Can Yılmaz'dan nefret söylemlerine tepki: Sevmemek başka, ölümünü istemek başka
Geçirdiği kalp krizinin ardından tedavisi hastanede devam eden ünlü komedyen Cem Yılmaz'ın ağabeyi Can Yılmaz, kardeşiyle ilgili sosyal medyada yapılan bazı yorumlara isyan etti
Can Yılmaz, cumartesi günü geçirdiği kalp rahatsızlığının ardından hastanede tedavisi süren kardeşi Cem Yılmaz ile ilgili nefret söylemi içeren yorumlara kayıtsız kalamadı.
Can Yılmaz, "Kimsenin Cem'i sevme mecburiyeti yok" diyerek, eleştiri ile bir insanın ölümünü dilemenin aynı şey olmadığını söyledi.
Can Yılmaz ve Cem YılmazSosyal medyadaki nefret dilinin ve merhametsizliğin ulaştığı boyuta değinen Can Yılmaz, "Senden hoşlanmıyorum ile keşke ölseydin arasında fikir farkı değil, insanlıkla ilgili ciddi bir mesafe var. Üstelik mesele sadece Cem değil; bugün o, yarın sevmediğiniz başka biri. Ölümün bu kadar sıradan bir tartışma malzemesi haline gelmesi ürkütücü. Birini sevmemek çok insani, ancak ölmesini istemek değil" ifadelerini kullandı.
Can Yılmaz, açıklamasında şunları söyledi: Son iki gündür insanlardan çok güzel mesajlar, iyi dilekler geliyor. Tanıdığımız, tanımadığımız birçok insan arıyor, soruyor. Hepsine teşekkür ederim. Bir de başka türlü mesajlar var. “Keşke ölseydi”, “Niye kurtardınız?”, “Yallah”, “Niye ölmemiş” “Tüh yine ölmedi” vb. yazanlar var. Kimsenin Cem’i sevme mecburiyeti yok. Yaptığı işi beğenmeyebilirsiniz, fikirlerine katılmayabilirsiniz, kendisinden hiç hoşlanmayabilirsiniz. Bunların hepsi son derece normal. Burada mesele bir insanın sevilmemesi değil. Sevmemek, eleştirmek, öfkelenmek herkesin hakkı. Ama bir insanın ölümünü dilemek bunların devamı değil. Başka bir yere ait. Çünkü “Senden hoşlanmıyorum” ile “Keşke ölseydin” arasında fikir farkı değil, insanlıkla ilgili ciddi bir mesafe var. Asıl üzerinde durulması gereken de o mesafenin nasıl bu kadar kolay aşılır hale geldiği. Üstelik mesele Cem de değil. Bugün o, yarın sevmediğiniz başka biri. Sonra bir bakıyorsunuz, ölüm bile günlük tartışmanın içinde kullanılan sıradan bir kelime olmuş. İşin ürkütücü tarafı, bunları yazanların çoğunun muhtemelen kendilerini kötü insanlar olarak görmemesi. Günlük hayatlarına devam ediyorlar, sevdikleri insanlar var, üzüldükleri şeyler var. Ama hiç tanımadıkları birinin ölümünü isteyebiliyorlar. İnsanın kendi hayatında sahip çıktığı merhameti, tanımadığı ya da sevmediği birinden bu kadar kolay esirgeyebilmesi tuhaf. Birini sevmemek çok insani. Ölmesini istemek değil.