Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Oscar töreni sonrası düzenlenen resmi partilerin şefi olarak tanınan, 2 Michelin yıldızlı şef Wolfgang Puck’ın bu yılki mutfak ekibinde İstanbul’daki Spago restoranın executive şefi Cihan Kıpçak da vardı. Cihan, mutfağa girdiği günden bu yana başarılı işlere imza atmış bir isim. İlk röportajımızı 2014’te Üryan Doğmuş ile birlikte açtıkları Gile’de yapmıştık. Geleneksel Türk mutfağını farklı bir anlayışla sunan ikilinin “yeni Türk mutfağı” adına yaptıkları lezzet ve sunumuyla açık ara fark yaratıyordu. Geçen kasım ayında Spago İstanbul’un executive şefi olan Cihan Kıpçak’tan, hepimizi heyecanlandıran bir haber aldık. HT Pazar’da Cihan’ın Oscar ödülleri sonrası Governors Ball’da düzenlenen parti için yemek hazırlayan ekibe dahil olduğunu yazdık. Hatta Oscar’da Türk yemeklerinin yer alacağını da duyurduk. Ve 90’ıncı Oscar ödülleri sonrası düzenlenen partide Hollywood yıldızları ilk kez Türk yemeklerinin de tadına baktı. HT Cumartesi'den Nur Toprakoğlu'nun haberi...

Oscar gibi sinema sektöründen dünyaca ünlü isimlerin katıldığı bir organizasyon için yemek hazırlamak ilk kez bir Türk şefe nasip oldu sanırım. Neler hissettiniz, nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz?
Oscar’dan 2 hafta önce Los Angeles’a gittim ama hazırlık sürecim aylar öncesinden başladı. Benden farklı alternatifleri olan mönüler hazırlamamı istediler. İçlerinden biri tatlı olmak üzere 3 yemek seçilecekti. Mönüleri hazırlarken sadece Türk tadı ve malzemeleri olmasına özen gösterdim. Günün sonunda mönüye Adana kebap, içliköfte ve kabak tatlısı girdi. Beverly Hills’teki ilk haftam yoğun geçti çünkü oradaki Spago’da İstanbul pop up’ı yapmam istendi ve Türk bir şefin olması ciddi bir talep yarattı, yoğun bir operasyondu. Mutfak ekibi Türk değildi ve belki de daha önce hiç tatmadıkları bir yemeği sunmak, birçoğunun daha önce hiç kullanmadıkları malzemeleri kullanacak olması, benim tek başına bir ekip performansında çalışmamı gerektirdi. Oscar günü, bir Türk olarak çok heyecanlandım ve gururlandım. Şef Yiğit Mirzaoğlu bana çok yardımcı oldu. İnanılmaz profesyonel (300 kişilik) ekiple çok başarılı bir iş çıkardık. Adana kebabı şişlere dizmek diğer şefler için eğlenceli ve zordu ama herkes denemek istedi. Benim için de çok iyi bir tecrübeydi.

‘KUYRUK YAĞI GÖTÜRMEDİM ÇOK PİŞMANIM’
Söz konusu Oscar’lı isimler olunca mutfakta tansiyon yükseldi mi?
WP Catering ekibi 23 senenin verdiği deneyimle çok rahattı. Hatta davet gününe kadar günde 2000-3000 kişilik davetler verilmeye devam etti. Oscar gecesi ise herkes çok heyecanlıydı. Yemeğin başlangıcından bitişine kadar inanılmaz bir organizasyon vardı. Ki bundan etkilenmemek mümkün değildi.

Oscar için hayal ettiğiniz tüm tabakları hazırladınız mı?
Mönüsünü 4 ay önce belirlediğim bir organizasyondu. İstediğim ürünlerin hepsini hazırladım. Adana kebabın California versiyonunu, Adana taco, sumaklı kaşık salata, maydanoz ve frenk soğanıyla; yanık kişniş tohumlu cevizli içliköfteyi, naneli yoğurt ve muhammarayla; çıtır kabak tatlısını da kaymak ve toz antepfıstığıyla servis ettik.

Buradan malzeme götürdünüz mü?
Sadece baharat götürme şansım oldu. Kuyruk yağı gibi götürmediğim için çok pişman olduğum ürünler de oldu tabii. Bu coğrafyada o kadar güzel ürünler var ki, şef Wolfgang da her seferinde bunu dile getiriyor.

Mönüye karar verildiğinde “keşke” dedikleriniz oldu mu?
6 seçenek hazırlamıştım, en çok içime sinen ve Oscar yemeğinin servisine en uygun olacakları seçtim. En çok içliköfte ve baklava yufkasına sarılı küşleme arasında tereddütte kaldım.

Misafirler Türk yemeklerini beğendi mi?
Şunu söyleyebilirim, dünyanın en kıymetli eti de mönüdeydi (Miyazaki beef) o arttı ancak Türk yemekleri bitti. Hatta içliköfte ve kabak tatlısının son tabaklarını hazırladığımı söylediğimde bittiği için çok üzüldüler.

Yemekleri yiyenler arasında hangi ünlü isimler vardı?
Ödül töreninde izlediğiniz ünlülerin hepsi yemeklerimizi yedi, aç gelip organizasyon öncesi yiyecek bir şeyler isteyen, Adana’dan tekrar isteyen ancak “Hayır” demek zorunda kaldığım, gecenin heyecanından yemek yiyemeyen sonrasında içliköftenin ne kadar lezzetli olduğunu duyup “Kaldı mı?” diye haber gönderen oldu.