HABERTÜRK TV'de Fatih Altaylı'nın sunduğu Teke Tek programında teknik direktör Yılmaz Vural, Habertürk Spor yazarı Serdar Ali Çelikler ve bir dönem Almanya Milli Takımı'nın formasını da giyen eski futbolcu Mustafa Doğan, Mesut Özil'in Almanya Milli Takımı'nı bırakma kararını yorumladı.

3 isim de bu konuda Almanya Futbol Federasyonu başta olmak üzere, Almanya'nın çok yanlış bir tavır izlediğini belirterek şu ifadeleri kullandılar:

YILMAZ VURAL: "ALMANLAR İÇİN HERKES DÜŞMAN!"

"Avrupa'nın şöyle bir yapısı var; önce kendi milleti, sonra AB, sonra diğer Hristiyan ülkeler, sonra İslam ülkeleri... Buna 'ırkçılık' mı dersiniz bilmem ama bu gözle bakıyorlar. Bu ortama hiç alışamadım. Ailem orada yaşıyor. Yetenekli olsanız bile kendilerinden olmayan kişileri iyi noktalara getirmiyorlar. Bu konuma gelenler olmadı değil ama çok zor.

Benim iki oğlum, Emre ile Can, Köln'ün altyapısına seçilmişlerdi. 6 yaşından 18 yaşına kadar oraya gidip geldiler. Sonucunda bana geldiler 'Devam etmek istemiyoruz. Yabancı düşmanlığı var burada' dediler. Ama bir yandan da orada 300 bin lisanslı sporcumuz var. Hemen hemen bütün altyapımız onlardan oluşuyor.

"HOENESS EN SON KONUŞACAK ADAM"

Bayern Münih'in başkanı Hoeness en son konuşacak adam! Sen vergi kaçakçısısın, hapis yattın. Sen oradan kalkıyorsun, Mesut konusunda konuşuyorsun. Mesut'un Almanya Milli Takımı'na büyük katkısı var. Avrupa'da ırkçılığın belli bir boyuta geldiğinin farkında herkes. Almanya'dakiler için herkes düşman. Spor ve siyaset bu kadar iç içe olmamalı. Podolski'ye "Polonyalı", Khedira'ya "Tunuslu", Boateng'e "Ganalı" demediler.

Benim kiminle resim çektireceğime kim nasıl karar verebilir! Cumhurbaşkanımız İngiltere'ye gitmiş, oyuncular da ziyaret etmişler. Ne var bunda? Almanlar'ın yaptığı çok saçma bir şey. Tartışılması bile saçma bunun. Bu durumun etkilerini sordum, Alman kulüpleri Türk oyunculara harçlık vs. vererek daha sempatik gözükmeye başlamışlar. Olayı düzeltmeye çalışıyorlar."

SERDAR ALİ ÇELİKLER: "ALMANYA İÇİN 2024 TEHLİKEDE"

"Burada Almanya Futbol Federasyonu'nun tavrı ve Mesut'un arkasında durmaması etkili. Mesut'un da kötüye giden bir kariyeri var. 2012'de Erdoğan, İspanya'ya gitti. Mesut o zaman Real Madrid'deydi. Emre ve Arda ile birlikte ziyarete gittiler. Mesut forma hediye etti. O zaman Alman Futbol Federasyonu da vardı, Bierhoff da vardı, Hoeness de vardı. Ama o zaman Real Madrid'in futbolcusuydu. Mesut hala Real Madrid'in futbolcusu olsaydı, bunlar yaşanmazdı.

"FEDERASYON İLKAY'A SAHİP ÇIKMALI"

Federasyonun üstünde durmak gerektiğini düşünüyorum. İsveç Milli Takımı'nda da Jimmy Durmaz üzerinden aynı olay yaşandı. Ama futbolcu arkadaşları başta olmak üzere halk Jimmy'ye destek verdi. Bu işin, Almanya Futbol Federasyonu Başkanı Reinhard Grindel'i götürme ihtimali var. Alman medyasındaki haberlere göre; EURO 2024'ün tehlikeye girdiğini düşünüyorlar. Bir federasyonun kaptanlarından birisi kendisine ırkçılık yapıldığını söylüyor. Bir federasyon ise Lefter Sezonu yapıyor. Avantajımız olduğunu düşünüyorum 2024 için. Ayrıca bu durum İlkay Gündoğan için de çok zor. O devam edecek ve federasyonun ona sahip çıkması gerek."

MUSTAFA DOĞAN: "ALMANYA'DA HEP BAŞARILI OLMAK ZORUNDAYDIM"

"Almanya'da öğrenim yıllarımda şu konulara çok önem verdiler: "Naziler ve Almanlar ayrıdır. Savaş çok kötü bir şeydir." Şu an sadece bu Almanya'nın değil, tüm Avrupa'nın sorunu. Ben Almanya'da 2. sınıf hissetiğim bir nokta yaşamadım. Ama hep başarılı olmak zorundaydım. Ön yargıdan söz edemeyiz ama Almanya değişti. Benim dönemimde ırkçı partiler meclise giremezken, şimdi giriyorlar. Ben alt yaş kategorilerinde başarılı olduğum için hep çağrıldım.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, 2003'te o zaman başbakanken Köln'e gelmişti. Ben de o davete katıldım. Ama takımımdan ve çevremden herhangi bir tepki almadım. Çünkü ben çifte vatandaşım. Temel nokta şu: Alman medyası yönlendirmede oldukça etkili. Alman medyası, Cumhurbaşkanımız ile ilgili herkesin aynı şekilde ön yargılı olmasını istiyor. Fotoğraf çekinmelerini seçim kampanyası olarak lanse ettiler. Mesut da zaten buna karşı çıktı.

"MESUT'U HAFİFE ALDILAR"

Bu durumu da buraya getiren Merkel değil, Alman Futbol Federasyonu'dur. Federasyon başkanı Reinhard Grindel de eski bir politikacı. Alman Futbol Federasyonu'nun en kötü başkanı diyebiliriz. Oyunculardan özür dilemelerini beklediler ama o da gelmedi. Sonrasında olayı yumuşatmak istedilerse de medya yönlendirmeye devam etti. Taraftarlar ıslıkmaya başladı. Peki Almanya, Dünya Kupası'nı kazansaydı böyle bir durum olur muydu, asla olmazdı. Herkes Mesut'u hedef tahtasına oturttuğu için tüm takım başarısız olsa da Mesut konuşuldu. Herkes kendi koltuğunu kurtarmak için Mesut'u kullandı. Ama Mesut'u çok hafife aldılar. Mesut'un 32 milyon takipçisi var, sosyal medyada Almanya'da takımların ve kulüplerin üstünde.

Neden açıklamaları İngilizce yaptığı konuşuldu. Ama Mesut bir dünya yıldızı. Ve bence çok doğru bir yol izledi. Benzema ve Lukaku gibi göçmen futbolculardan da destek geldi. Burada göçmen sorunu çok etkili. AB'ye daha fakir ülkeler dahil oldu. Ve bunların yarattığı huzursuzluk ırkçı partileri diğer ülkelerde de olmak üzere güçlendirdi. Mesut, Almanya'yı seçtiğinde biz de kendi takımımıza almak için çok uğraştık ama karara saygı duyduk.

"ALMANYA BÜYÜK HATA YAPTI"

Elde ettiği başarılardan dolayı hep gurur duyduk. Bunları bir kenara atamazsınız. Almanya çok büyük bir hata yaptı ve bunun da farkındalar. Çünkü Almanya entegrasyon noktasında bugüne kadar çok uğraştı. Almanya'da altyapıdaki oynayan Türkler için Mesut bir model. Entegrasyon konusuna çok ağır bir darbe vurdular. Mesut'un geri dönmesi artık zor. Mesut'un açıklamaları doğruydu. Bunu eleştirenler var. Mesut gelmiş gelmiş en yetenekli Alman futbolculardan birisidir. 'Futbola siyaset girmemesi gerekir' diyoruz ama Almanlar bunu futbola soktu."