Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Oğuz Çelebi... 'Çok Güzel Hareketler 2'nin oyuncusu.
Can Güneş... Oyuncu ve müzisyen. 'İmkansız Olasılık'ta hem rol aldı hem de filmin müziklerini yaptı. 'Yıkıldım' adlı şarkısıyla da profesyonel müzisyenliğe adım attı.
2013'te Beykent Üniversitesi Konservatuvarı Oyunculuk Bölümü'nde kurdukları arkadaşlıkları, BKM Mutfak etiketiyle çıkan 'Anlasana' adını verdikleri Rap müzik türündeki tekliyle yarenliğe dönüştü.

Can Güneş ile Oğuz Çelebi'nin sohbeti esnasında 'Haydi müzik yapalım' refleksi sonucu ortaya çıkan 'Anlasana'nın düzenlemesini Azel Bert yaptı.  İsmail Tunçbilek, bağlamasıyla şarkıya destek verirken Can Kaytaz'ın yönetmenliğinde klip çekildi.

Oyunculuk, asli meslekleri.
Müziğe de hiç öyle bir hobiymiş gibi yaklaşmıyorlar.
Kariyerlerinde müziğe araladıkları pencereyi, sonuna kadar açmayı planlamışlar bile.
Oğuz Çelebi ile Can Güneş, konuk oldukları Habertürk HT Stüdyo'da Mehmet Çalışkan'ın sorularıyla 'Anlasa'nın çıkış hikâyesini ve kendilerini anlattı.

Ne zamandır tanışıyorsunuz?
Oğuz Çelebi: Üniversiteden beri tanışıyoruz, 2013'e dayanıyor.. Üniversiteden konservatuvar arkadaşıyız. Beykent Üniversitesi Oyunculuk Bölümü'nde okuduk. O zamandan beri arkadaşız.

Kader birliği ettiğinizi görüyorum. Oyuncusunuz, aynı sektördesiniz, bir de 'Anlasana' adlı yeni bir çalışmanız var...
Can Güneş: Aslında yıllardır hep birlikte projeler üretiyoruz, yazıyoruz - çiziyoruz. Oğuz, zaten yazma işinde daha iyi. 'Çok Güzel Hareketler Bunlar 2'de yazıyor. Biz de evde bir aradayken "Zaten yazıp, çiziyoruz, o zaman bir şarkı yapalım" dedik. Böylece şarkıya da bulaştık. Ben şarkı yapıyordum zaten ama Oğuz yapmıyordu. Ben de bu konuda rehber oldum.

Müziğe gelmeden önce neden oyunculuğu seçtiniz? Sizi oyunculuğa yönlendiren etmenler nelerdir?
Oğuz Çelebi: Bu, hiç sorulmayan bir soruydu. Bunun bende güzel bir anısı var. Ben 'Leyla ile Mecnun' fanıydım. Aynı zamanda tabii ki Burak Aksak fanı da oldum. Oyunculuktan önce mekanik teknikerliği yapıyor, inşaatta çalışıyordum. O sıralarda 'Leyla ile Mecnun'da rol alanlara baktıkça bu işte o kadar mutlu durduklarını gördüm ki "Ben de böyle bir iş yapacağım" dedim. Tabii ufak tefekken, küçüklükten beri bir oyunculuk hayalim vardı. 'Leyla ile Mecnun' işi başlangıç yapmama sebep oldu. Buradan hepsine selam yolluyorum.

Can, seni ne yönlendirdi?
Can Güneş: Benim şöyle oldu; benim ağabeyim de oyuncu. Kıskandım. O popüler olacaksa benim de olmam lazım diye düşündüm. Benim aslında lisede bir hocam sebep oldu. Kendisi bir tiyatro oyunu yazdı ve "bunu yapalım" dedi. Ben zaten böyle küçük tiyatrolar yapıyordum ama o oyunda çok heveslendim. "Bunu devam ettireyim, tiyatro yapayım" dedim. O zamanlar reklamlarda da oynuyordum. Öyle oradan atladık geldik bu günlere. Konservatuvarı seçtim. Ağabeyim de aynı üniversiteden mezun oldu. Onun mezun olduğu sene okula biz girdik.

Daha çok yolun başındasınız ama geri dönüp baktığınızda oyunculuk adına ne hissediyorsunuz?
Oğuz Çelebi: En çok bir meslek edindiğimiz için seviniyoruz. Çünkü hepsi bir karar aşamasından geçiyor. Az önce de söylediğim gibi ben önceden başka bir iş yapıyordum ama şimdi çok farklı bir yerdeyim. Bir karar alıyorsun ve geçimini bundan sağlıyorsun. Tatmin duygusu, gurur, sevinç, böyle güzel insanlarla tanışıp yoluna devam ediyorsun. Yani hoş duygular.

İnşaat konusunu biraz açar mısın?
Oğuz Çelebi: Mekanik sistem; ısıtma, soğutma, havalandırma, sıhhi tesisat, doğal gaz, soğuk oda, havuz sistemleri, bahçe sulama... Hepsini yapıyorduk. Yani uzmanlığım bunun üzerineydi. Şimdi buradayız.
Can Güneş: Ben hep oyuncuydum. Başka bir meslek yapmadım. Çok erken yaşta başladım.

Şu ana kadar yaptığın çalışmalara bakacak olursak ne hissediyorsun? Oyunculuk sana ne ifade ediyor?
Can Güneş: Set ortamı çok keyifli. Daha önce reklamlarda da gördüm. O sıcaklığı seviyorum. İnsanlar bir süre sonra rolden de olsa birbirleriyle bağ kurmaya başlıyorlar. O bağları seviyorum, güzel oluyor, kalıcı arkadaşlıklar kuruluyor. Bir de iş olarak hem yorucu hem de insanı tatmin eden bir iş olduğu için yapmaktan keyif alıyorum. Yani oyunculuğu çok keyif alarak yapıyorum.

Oğuz Çelebi

Şöhret oldunuz. Şöhret size ne hissettiriyor?
Can Güneş: Ben olmadım.
Oğuz Çelebi: Biz de henüz olmadık da... Ben çok utanıyorum. Sizinle röportaj yapıyoruz, olumlu bir şey söylüyorsunuz ve ben onları kendime alamıyorum. Beni utandırıyor. Allah'tan şarkıyı Can ile birlikte yaptık, Can'a yansıtıyorum, BKM Mutfak'a yansıtıyorum. Tanınınca ya da olumlu bir geri dönüş gelince biraz çekiniyorum. Sahnede az önce bu hareketleri yapan adam ben değilmişim gibi geliyor.

BKM'de olmak sana bugüne kadar ne kazandırdı?
Oğuz Çelebi: BKM'de olmak hayalimi belli bir raya sokmama sağladı. Ben oyunculukla ve yazarlıkla ilgilenmeden önce de sürekli bir şeyler karalıyordum. Aslında işimi rayına soktu. Bütün dağınık fikirlerimi topladı.

Aslında aynı zamanda kişisel gelişim okulu gibi.
Oğuz Çelebi: Kesinlikle öyle. Zaten Yılmaz Erdoğan hocamızın da bize mottosu ‘Yazan kendi kaderini Yazar'dır. Bize bunu aşıladı. Biz de o yolda ilerliyoruz, inşallah layık oluruz.

Can, senin yazmaya yönelik hevesin var mı?
Can Güneş: Ben hiç yazamıyorum. Oturup da baştan aşağı bir metin yazayım dediğim zaman olmuyor. Okul zamanı yazdığımız şeyler oluyordu ama Oğuzların yaptığı gibi BKM'nin yaptığı gibi bir skeç mantığıyla bir şeyler yazamıyorum. Oraya odaklanamıyorum. Daha çok şarkı, şiir öyle şeyler yazabiliyorum. Bütünü sağlayamıyorum hiçbir zaman, başlangıç, gelişme, final yapamıyorum, olmuyor.

Müziğe yönelmeniz yeni mi yoksa konservatuvar döneminde de bir heves var mıydı?
Oğuz Çelebi: Müziğe yönelmemize Can vesile oldu. Bizim aramızda daha önceden Can müzik yapıyordu. Bildiğim kadarıyla 16 yaşından beri müzikle uğraşıyor.
Can Güneş: Evet. Bayağı eskiden beri rap müzik yapıyordum. Evde sürekli bir şeyler yazılıyor, bir şeyler söyleniyordu. Ben de hep yazıyordum. 14 yaşımda ilk rap kaydımı yaptım. 17 yaşımda soundtrack yaptım, 'İmkansız Olasılık' adlı bir filmin müziklerini yaptım. Pop tarzında şeyler de yapıyorum. Okul zamanı da birlikte sahne için müzikli oyunlar yazıyorduk. Orada da şarkılar söylüyorduk, yani bayağı eskiye dayanıyor.
Oğuz Çelebi: Bazı metinleri kendimiz tasarlayıp sınava girmemiz gerekiyordu. Onlara da hemen müzikli bir bölüm ekliyorduk.

 

Can Güneş

'Anlasana' ile buluşma süreciniz nasıl gelişti? Kim kime 'haydi gel yapalım' dedi?
Oğuz Çelebi: Can bana geldi. Oturuyorduk, muhabbet ediyorduk, müzik dinlemeye başladık sonra 'haydi bir şeyler yazalım, konumuz şu olsun, bize ne düşündürüyorsa onun üzerine bir şeyler yazalım' dedik. Yani anlık gelişen bir şey oldu. Sonra yazdık, o anda düzenledik, mırıldanmaya başladık. Bir anlık sohbet ortamında gelişti. Herhangi bir şey üretirken de böyle, skeç üretirken de böyle gelişiyor. Bir toplu sohbet oluştuğunda, birisi bir şey söylüyor, 'ağabey düşünsene şöyle olmuş' diye... Diğeri de ona gülüyor, skeç de böyle oluyor.
Can Güneş: Tam olarak öyle oldu. Bugün buluşalım ve şarkı yapalım gibi olmadı. Evde oturuyorduk, ‘haydi bir beat açalım, bir şeyler yazalım' dedik. Sonra hoşumuza gitti, üstüne düşelim dedik, düştük ve şu anda iyi gidiyor.

Daha çok yeni ama şu ana kadar ne tür tepkiler aldınız?
Can Güneş: Vallahi güzel tepkiler alıyoruz, ben kötü bir tepki almadım. Zaten kötü tepkileri yakınlar söylemez ama dışarıdan gelen tepkilerde de iyi şeyler hissediyorum. İyi de dinleniyor fena değil. İnsanlar daha çok şey bekliyor daha sık yapmak lazım aslında böyle şeyleri.
Oğuz Çelebi: Şu anda dinleyip de mutsuz olan duymadım.

Bundan sonra profesyonel anlamda yeni çalışmalar yapmayı, sahneye çıkmayı düşünüyor musunuz?
Can Güneş: Düşünüyoruz. Ben zaten müzik kısmından ilerlemeyi düşünüyorum.
Oğuz Çelebi: Biz bir de birlikte olmaktan ve birlikte çalışmaktan keyif aldığımız için sürekli bir şeyler üretme düşüncesindeyiz. Zaten şu dönemde dijital platformlar ön plana çıktı. Hayat mecburen üretmeye itiyor. Bizim de mottomuz bu. Bir aradayken bu durum bizi sürekli üretime itiyor. Planlarımız da var, kafamızın köşesinde yeni şeyler yapmak da var tabii.

İsmail Tunçbilek size destek verdi. O nasıl oldu?
Oğuz Çelebi:
İsmail Tunçbilek ile bir tanışıklığımız vardı, sonra kendisinden rica ettik. Sağ olsun hiç geri çevirmedi. Şarkıda bizim katamadığımız o eksik olan duyguyu tamamladı.

Röportajın son sözü olarak neler söylemek istersiniz?
Oğuz Çelebi: Davet ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Ben şarkımızda emeği geçenlere de artık isimleriyle teşekkür etmek istiyorum, duysunlar bizi. Başta şarkının ruhunu değiştirdiği için İsmail Tunçbilek'e çok teşekkür ediyoruz. Kadim Tekin Mix Mastering yaptı. Azel Bert müziklerini yaptı. Klibi Can Kaytaz çekti. Furkan Özbek görüntü yönetmeni. Buğra Aksoy prodüksiyon amirimiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz, Yoncaya ve Elife de teşekkür ediyoruz. BKM Mutfak'a teşekkür ediyoruz. Sizlere teşekkür ediyoruz.