Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
Barış Kaygusuz

Lübnan'ın başkenti Beyrut, Salı günü akşamüstü saatlerinde ülke tarihinin gördüğü en büyük patlamalardan biriyle sarsıldı.

Akdeniz'in en işlek limanlarından biri olarak bilinen ve Lübnan ekonomisinin de can damarlarından biri olan Beyrut Limanı'nda gerçekleşen patlama şehri adeta savaş alanına çevirirken, ilk belirlemelere göre 100'den fazla kişi hayatını kaybetti, 4 binden fazla kişi yaralandı, yüzbinlerce kişi evsiz kaldı.

Sosyal medyada hızla yayılan korkunç patlamanın adresi, ismi uzun yıllardır siyasi istikrarsızlık ve çatışmayla anılan Beyrut olunca akıllara gelen ilk olasılık bir saldırı ihtimali oldu. 2005'te bir bombalı saldırıya kurban giden Başbakan Rafik Hariri'ye düzenlenen suikastla ilgili görülecek karar davasından sadece 3 gün önce yaşanan patlama, son haftalarda aralarındaki gerilimin tekrar tırmandığı Hizbullah ve İsrail'e gözlerin çevrilmesine neden oldu.

Olayın hemen ardından ortaya atılan iddialarda, Hizbullah'a ait bir mühimmat deposunun İsrail tarafından vurulduğu iddiası öne çıksa da her iki taraf da hızlı bir şekilde iddiaları yalanladı. İsrail, patlamayla ilgisi olmadığı yönünde bir açıklama yaparken, Hizbullah ise bölgede bir mühimmat deposunun bulunmadığını belirtti.

Lübnanlı yetkililer patlamadan saatler sonra yaptıkları ilk açıklamalarda limanda bulunan bir depoda 2014'ten bu yana tutulan 2750 ton amonyum nitratın patlamaya neden olduğunu açıkladı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor ancak amonyum nitratın limanda gerçekleşen yangın nedeniyle patladığı tahmin ediliyor. Patlamaya neden olan yangının çıkış sebebi ise belli değil.

LÜBNAN'I NASIL BİR GELECEK BEKLİYOR?

Ortadoğu'nun en kırılgan ülkelerinden biri olan Lübnan zaten uzun bir süredir ekonomik ve siyasi krizlerle boğuşuyordu. Geçtiğimiz yıl getirilen yeni vergiler ülkede geniş çaplı sokak gösterileri başlamış ve gösteriler sonucunda Başbakan Saad Hariri görevi bırakmak zorunda kalmıştı.

Ancak ekonomik darboğaza, göreve gelen Diab hükümeti de engel olamadı. Amerikan yaptırımlarının da etkisiyle Lübnanlılar yüzde 50'lere varan işsizlik oranları ve yüksek enflasyon dalgalarıyla karşı karşıya kaldı. Tüm şartlar altında gerçekleşen liman patlaması ise Lübnan'ın geleceğine büyük bir darbe daha indirmiş gibi gözüküyor.

Patlamayı ve Lübnan'ı nasıl bir gelecek beklediğini haberturk.com'a değerlendiren Akademisyen ve Ortadoğu Uzmanı Ali Semin, "Lübnan artık eski Lübnan olmayacaktır" ifadelerini kullanıyor.

Semin, yaşananların Lübnan'ın geleceğine etkisiyle ilgili olarak, "Lübnan'daki dengeler açısından baktığımızda, bu Hariri suikastından sonra Beyrut'ta yaşanan ikinci büyük patlama olarak karşımıza çıkıyor. Siyasi olarak ciddi bir kırılma yaşanacak. Şu anda Lübnan'da uzun süredir konuşulan konunun, 1975-1990 arasındaki iç savaşa dönüş koşulları olduğunun altını çizmek lazım. Mezhepsel hatların derinleşeceği bir siyasi ortam oluşacaktır" şeklinde konuşuyor.

Patlamanın çok ciddi ekonomik sonuçları olacağını da belirten Semin, "Beyrut Limanı'nda, Lübnan'ın Dünya ile ticaretinin yüzde 70'i yapılıyor. Özellikle buğday ve yakıt ticareti çok ciddi boyutta. Ben bunu 11 Eylül'e benzettim. Bu ikinci 11 Eylül'dür, 11 Eylül'ün Ortadoğu versiyonudur. Hasar çok büyük. Her ne kadar Beyrut Valisi 3 - 5 milyar dese de Lübnan ekonomisinin canlanması için 100 milyar dolara ihtiyaç var. işsizlik oranı yüzde 40-50 olan bir ülkeye çok büyük bir zarar verecek. Lübnan artık toparlanması çok güç bir boyuta geçti. Zaten borçlarla ayakta kalıyordu ve Merkez Bankası rezervleri çok düşük. Bu patlamayla birlikte artık karşı karşıya oldukları küçük sorunların on katı yaşanacaktır" ifadelerini kullanıyor.

Lübnan'a gönderilen insani yardımların kısa vadede ihtiyaçları gidereceğini ancak orta ve uzun vadede bir etkisi olmayacağını belirten Semin, "Lübnan artık eski Lübnan olmayacaktır. Uluslararası topluluklar bir seferberlik ilan etti. Lübnan'a insani yardım gönderiyorlar. Bunlardan bir tanesi İran. 95 ton insani yardım göndereceğini söyledi. Diğer taraftan Avrupa Birliği ve Körfez ülkeleri de yardım gönderileceğini açıkladı. Ancak asıl ihtiyaç orta vadeli mali fondur. Eğer Lübnan için iyi bir fon toplanamazsa Lübnan ayakta duramaz. Sadece insani acil yardımla toparlanması çok zor. Orta ve uzun vadede Lübnan ekonomisi dün itibariyle çöktü" şeklinde konuşuyor.

PATLAMA BİR SABOTAJ OLABİLİR Mİ?

Patlamanın ardından en çok konuşulan konulardan birinin de olası bir sabotaj olduğunu ve gözlerin İsrail ile Hizbullah arasındaki gerilime çevrildiğini ancak tarafların iddiaları reddettiğini daha önce belirtmiştik.

Patlamanın kesinlikle bir sabotaj olduğu değerlendirmesi yapan Ali Semin de İsrail'in Hizbullah'la yaşadığı gerilime ve İran'ın vekil güçleriyle birçok bölgede yürüttüğü savaşa dikkat çekiyor.

"İsrail geçtiğimiz 27 Temmuz'da Lübnan sınırında Hizbullah'la ciddi bir çatışmaya girmişti. Israil'deki siyasi güçler bu patlamayı Hizbullah'a fatura edeceklerdir. Bu yine ülkede siyasi ve mezhepsel çatışmaya zemin hazırlayacaktır" diyen Semin, "Patlamayı kesinlikle sabotaj olarak görüyorum. Bu kadar 2750 tonluk bir patlayıcıyı bir depoda 6 yıl tutamazsınız. Son zamanlarda İran'da her gün bir yangın çıkıyor. Tesislere yönelik sabotaj eylemleri yapılıyor. Suriye'de İsrail önemli silah depolarına saldırıyor. Suriye'de, İran'da ve Irak'ta silah depolarına yapılan saldırıların Lübnan'daki dünkü saldırının bir deneyi olduğunu düşünüyorum. Hizbullah son zamanlarda ciddi bir güç kazandı. Suriye'de ve Irak'ta ciddi saldırılar düzenledi. Kimse bu patlamayı tam anlamıyla açıklama yaparak üstlenmeyecektir. Ancak sabotaj olmasa ve kendi kendine yaşanan bir durum olsa dahi bir yıkım yaşanacak. Lübnan'da yine Hizbullah suçlanacak ve yine siyasi kriz başlayacaktır. Sabotaj olmasa dahi bu patlama Lübnan'ı çok ciddi bir siyasi ve ekonomik krize sürükleyecektir. Kimse buna sıradan bir olay gibi bakamaz" değerlendirmesini yapıyor.

BOMBA UZMANI YAVUZ: KENDİ KENDİNE PATLAMASI MÜMKÜN DEĞİL

Ortaya atılan sabotaj iddialarına ilişkin Ali Semin'le benzer düşünen bir diğer uzman isim ise emekli bomba uzmanı Mehmet Yavuz. Yavuz da, bu kadar büyük bir patlamaya yalnızca amonyum nitratın sebep olmayacağını belirterek sabotaj ihtimaline dikkat çekiyor.

Patlama görüntülerini inceleyen Mehmet Yavuz, "Amonyum nitrat patlaması olarak değerlendirmiyoruz, mühhimatın da var olduğunu düşünüyoruz. Tek bir duman, tek bir kesif yok. Önce yangın çıkıyor, sonra patlama şeklini alıyor. Arkada yangının dumanı devam ederken, büyük patlama gerçekleşiyor. Görüntülerden de görüleceği üzere, sonrasında kahverengi bir duman şeklini alıyor. Israrla amonyum nitrat olduğu söyleniyor. Normalde bu maddeyi patlatmak zordur. Terör örgütleri de bunu güçlendirerek patlatıyorlar. Bunun patladığını düşünsek bile sadece yüzde 20'lik, yüzde 30'luk bir bölümü patlayacak, geri kalanı havaya saçılacaktır. Benim şahsi tahminim burada sadece amonyum nitratın bulunmadığı aynı zamanda bir mühimmat deposunun da olduğu yönünde. Zaten çıkan dumandaki renk çeşitliliğinden de bunun sadece amonyum nitrat patlaması olmadığını anlıyoruz" ifadelerini kullanıyor.

Amonyum nitratın kendi kendine patlamasının mümkün olmadığını belirten Yavuz, "Lübnan nemli ve rutubetli bir yer. Amonyum nitrat uzun süre stoklandıysa, bu kadar süre içerisinde patlayıcı özelliğini ve hatta gübre özelliğini dahi kaybedebilir. Ancak konuşulan 2014 tarihi doğruysa, 6 yılda bu özelliklerini kaybetmez. Saklanması çok hassas olmayan raf ömrü olan bir patlayıcı. Ama kimyasal maddeler olduğu için bununla bir reaksiyona girebilir. Hiçbir etki olmadan patlaması mümkün değil. Önceden çıkan bir yangın var, bu yangının neden çıktığının bilinmesi gerekiyor. Sabotaj ihtimali oldukça güçlü görünüyor" şeklinde konuşuyor.

MANTAR ŞEKLİNDEKİ DUMANIN ANLAMI NE?

Lübnan'da neredeyse her açıdan kayda alınan patlama görüntülerinde dikkat çeken noktalardan biri de mantar veya şemsiyeye benzer bir duman bulutunun varlığıydı. Oluşan görüntü nedeniyle Hiroşima ve Nagazaki benzetmesi de yapılan patlamada oluşan duman çokça konuşulmuştu.

Emekli bomba uzmanı Yavuz'a göre bu şekilde bir duman oluşması patlamanın gücü nedeniyle normal. Aslında bütün patlamalarda bu dumanın oluştuğunu belirten Yavuz, "Patlama şemsiye şeklinde yukarı çıkıyor. Aslında bütün patlamalar böyle olur. Ancak şiddeti ve gücünden dolayı bu şemsiye şeklindeki duman bulutunu çok net bir şekilde görüyoruz. Gerçekten çok güçlü bir patlama. Kıbrıs'tan dahi hissedildiğini biliyoruz" ifadelerini kullanıyor.