’nın militarist politikalarının komünizm ve monarşiden farksız durduğuna dikkat çekiyor. Günümüz Amerikan toplumuna alternatif olarak bu zamanı geçmiş, siyah-beyaz rejimi öneriyor. Amerikan halkına ‘içinize kapanın’ uyarısı yapıyor ya da er geç bu noktaya gelineceğini vurgulamak istiyor. Streep’den Bridge’e oyuncular başarılı.

        15 yaşındaki Brenton Thwaites, bu sene izlediğimiz “Sinyal”den (“The Signal”, 2014) sonraki ikinci bilimkurgusunda da sırıtmıyor. “Açlık Oyunları” (“The Hunger Games”, 2012), “Göçebe” (“The Host”, 2013), “Uyumsuz” (“Divergent”, 2014), “Labirent: Ölümcül Kaçış” (“The Maze Runner”, 2014) derken ‘genç yetişkin bilimkurgusu’ eğilimi artacak gibi gözüküyor. Nasıl 70’lerde daha ziyade 30-40 yaşlarındaki ana bireyler bilimkurgu başyapıtlarına alan açtıysa, günümüzde de bu iş küçüklere düşmüş durumda. Zira ‘Alacakaranlık’ ve ‘Harry Potter’ın tuttuğu bir çağdayız…

        “Seçilmiş”, “Yaşamın Renkleri”nin (“Pleasantville”, 1998) TV’yle ilişkisine benzer bir siyah-beyaz-renkli geçişi kullanırken, ‘aydınlık’a ulaşmayı ‘ergen olma’ olarak görüyor. Bu katmandan çıktıktan sonra sanki Alain Resnais’nin o temele yaklaşımını yoğuruyormuş izlenimi bırakıyor. Buradan ise “1984” ile “Gizemli Şehir” arasındaki leziz, komünizmden parçalar taşıyan distopik bilimkurgu oluşumuna odaklanıyor. Distopyanın özgürlükleri kısıtlarken, anıları yok etme, sınırlama arzusu bize bir ‘klon’a, bir ‘makine’ye, bir ‘heykel’e dönüşme uyarısı yapıyor. Eğer öyle bir furya varsa ‘genç yetişkin bilimkurgusu’ formülünde “Labirent: Ölümcül Kaçış” ve “The Host”tan sonra en başarılı yapıt bu…

        FİLMİN NOTU: 7

        Künye:

        Seçilmiş (The Giver)

        Yönetmen: Philip Noyce

        Oyuncular: Brenton Thwaites, Jeff Bridges, Meryl Streep, Alexander Skarsgård, Katie Holmes, Taylor Swift

        Süre: 97 dk.

        Yapım yılı: 2014

        KAYIP KIZ’I DÜNYA PRÖMİYERİNDE İZLEYİP YAZMIŞTIM

        David Fincher imzalı yaratıcı ‘gizem filmi’ örneği “Kayıp Kız”, Rosamund Pike’ın her sahnede farklı bir kimliği üzerine geçirirken sınır tanımayan vamp tiplemesiyle zihnimize kazınacak. Film, savunmasız, içten pazarlıklı ve riyakar insanların birbirinden nefret ederek, rol yaparak, yalan söyleyerek yaşadığı günümüz Amerikan toplumundaki korkutucu sahicilik sorununa dikkat çekiyor. Sinema tarihinin en dengesiz çiftlerinden birini yaratırken, keskin bir medya, evlilik ve banliyö yaşamı eleştirisi de bulunduruyor.

        Yılın an itibarıyla en iyi ikinci filmi “Kayıp Kız”ı, iki hafta önce 52. New York Film Festivali’nin açılışında yapılan dünya prömiyerinde izleyip kaleme almıştım.

        O yazı için tıklayın...

        FİLMİN NOTU: 8.5

        Künye:

        Kayıp Kız (Gone Girl)

        Yönetmen: David Fincher

        Oyuncular: Ben Affleck, Rosamund Pike, Neil Patrick Harris, Tyler Perry, Emily Ratajkowski, Kim Dickens, Patrick Fugit, Carrie Coon

        Süre: 145 dk.

        Yapım yılı: 2014

        KEREM AKÇA’NIN VİZYON FİLMLERİ İÇİN YILDIZ TABLOSU

        Açık Pencereler (Open Windows): 5.5

        Adalet (The Equalizer): 6.5

        Aşk Tarifi (The Hundred-Foot Journey): 3.3

        Azazil: Düğüm: 2.6

        Ben, Kendim ve Annem (Les Garçons et Guillaume, à Table! / Me, Myself and Mum): 3.5

        Ben O Değilim: 5.5

        Belalı Rehine (Life of Crime): 5.5

        Betondaki Çatlaklar (Risse Im Beton): 4

        Bizi Kötüden Koru (Deliver Us From Evil): 3.2

        Böcek: 4

        Cehennem Melekleri 3 (The Expendables 3): 2.3

        Cin (Jinn): 6

        Çakma Polisler (Let’s Be Cops): 3

        Çilek: 3.5

        Dabbe Zehr-i Cin: 4.5

        Dehşet Kasabası (Aux Yeux Des Vivants / Among the Living): 5.5

        Dracula: Başlangıç (Dracula Untold): 6.3

        Dünyada 20.000 Gün (20.000 Days On Earth): 4.5

        Eğer Yaşarsam (If I Stay): 5.1

        Fırtınanın İçinde (Into The Storm): 2.7

        Galaksinin Koruyucuları (Guardians of the Galaxy): 7.6

        Günah Şehri: Uğruna Öldürülecek Kadın (Sin City: A Dame To Kill For): 7

        İnsan Avı (A Most Wanted Man): 5.5

        Kanunsuzlar: 3

        Karabasan (The Babadook): 7

        Kaset İşi (Sex Tape): 6.1

        Kayıp Karıncalar Vadisi (Minuscule): 6.5

        Körlük (Blind): 6.7

        Kutu Cüceleri: Yaratıklar Aramızda (The Boxtrolls): 5.5

        Labirent: Ölümcül Kaçış (The Maze Runner): 7.7

        Liseli Polisler 2 (22 Jump Street): 4.7

        Lucy: 3.9

        Monako Prensesi Grace (Grace of Monaco): 5.5

        Ninja Kaplumbağalar (Teenage Mutant Ninja Turtles): 5.1

        Pek Yakında: 5.7

        Prens (The Prince): 1.7

        Siccin: 4

        Sokak Dansı 5: Rüya Takımı (Step Up All In): 5.4

        Sürpriz Damatlar (Qu'est-ce Qu'on A Fait Au Bon Dieu?): 2

        Şef (Chef): 4.2

        Toprağa Uzanan Eller: 3.1

        Temmuz Soğuğu (Cold in July): 4.8

        Not: Yıldızlar, 10 üzerinden verilmektedir.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ