Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Arif HÜR / HABERTÜRK MAGAZİN

Bir süredir ortalıkta görünmeyen ünlü oyuncu Cansel Elçin, ‘Evlenmeden Olmaz’ filmi ve ‘Eve Dönüş’ dizisiyle iddialı bir dönüşe hazırlanıyor. Elçin, HT Magazin’e ‘Yılın en komik aşk filmi’ dediği ‘Evlenmeden Olmaz’ı ve yeni dizisi ‘Eve Dönüş’ü anlattı.

YILIN en komik aşk filmi’ sloganıyla 2 Ekim’de vizyona girecek olan ‘Evlenmeden Olmaz’ adlı dramatik komedi filminde başrolü Özge Özberk ile paylaşan başarılı oyuncu Cansel Elçin ile Rumelihisarı’nda buluştuk. Yönetmenliğini Yasemin Türkmenli’nin üstlendiği filmde, ilk kez bir Türk komedi filminde boy gösterecek olan yakışıklı oyuncuyla; filmi, sinema sektörünü ve özel hayatını konuştuk. 

Filmle ilgili ilk dikkatimi çeken ‘Yılın En Komik Aşk Filmi’ sloganı oldu. Diğer romantik komedilerden bu film hangi yönüyle ayrılıyor?

Bugüne kadar Fransa’da bulunduğum süre zarfında pek çok komedi filminde oynadım ama Türkiye’de ilk defa bir komedi filminde yer alıyorum. Tüm samimiyetimle şunu söyleyebilirim, yılın en komik aşk filmi oldu. Romantik komedi sloganıyla yola çıktık ama filmimiz sette aşırı eğlenmemizden ötürü acayip komik oldu. Biz bile komedi mi yoksa aşk filmi mi çekiyoruz ikileminde kaldık. Biz güldük, seyircinin bizim gibi gülmesi tek temennimiz.

Film neye ışık tutacak?

Son zamanlarda insanlar karşı cinsle bir ilişkiye başlamak için sosyal medyayı ve evlilik programlarını tercih ediyorlar. Bizim filmimizde de evlenmedenolmaz. com adlı bir evlilik sitesi, bu işlere evlilik sürecine ışık tutar nitelikte olacak. İnsanlar filmde kendilerini bulup, keşke bitmeseydi diyecekler.

Canlandırdığınız karaktere biraz değinelim.

Cerrahlık yapan ve evlenmek istemeyen Yavuz karakterine hayat veriyorum. Yavuz, ağır vakalarla ilgilenen, iç dünyası ve aşk dünyasında da oldukça sakar bir adam. Anti kahraman diyebiliriz. Özge Özberk de evlenmek için can atan bir kadını oynuyor.

‘ÖZGE’YLE ÇOK YAKIŞIYORUZ’

Özge Özberk ile tahin ve pekmez gibisiniz...

Bu filmde oynamamda Özge Özberk’in başrolde olmasının etkisi yadsınamaz. Özge’yle üçüncü filmimiz oldu. Özge’yle ekrana çok yakıştığımızı düşünüyoruz. Bizim düşündüğümüzü yapımcılar da düşünüyor. Fragmanımızı izleyenler görmüştür. Rol gereği olan tokat sahnesinde Özge’ye “Bana rahatça tokat atabilirsin” dedim. Yapıştırdığı tokatla 5-10 dakika kendime gelemedim. Özge’nin eli sağlammış.

Vizyona giren romantik komedi filmlerinde ciddi bir artış söz konusu. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Son yıllarda hem ülkemizde hem de dünya çapında o kadar üzücü gelişmeler yaşanıyor ki insanlar daha hafif, kendilerine umut veren bir o kadarda kendilerini eğlendiren filmler izlemek istiyorlar. İnsanlar düşünmek istemiyorlar, yapımcılar da bu doğrultuda hareket ediyorlar.

Önümüzdeki haftalarda başlayacak olan ‘Eve Dönüş’ adlı dizide rol alacağınızı öğrendik. Bu diziyi biraz anlatır mısınız?

Yaklaşık üç yıl aradan sonra önümüzdeki haftalarda başlayacak bir melodram dizisiyle ekranlara geleceğim. Şimdi herkes yine mi dram diyecek ama dizi anlamında son zamanlarda komedi dizisi pek yapılmıyor, ileride tabii ki yapabilirim. Sitcom da buna dahil. Doğaçlama benim tabiatımda var.

‘DİZİLERİN KURGULARI KARMAŞIK’ 

Ekranda izleyiciyle buluşan dizileri takip ediyor musunuz?

İnsanlar artık evinden çıkmak istemiyor. Sırf biz değil bütün dünya da dizilere ağırlık verir oldu ama benim dizi izlemeye vaktim yok. Bir de ekranda olan dizilerin kurgularından hiçbir şey anlamıyorum. 2000’li yılların başında dizi sektörü altın dönemini yaşadı. Şu an hızlı tüketimden ötürü pek çok oyuncu tanınmıyor bile. Biz de tüketim dünyasının birer parçasıyız.

Oyunculukta olgunluk dönemimdeyim diyebilir misiniz?

 Olgunluk dönemimdeyim diyemem, vazgeçme dönemindeyim. Oynadığım rolleri ‘İnsanlar ne der?’ diye kafama takmıyorum. Karakterimi sonunu düşünmeden oynuyorum. Anı yaşamayı seviyorum.

"İNSANIMIZ SİNEMAYA GİTMİYOR"

Pek çok Fransız filmde oynadınız. Türk sinemasıyla Fransız sineması arasında ne farklar var?

İnsanlarımızın sinemaya gitmediğini ve daha çok sinemaya gitmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun nedeni kesinlikle sosyo kültürelden ziyade bazı ticari trüklerin gerçekleşmemesi. Fransa’da bulunan üç dağıtımcı bir kart sistemi çıkarmış. Ayda 18 Euro verip istediğin kadar sinemaya gidiyorsun. Bu tarz bir sistemi uygulamaya geçirsek insanlar sinemayı sevmeye ve gitmeye başlar. Burada görev dağıtımcılara ve sinema sahiplerine düşüyor. Bu sistemle insan hiç istemediği filmin içerisinde bile kendisini bulabilir.

Karizmatik oyuncu, işindeki başarının aileden gelen sevgiyle doğru orantılı olduğunu söylerken bugüne kadar rol aldığı ‘Hatırla Sevgili’ ve ‘Gönülçelen’ gibi dizilerin evrensel işler olması nedeniyle çok sayıda Arap hayranının oluşmasına vesile olduğunu söylüyor

Filmde yakın dostu Özge Özberk ile rol gereği öpüşmesiyle ilgili konuşan Elçin, “Öpüşmeye alışkınız desek bir dert, alışkın değiliz desek bir dert. Bu sahneleri çekerken zorlanmadık” dedi. Elçin, eşinin bu tarz öpüşme sahnelerini kıskanmadığını sözlerine ekledi.

Pınar Apaydın ve Cansel Elçin 3 yıl önce evlendi.

"AŞK HEP BİRİNCİ PLANDA"

Evlendikten sonra kariyerinizde bir düşüş var sanki. Özel hayatım için kariyerimi geri plana attım diyebilir misiniz?

Benim için her zaman birinci planda aşk vardı. Yerine göre de romantik biriyim. Evlendikten sonra işi ikinci plana atmam söz konusu değil. Evlendikten sonra oyunculuk anlamında gerilediğimi de düşünmüyorum. Hayatınıza biri girdiği zaman insanlar ister istemez böyle görüyor. Bir de ben kendi özgürlüğümü önemseyen biriyim. Hayatın tadını çıkarmayı sevenlerdenim.

"TÜRK SİNEMASI İYİ DURUMDA"

Türk sineması deyince aklınıza ilk ne geldiğini ve sinemamızın şu anki durumu hakkında düşüncelerinizi merak ediyorum. Türk sineması deyince ilk aklıma gelen isim Nuri Bilge Ceylan oluyor. Nuri Bilge, Cannes’da, ‘Abluka’ filmi Venedik’te ödül alabiliyor. Eskiden yılda 20-30 film yapılıyordu şimdi bu sayı 100’ü buluyor. Türk sinemasının iyi durumda olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde toplumun kültür seviyesine göre filmler yapıldığını düşünüyorum.