Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Müzik Ünlü İtalyan tenor Alessandro Safina'dan samimi itiraflar

        Röportaj: Arif HÜR / HT MAGAZİN

        Türkiye’ye, Hocalı Katliamı’nı anmak için gerçekleştirilen ‘Gözü Yaşlı Hocalım’ sergisinin açılışı ve ‘Dedicated’ adlı yeni albümünde Meyra ile Enbe Orkestrası eşliğinde yaptığı düetin tanıtımı için gelen dünyaca ünlü İtalyan tenor Alessandro Safina, HT MAGAZİN’e özel açıklamalarda bulundu

        Geçtiğimiz aralık ayında çıkardığı ‘Dedicated’ albümünü elden geçirerek Türkiye’de bir daha yayınlayan ve bu albümde ‘Ayten Alpman’ın ‘Tek Başına’ şarkısını Meyra ile Enbe Orkestrası eşliğinde yorumlayan dünyaca ünlü tenör Alessandro Safina; el işlerinde yetenekli, mutfaktaysa oldukça hamarat olduğunu, eğer müzisyen olmasaydı aşçı olabileceğini söyledi.

        ■ Klasik müzik sanatçısı olarak oldukça popülersiniz ve çıkardığınız her albüm hayran kitlenizi daha da genişletiyor. Türkiye’de de albüm çıkardınız...

        Türkiye benim her açıdan çok sevdiğim bir ülke. Her ülkede olmayan kültürel zenginliğe sahip. Burada her konser verişimde çok mutlu oluyorum. Umarım ki yeni albümümle daha geniş kitlelere ulaşıp bu güzel ülkeye daha çok gelme fırsatı yakalarım.

        'SIK SIK TÜRK MÜZİĞİ DİNLİYORUM'

        ■ Alessandro Safina, Enbe Orkestrası ve Meyra nasıl bir araya geldi?

        Bu proje bir sene önce Türkiye’deki yapımcı ve menajerlik şirketim olan GNL Entertainment vasıtasıyla ortaya çıktı. Meyra ile tanışıp birlikte böyle bir deneyim gerçekleştirme fırsatı yakaladık, tabii Enbe Orkestrası’na da teşekkür etmemiz gerekiyor. Albümdeki diğer şarkıların yanı sıra bir de ‘Tek Başına’ isimli bir şarkı kaydettik. Meyra ve Enbe Orkestrası ile birlikte. Albüm geçtiğimiz günlerde çıktı. Bu şarkıyı bir hayli beğeneceğinizi umuyoruz.

        ■ Türk müziklerini ne sıklıkla dinliyorsunuz?

        Sık sık Türk müziği dinliyorum. Oldukça belirleyici ve etkileyici bir sound’u var Türk müziğinin. Aslında içerisinde belli bir kalite barındıran her tür müziği dinlemeyi seviyorum, bu nedenle müziğinizin tınıları hoşuma gidiyor.

        ■ En çok beğendiğiniz şarkılar?

        Zamanında Sezen Aksu ile seslendirdiğim ‘Bile Bile’ şarkısı benim için çok özel. ‘Uzun İnce Bir Yoldayım’ adlı şarkı da benim bir numaralı favorim.

        ■ Bir röportajınızda Leyla Gencer’e hayranlığınızı dile getirmiştiniz. Türk sanatçılarla ilgili buna benzer başka neler söylemek istersiniz?

        Çok fazla Türk sanatçı ismi bilmiyorum ama Leyla Gencer tüm zamanların en büyük lirik şarkıcılarından biriydi. İtalya’da yaşadı ve hepimiz ona hayrandık. Düet yaptığım bir başka harika Türk sanatçı var: Sezen Aksu. Onunla beraber şarkı söylemek unutulmaz bir deneyimdi benim için. Sezen gerçekten büyük bir sanatçı ve müziği de şarkıları da dayanılmaz güzellikte. Ona en içten dileklerimi göndermek isterim bu fırsatla.

        'SEZEN ÇOK EĞLENCELİ'

        ■ Sertab Erener ile de Sezen Aksu ile de bir araya gelmişliğiniz var... Onları nasıl tanımlarsınız?

        Sertab işine tutkuyla bağlı ve oldukça profesyonel biriydi. Sezen Aksu da oldukça eğlenceli. Onları çok seviyorum. Aradan zaman geçmesine rağmen halen birbirimize telefon açıp konuşabilecek durumdayız.

        ■ Harbiye Açıkhava’da konser vermiş biri olarak oranın atmosferi nasıl? Türkü de okumuştunuz...

        Evet, Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda birkaç defa sahne aldım ve her seferinde çok güzel, sihirli bir deneyim oldu. Harbiye’nin seyircisi sıcakkanlı bir seyirci, umarım yakın zamanda tekrar konser veririm burada. Hatta bir konserimde bir türkü okuduğumu hatırlıyorum, ismi ‘Uzun İnce Bir Yoldayım’dı. Sözleri bana yabancı olmasına rağmen içimde bir şeyleri uyandırmayı başaran nadide eserlerden biriydi.

        ■ Çıkacak albüm hakkında biraz bilgi verir misiniz?

        Yeni albümde Meyra ile Enbe Orkestrası eşliğinde düet yaptık. 11 şarkı olacak, bir tanesi Meyra ile düet yaptığımız parça. En iyisini ortaya koyabilmek adına elimizden geleni yaptık. Meyra ile ‘Tek Başına’ şarkısını seslendirdik.

        ■ Sizi müzik yapmaya iten şey neydi?

        Ben neredeyse küçüklükten beri müzikle iç içeyim. 9 yaşında müziğe, 18 yaşında şarkı söylemeye başladım. 27 yaşında ise katıldığım ses yarışmasında seslendirdiğim ‘La Boheme’ büyük yankı uyandırmıştı. Bu süreçten sonra pop söylemeye başladım. Bu süre zarfında da çok sıkı bir opera eğitimi aldım.

        ■ En beğendiğiniz tenor...

        Hiç kuşkusuz Luciano Pavarotti gelmiş geçmiş en büyük tenorlardan birisiydi.

        Onun dışında tenorlar yok mu?

        Var. Ama hiçbirini o kadar özellikli bulmuyorum.

        'HAZIRLIK YAPMAM'

        ■ Sizi hiç tanımayan biri içinden “Acaba manken mi” der... Yanılıyor muyum?

        Bu sizin teveccühünüz. Modelliği çok düşündüm ama şu an daha çok gencim. Sıkı bir programla x-large mankenliği yapabilirim. Bu dönem çok trend... (Gülüyor)

        ■ Sahneye çıkmadan önce özel olarak yaptığınız bir şey var mı?

        Birçok sanatçı çılgınca saatlerce hazırlanır, kaprisleri bitmez ama bende hiç bu tarz şeyler yok. Özel hazırlık falan yapmam. Ancak sahneye çıkmam yaklaştıkça kalp ritmimde artış olmuyor desem yalan söylemiş olurum.

        ‘Kadayıf TÜRK VIAGRASI’

        ■ Müzisyen olmasaydınız eğer...

        Ayıptır söylemesi el işlerinde oldukça iyiyimdir. Yemek yapmaktan aşırı zevk alırım. Mutfakta oldukça hamaratımdır. Yakın dostlarıma zaman zaman yemekler yaparım. Kendimi övmek gibi olmasın ama parmaklarını yerler. Müzisyen olmasam aşçılıkla uğraşabilirdim.

        ■ Aşçılık demişken, Türk mutfağından neleri seviyorsunuz?

        Kebabın hastasıyım. Bambaşka bir lezzet. Bunun dışında patlıcan salatası, humus ve mezelerin önemli bir bölümünü çok seviyorum. Geçen gün balık restoranına gittim. Balığı yediğimde “Aman Allah’ım bu nasıl bir lezzet” dedim. Tatlılardan ise kadayıfa hayran kaldım. Türk viagrası olsa gerek.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ