Ahmet Kıvanç

Özel öğretim kurumlarında 170 bin öğretmen görev yapıyor. Öğretmenler dışında ayrıca on binlerce personel çalışıyor. Çoğu özel okul, öğretmen ve diğer personelin çocuklarına ücretsiz ya da indirimli eğitim imkânı sağlıyor.

 

Niğde’de faaliyet gösteren bir özel okulun sahibi, defterdarlığa başvurarak, 5580 sayılı Özel Öğretim Kanunu uyarınca yüzde 3 oranında ücretsiz öğrenci okutmakla yükümlü olduklarını, ancak kontenjanın dolmadığı durumlarda okulda görev yapmakta olan öğretmen, yönetici ve diğer personelin çocuklarının bu kontenjandan faydalandırıldığını belirtti. Ayrıca, okulda personelin çocuklarının yine ücretsiz veya yüzde 50 indirimli okutulduğunu belirten özel okul sahibi, yapılan bu indirimlerin “ücretliye sağlanan menfaat” kapsamında değerlendirilip vergi ödenip ödenmeyeceğini sordu.

Okul sahibinin talebi üzerine Niğde Defterdarlığı’nca özelge hazırlandı. Özelgede, Gelir Vergisi Kanunu’nda ücretin “İşverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler” olarak tanımlandığı belirtildi. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı, tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının, onun mahiyetini değiştirmeyeceği vurgulandı.

YÜZDE 3 KONTENJANI VE ÖĞRENİM BURSU

Ücret ve ücret sayılan ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu kaydedilen özelgede, konu ayrıca 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu açısından ele alındı. 5580 sayılı kanuna göre, özel okulların, öğrenci sayısının yüzde 3’ünden az olmamak üzere ücretsiz öğrenci okutmakla yükümlü olduğu, kurumların ayrıca öğrenim bursu verebileceği kaydedildi.  

İlgili yönetmelik uyarınca da ders ya da sınavlardaki başarıları dikkate alınarak maddi durumu iyi olmayan kaç öğrenciye karşılıksız burs verileceğinin kurumca belirlenebileceği, ancak burs verme şartlarını, bursun miktarını, burs süresini ve burs verilecek öğrenci sayısını il milli eğitim müdürlüğüne bildirmeleri gerektiği vurgulandı.

Burslu okutulacak öğrenci ve kursiyerlerin, ücretsiz okutulacak öğrencilere ilişkin oranın dışında tutulması gerektiği kaydedilen özelgede, özel öğretim kurumu çalışanlarının çocuklarının da kanun ve yönetmelikte belirlenen şartları sağlamaları kaydıyla, anne ve babalarının çalıştığı özel öğretim kurumlarında ücretsiz veya burslu okuyabilmesinin mümkün olduğu belirtildi.

Çalışanlara sağlanan bir menfaatin ücret sayılarak vergilendirilebilmesi için söz konusu menfaatin çalışanın hizmeti karşılığı olarak sağlanmış olması gerektiği vurgulanan özelgede, şöyle denildi:

“Kurumunuz yönetici, öğretmen ve diğer personel çocuklarının, 5580 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikte belirlenen şartlarda ve ücretsiz okuyan öğrencilerde kurumda öğrenim gören öğrenci sayısının yüzde üçü, burslu okuyan öğrencilerde ise belirlenen sayı içinde kalmak kaydıyla, ücretsiz veya burslu okutulmaları nedeniyle, tahsil edilmeyen bedellerin, çalışanlarınıza hizmeti karşılığı sağlanan bir menfaat olarak kabul edilmesi ve ücret sayılarak bu tutarlar üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılması söz konusu değildir.

Ancak, kurumunuz personelinin çocuklarının 5580 sayılı kanun ve ilgili yönetmelik kapsamı dışında ücretsiz, indirimli veya burslu okutulması halinde ise personelinizden tahsil edilmeyen tutarlar, personelinize sağlanan net menfaat ‘ücret’ olarak değerlendirilecek ve brüte iblağ edilmek suretiyle … gelir vergisi tevkifatına tabi tutulacaktır.”

ÖZELGE NE ANLAMA GELİYOR?

Özelgeye göre, özel okul personelinin çocukları, kanun ve yönetmelikteki şartları taşıyorlar ise ücretsiz okuyabilir.

Ancak, kanun ve yönetmelik kapsamında olmayan, yüzde 3 kontenjanı ve il milli eğitim müdürlüğüne bildirilen burslu öğrenci kontenjanının dışında kalan personel çocuklarına tanınan ücretsiz veya indirimli öğrenim hakkının, ücret olarak değerlendirilip vergilendirilmesi gerekiyor.