Yılmaz Erdoğan Avustralya basınında
'Son Umut' (The Water Diviner) filmindeki rolüyle yalnızca Türkiye'de değil Avustralya'da da adından söz ettiren Yılmaz Erdoğan, Avustralya'nın Sydney Morning Herald Gazetesi'ne bir röportaj verdi
Cuma günü gösterime giren ‘Son Umut’ (The Water Diviner) filmindeki rolüyle Avustralya’nın en önemli sinema ödülü AACTA’ya aday olan Yılmaz Erdoğan, Avustralya’nın Sydney Morning Herald Gazetesi’ne bir röportaj verdi. ‘Son Umut’un kendisi için ilklerin filmi olduğunu söyleyen Erdoğan, “Daha önce ne bu büyüklükte bir projede, ne İngilizce, ne de Oscar’lı sinemacılarla çalışmıştım. Harika bir deneyimdi” şeklinde konuştu. Senaryoyu okumaya başladığı vakit Türklere karşı beklenmedik bir bakış açısıyla karşılaşınca şaşırdığını söyleyen Erdoğan, “Şoka uğradım. Bu kadar detaya nasıl ulaştıklarını sordum” dedi.
‘EĞİTİM DÖNEMİ HARİKAYDI’
Erdoğan röportajda yönetmen Russell Crowe’un çekimler boyunca Türk aktörlerden gelen her türlü öneriye, Türkçe ve Türk kültürüyle ilgili tavsiyelere açık olduğunu da sözlerine ekledi. Çekimler öncesinde Russell Crowe’un Avustralya’daki çiftliğinde ata binme, eğitimleri aldıklarını söyleyen Erdoğan, Crowe’un malikânesinden ve arazisinden de hayli etkilenmiş: “Eğitim dönemi harikaydı. Filmden üç ay önce Russell’ın çiftliğine gittim. Gerçi çiftlik böyle bir yeri tanımlamak için çok küçük bir kelime. Üç spor salonu ve at binme kulvarları vardı.”