Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Eskiden Oscar törenleri günlerce konuşulur, yankısı dinmezdi. Bu yıl ise çevremdeki insanlarla ortak kanaatimiz, artık Oscar'ın eski tadı vermediği şeklinde. "Nerede o eski Oscar'lar!" diyecek yaşa geldik tabii... Ama keşke, hâlâ aynı tadı alabilseydik.

Bir zamanlar Oscar, sadece bir Hollywood etkinliği değildi. İnsanlar gerçekten önemsiyor, kazananları tahmin etmek ve en sevdikleri filmleri, bir şampiyonluk maçıymış gibi desteklemek istiyordu. Bir heyecan duygusu vardı. Çünkü adaylar, insanların gerçekten izledikleri ve bağ kurdukları filmlerdi. İzleyicilerin desteklediği bir favorileri vardı. Bu yılki sohbet ise "Bu filmlerden herhangi birini izledin mi?" şeklinde gitti daha çok.

Oysa artık Oscar, izleyiciye aitmiş gibi hissettirmiyor. İzleyicilerin Oscar ilgisini kaybetmesinin en büyük nedenlerinden biri, aday gösterilen ve kazanan filmlerin artık ortalama izleyiciyle bağ kurmaması. Birçok sinemasever aday gösterilen filmleri izlemedi. Oysa 'En İyi Film' kategorisinin seyircilerin çoğunun gördüğü filmlerle dolu olduğu bir dönem vardı.

Şimdi Akademi'nin, çoğu insanın izlemeye zahmet etmediği yapımlar için ödül dağıttığı hissi var. Zaten genel olarak Hollywood'un ürettiği filmlerle genel izleyicilerin gerçekten görmek istediği filmler arasındaki kopukluk derinleşmiş gibi. Orta bütçeli, kalabalıkları memnun eden yapımların yerini ya gişe rekorları kıran zincir filmler ya da genellikle çok iyi olsa bile daha geniş sinemasever kitlesiyle her zaman bağ kuramayan niş filmler (sınırlı bir izleyici kitlesinin ilgisini çeken) almış durumda. Sonuç olarak sinema salonlarını ele geçiren büyük bütçeli filmler nadiren ödül alırken, Oscar kazanan filmler çoğu izleyicinin hiç ilgisini çekmiyor.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ