Lenfoma, lenf sisteminde görev yapan akyuvarlar olan lenfositlerden kaynaklanan bir kanser türü olarak, erken tanı koyulmadığı durumlarda ölümcül olabiliyor. Erken tanı ve doğru yöntemler ise hastalığın tedavisinde başarıyı artırıyor.

LENFOMA KANSERİ NEDİR?

Mikroplarla ve diğer pek çok hastalıkla mücadele eden lenf sisteminde, lenf damarları ile lenf bezleri yer alıyor. Bademcikler ve dalak da bu sistem içinde bulunuyor. Ayrıca mide, bağırsak ve cildin bazı doku bölümü de lenf sistemine dahil ediliyor. Lenfoma da, lenf sisteminde görev yapan akyuvarlar olan lenfositlerden kaynaklanan bir kanser türü. Hastalığın türü ve alt tipleri histolojik yani dokusal incelemelere göre ayrılıyor ve WHO (Dünya Sağlık Teşkilatı) sınıflaması denilen bir sınıflandırmayla değerlendiriliyor.

LENFOMA KANSERİNİN TÜRLERİ NELERDİR?

Lenfomanın, Hodgkin ve Nonhodgkin (Hodgkindışı) diye iki tipi var. Hodgkin lenfoma, klasik Hodgkin ve nodüler lenfositten zengin Hodgkin diye ayrılıyor. Klasik Hodgkin’in de kendi içinde dört tane patolojik alt tip bulunuyor. Hodgkindışı lenfomanın da 30’a yakın alt tipi mevcut. Ancak en sık karşılaşılan tipleri, B lenfosit ve T lenfosit kökenli olanları. Bu kadar alt tipi ayırt etmek de ancak histokimyasal, immünohistokimyasal ve moleküler genetik inceleme ile mümkün oluyor.

LENFOMANIN BELİRTİLERİ

Lenfoma çok çeşitli alt tiplere ayrılsa da, genellikle aynı şikayetlerle kendini gösteriyor. En önemli belirti, sıklıkla boyun bölgesinde görülen, ağrısız ve hareketli bezeler şeklinde ortaya çıkan şişlikler. Hodgkindışı lenfomalarda şişlikler boynun yanı sıra, koltukaltı ve kasık bölgelerinde de görülebiliyor. Vücudunda, iki aydan uzun süredir büyüklüğü iki santimetreyi geçen bezeler bulunan kişilerin hekime başvurması gerekiyor.

Ateş, gece terlemesi ve kilo kaybı ise belirtiler arasında sayılıyor. Hodgkin lenfomada görülen ateş genellikle bir hafta 10 gün sürdükten sonra düşüyor ve bir süre sonra yeniden çıkıyor. Ateş nedeniyle hastalar çoğunlukla enfeksiyon tedavisi görüyor. Sık olmamakla birlikte, hastalar kaşıntıdan rahatsız oluyor. Ayrıca özellikle Hodgkindışı lenfoma lenfadenopati yapmadan organ tutulumu ile de ortaya çıkabiliyor ve böyle hastalarda tanı gecikebiliyor.

Lenfoma kemik iliğinde başlamışsa, kan sayımında düşüklüğe neden oluyor, tiroid bezinde başlamışsa, hasta tiroid bezinde büyüme şikayetiyle hekime gidebiliyor. Karın içerisinde dalakta görülen lenfoma da, dalak büyümesiyle kendini gösteriyor. Hasta, nörolojik bulgu denilen, kolunda ya da bacağında güç kaybı ile geliyor. Bu güç kaybı, omurga etrafında bezelerin şişmesinden ve bunların sinir köklerine bası yapmasından kaynaklanıyor. Beyinde ortaya çıkan lenfomanın belirtileri de felç, görme kaybı, şiddetli baş ağrısı, bulantı ya da kusma olabiliyor. Akciğerde oluşan lenfoma, kendini öksürükle gösteriyor. Karın içerisindeki bezeler sarılığa neden olabiliyor.

LENFOMA KANSERİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Erken tanı ve doğru yöntemler, lenfoma tedavisinde başarıyı artırıyor. Çok sayıda alt tipi bulunan lenfoma türünün doğru bir şekilde belirlenmesi için biyopside “histokimyasal, immünohistokimyasal ve moleküler genetik” değerlendirmelerin bir arada yapılması gerekiyor.

Lenf sisteminden kaynaklanan kanserlerin ortak adı olan lenfomanın tedavisinde başarı oranları her geçen gün artıyor. Erken ve doğru tanı ile zamanında tedaviye başlamak, iyileşme oranını artıran nedenler arasında bulunuyor. Bağışıklık sisteminin bir parçası olan lenflerde ortaya çıkan lenfoma, genel olarak Hodgkin ve Hodgkindışı olarak ikiye ayrılsa da, her iki türün onlarca alt tipi bulunuyor. Tanı yöntemlerinin güvenilirliği de burada önem kazanıyor. Çünkü tedavi yaklaşımları, hastalığın alt tipine bağlı olarak kimi farklılıklar içeriyor.