Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

II.Dünya Savaşı’nda tamamen yıkılan Belarus, Kızıl Ordu’nun Nazi Almanyasını mutlak yenilgiye uğrattığı 9 Mayıs 1945 tarihinden sonra yaralarını sarmaya başladı ve birçok şehir yeniden inşa edildi. Başkent Minsk de 1950’den itibaren savaş öncesi şehir planlarına sadık kalınarak inşa edilmiş ve komünizmin çökmesi ile beraber büyümeye devam etmiş. Şimdi Minsk'in gezilecek yerlerinden bazılarını tanımaya çalışalım.

 

MİNSK'İN GEZİLECEK YERLERİ

BAĞIMSIZLIK MEYDANI

Iosif Langbard tarafından tasarlanan Bağımsızlık Meydanı, Avrupa'nın en büyük meydanlarından biri ve Minsk'in önemli bir simgesi. Meydan, diğer komplekslerin yanı sıra Zafer ve Ekim Meydanları, Ulusal Kütüphane ve Masherov Caddesi'ni de içeren büyük Bağımsızlık Caddesi'nin sadece bir parçasıdır. Bağımsızlık Meydanı, Sovyetler Birliği döneminde ana tören alanı olarak kullanıldı. Meydan, toplamda 7 hektarlık bir alanı kaplar. Hükümet merkezi, Belarus Devlet Üniversitesi, Minsk Metro Merkezi, Belediye Başkanlığı bu meydanda bulunur. Meydanın hemen altında yer alan yeraltı şehri, Minsk'teki en büyük alışveriş merkezi. Bu yeraltı şehrinde çok sayıda mağaza, restoran ve kafenin yanı sıra park bulunuyor. Minsk'teki yerel halkın buluşma noktasıdır.

AZİZ SİMON VE HELENA KİLİSESİ

Neo-Romanesk ve neo-Gotik mimari tarzlarının bir birleşimi olan kilise Minsk'in en önemli sembollerinden biridir. 1905-1910 arasında inşa edildi. Adını, kiliseyi yaptıran ailenin prematüre doğarak hayatını kaybetmiş iki çocuğundan alır. Kırmızı tuğla duvarları nedeniyle "Kızıl Kilise" olarak bilinir. Polonyalı mimarlar Tomasz Pajzderski ve Wladyslaw Marconi tarafından tasarlandı. 1923'te kilise Kızıl Ordu tarafından soyuldu ve 1932'de Sovyet yetkilileri tarafından kapatıldı. Ardından BSSR Devlet Polonya Tiyatrosu'na devredildi. İkinci Dünya Savaşı'ndan önce, kilise sinema olarak yeniden inşa edildi. 1941'de Alman işgali sırasında kilise olarak kullanılmaya devam etse de savaştan sonra tekrar sinema olarak kullanıldı. 1990 yılında bina Katolik Kilisesi olarak kullanılmaya devam etti.

 

STALİN HATTI MÜZESİ

Doğu Avrupa’daki en büyük savunma müzelerinden biri, eski Sovyetler Birliği’nin Batı sınırındaki bir sur ağı olan orijinal Stalin Hattı’ndan adını alan Stalin hattı Tarihi ve Kültür Kompleksi’dir. Savunma hattı, Batı'dan gelen saldırılara karşı korumak için 1920'lerde inşa edildi. Stalin Hattı, Finlandiya'nın yakınındaki Karelian Isthmus bölgesinden Karadeniz kıyılarına kadar uzanan etkileyici bir beton sığınak ve silah yerleşim hattıydı. Bununla birlikte, 1940 yılında genişleyen SSCB'nin sınırında daha batıya inşa edilen yeni bir hat kurulunca terk edildi. Bugün, bu tarihsel sistemin kalıntıları Rusya, Beyaz Rusya ve Ukrayna'nın çeşitli yerlerinde bulunabilir. Büyük Vatanseverlik Savaşı'nın (İkinci Dünya Savaşı) 60. yıldönümünü anmak için, Minsk yakınlarındaki hattın bulunduğu bölgede askeri gereçler toplandı. Müze kompleksi bir dizi siper, barikat, sığınak, nokta ve diğer tahkimatlar ile radar sistemleri, tekneler, helikopterler, savaş uçakları, tanklar ve silahlar gibi her türlü teknolojiyi içermektedir. Bir savaş makinesinde yarışmaya hevesli olan ziyaretçiler, bu ekipmanın bazılarını bile deneyebilir.

KUTSAL RUH KATEDRALİ

Minsk'in en çok tanınan sembollerinden biri, şehrin göbeğinde bulunan bu muhteşem, ışıl ışıl, iki kuleli Ortodoks katedrali. Kutsal Ruh Katedrali, 1633-1642 yılları arasında Katolik Bernadine manastırının ana tapınağı olarak Barok tarzında inşa edilmiştir. 1700-1800'lerde mevcut mimari şekli ile yeniden inşa edildi. 1852'de manastır kapatıldı ve rahibeleri Nesvizh kasabasına gönderildi. 1860'da eski manastır kilisesi ortodoks kilisesine çevrildi. On yıl sonra burada ortodoks bir manastır açıldı. 1918'de, manastırın kapatılmasından sonra, spor salonu, hapishane gibi amaçlarla kullanılmıştır. II. Dünya Savaşı sırasında 1943'te yenilenmiştir.

 

ULUSAL TARİH MÜZESİ

Belarus Ulusal Tarih Müzesi, Belarus'un ana müze müzesidir. Müzenin çağdaş tarihi 1957'ye dayanır. 1964'te BSSR Devlet Müzesi olarak tanındı ve ilk sergi üç yıl sonra açıldı. 1992 yılında, müze Belarus Ulusal Tarih ve Kültür Müzesi olarak yeniden adlandırıldı ve 2009 yılında Belarus Cumhuriyeti Ulusal Tarih Müzesi adı verildi. Müze koleksiyonu, 48 koleksiyon arasında dağıtılan 377.918 parçadan oluşuyor: arkeoloji, etografi, değerli metaller ve değerli taşlar, hazineler, silahlar, el yazmaları ve eski basılı kitaplar, belgeler, sanat, nümismatik, ulusal kostümler ve diğerleri. Koleksiyonun kronolojik aralığı, ilkel dönemden modern zamanlara kadar olan dönemi kapsar. Belarus Cumhuriyeti Ulusal Tarih Müzesi koleksiyonundan bir dizi müze eşyası Belarus Cumhuriyeti'nin Tarihi ve Kültürel Mirası Ulusal Listesinde yer almaktadır. Müzenin iki kolu var: Rus Sosyal-Demokrat İşçi Partisi Birinci Kongresi ve Çağdaş Belarus Devleti Müzesi.

 

ULUSAL SANAT MÜZESİ

Ülkenin en büyük müzesi. 1939'da Minsk'te açıldı. Ulusal Sanat Müzesi (1939'dan 1957'ye kadar Devlet Sanat Galerisi, 1957'den 1993'e kadarki Devlet Sanat Müzesi) olarak adlandırıldı. Koleksiyonda, Minsk, Vitebsk, Mogilev ve Gomel'in tarih müzelerinden alınan sanat eserleri ve Tretyakov Galerisi, Rus Müzesi, Puşkin Güzel Sanatlar Müzesi tarafından bağışlanan resimler bulunuyor. Minsk'i ziyaret eden herkes tarafından mutlaka görülmesi gereken bir müzedir. Müzede, Belarus Sanatı'nın 12. Yüzyıldan 20. yüzyıla kadar bireysel koleksiyonlarını, 18. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar Rus sanatını, 16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar Batı Avrupa sanatını ve 15. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar Doğu Sanatı'nı görmek mümkün.