AA

Murat Kekilli, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesinin Instagram hesabından canlı yayınlanan etkinliğe konuk oldu.

Mahmut Bıyıklı ile "Kültür Nöbeti" programında yaklaşık 1,5 saat boyunca hayranlarıyla buluşan ünlü sanatçının arka planında yer alan tuğralı tablo dikkati çekti.

Etkinliği yöneten Bıyıklı, Kekilli ile ilgili "Dinlerken hem keyif alıyoruz, öğreniyoruz hem de gurur duyuyoruz. Bu ülkede duruşu net olan, sözleri mert olan ve hayata bakışı sağlam olan bir sanatçının olmasından büyük mutluluk duyuyoruz." ifadelerini kullandı.

Bıyıklı'nın sorularını yanıtlayan Kekilli ise Anadolu'nun çok eski bir medeniyet olduğunu belirterek, "Bu coğrafya dünyaya iyiliğin yayıldığı, mazlumların elinden tutulduğu topraklar. Sanki dünyanın akıl, kalp ve ruh merkezi burasıymış gibi." şeklinde konuştu.

Tarihten örnekler de veren sanatçı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında da Türkiye'nin başı sıkışan ve ihtiyacı olan çok sayıda ülkeye yardım gönderdiğini anımsattı.

- "Bu toprakların eşi benzeri yoktur"

Neşet Ertaş'ın "Gönül Dağı" adlı eserinden bir bölüm seslendiren Kekilli, şunları kaydetti:

"Biz toplum olarak iyiliksever bir toplumuz. Bu coğrafyayı hakkeden tek toplum yeryüzünde bizim toplumumuz. Bu coğrafyanın ruhu, toplumunun üzerine yansımış. Bu nedenle bu toprakların eşi benzeri yoktur, gönül toplumudur. Bizim coğrafyamızda Anadolu kültürü vardır. Anadolu pop, Anadolu caz, Anadolu rock bu coğrafyanın kültürüdür, bizim coğrafyamızdan yeşermiştir. O yüzden dünyada yer yüzünde eşi benzeri yoktur."

- "Suriye'deki çocuklar da bizim"

Geçen sene 23 Nisan'da İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı'nın Suriye'deki Azez Siccu Kampı'nda düzenlediği çocuk şenliğinde konser verdiğini hatırlatan Kekilli, "Bizim derdimiz vardı, oradaki çocuklar da bizimdi. Oradaki çocukların başına bomba düşmüştü. Çocuklar savaşın içinde doğmuşlar ve bütün dünyayı kendi dünyaları gibi zannediyorlar." dedi.

Çocukların kampta zor şartlarda yaşadıklarını anlatan Kekilli, "Empatinin en güzeli yerinde yapılandır. Biz empatiyi yerinde yaptık, grup elemanlarım oraya korkarak 'Abi iyi mi kötü mü ettik?' diyerek geldir. Orada biz İHH ile beraber çocuklara konser verdik. Hayatımızın en anlamlı konserlerinden biriydi. Derdi olan böyle bakar. Bir an için gülmelerine vesile olduk bir an için hayata bağlandılar." değerlendirmesini yaptı.

- "Cem Karaca ve Barış Manço bu toprakların çocuklarıydı"

Cem Karaca'nın dev bir sanatçı olduğunu ve kıymetinin yeterince bilinmediğini söyleyen Kekilli, "Barış Manço trafik kazası geçirdi, Cem Karaca 'geçmiş olsun' ziyaretine gitti, alnından öptü onu. Görüşleri, felsefeleri farklıydı fakat bu toprakların çocukları ve birbirlerine karşı çok ince ruhlular." dedi.

Barış Manço ve Cem Karaca'nın şarkılarından örnekler vererek ortak yanlarını dile getiren Kekilli, şöyle devam etti:

"Cem Karaca'nın 'Allah Yar Yar' parçasıyla karşılaştım çok etkilendim. Diğer parçalarını zaten biliyoruz, çok sevdiğimiz parçalar Tamirci Çırağı, Çok Yorgunum, Ceviz Ağacı, Raptiye Rap Rap şarkılarının hepsini dinliyoruz. Şarkılarını ezbere bildiğim bir insan, bir gün televizyonda Allah'ı anlatırken Cem Karaca'nın kalbiyle konuştuğunu fark ettim."

- "İnsanlığın önüne hiçbir şey geçirmemeliyiz"

İnsanlığın Allah tarafından verilmiş bir lütuf olduğunu fakat sanatçılık, yazarlık ve başkanlık gibi vasıfların kazanılarak elde edildiğini aktaran Kekilli, "Eğer siz insanlığınızın önüne bunları geçirirseniz hem inandığınızı hem de mevkinizi kaybedersiniz. İnsanlığın önüne hiçbir şey geçirmemeliyiz. Cem Karaca da insanlığının önüne hiçbir şeyi geçirmedi." ifadesini kullandı.

Konserlerinde başından geçen bazı olayları da anlatan şarkıcı, sohbetin sonunda, "Kahrın da Hoş Lütfun da Hoş" adlı eserini canlı yayında katılımcılar için seslendirdi.