‘Son Nebi’ adlı yeni albümüyle müzikseverlerin karşısına çıkan Ahmet Özhan, Türk sanat müziğinden tasavvuf müziğine geçerken ve kendine yeni bir yol çizerken en yakınlarının bile bu kararını şüpheyle karşıladığını söyledi. “Hepimiz Allah’ın sıfatıyız” diyen Özhan, ekledi: “Ben tapınmıyorum, ben kendime gidiyorum...”
HT MAGAZİN / ECE SARUHAN / ÖZEL RÖPORTAJ
Ahmet Özhan'ın 11 eserden oluşan 'Son Nebi' adlı albümü müzik marketlerde yerini aldı. Geçtiğimiz hafta, Hasan Esen'in müzik direktörlüğünde sanatseverlerle buluşan albüm hakkında konuşmak için Özhan'la buluştuk. Yıllar önce yaptığımız ilk röportajda “Herkesin içinde bir Mevlana var. Ben kendi içimdekini buldum.” demişti bana. O zamanlar çocuktum, aval aval bakmıştım suratına. Bu kez albüm bahanemiz oldu; tasavvufu, inancı, insanı konuştuk. Kendinden hareketle bugünlerde terbiye etmeye calıştığımız insan nefsine dair çok şey söyledi. “Kimileri bu anlattıklarımı okuyunca bana deli diyece desinler” dedi. Samimiydi çok samimiydi...
Albümdeki ilk eserin adı 'Es Selam Ey Son Nebi'. Bu yüzden seçtik. Mesajını düşünmedim ama herkes gibi benim de beynimde bir veritabanı var. Reflesk olarak bu ismi seçmiş olabilirim. 'Son Nebi' son mesaj getiren mükemelliyeti ortaya koyan demek. Açılımında Peygamber efendimizin nübüvvet kapsamında hiçbir şeye gereksinim bırakmayacak şekilde noktayı ve mührü koymuş olması da var.