Piyasalarda uzun vadenin muhasebesi
Her hafta başında finansal piyasaların analizini yapıyoruz. Haftalar aylara, aylar yıllara ekleniyor ve zaman su gibi gelip geçiyor. 6 yıl önce neredeydik, şimdi neredeyiz diye küresel ve finansal piyasaların önemli rakamlarından bir derleme yaptık. İşte zirveden dibe finansal piyasaların görünümü... Habertürk yazarı Abdurrahman Yıldırım'ın yazısı...
ABONE OLHer hafta başında finansal piyasaların analizini yapıyoruz. Haftalar aylara, aylar yıllara ekleniyor ve zaman su gibi gelip geçiyor. Çoğunlukla TL’nin değer kaybından, doların artmasından, borsanın düşmesinden, Türkiye’nin risk primi yükselmesinden bahsediyoruz. Kısa vadeye bakarken uzun vadeyi çoğu zaman gözden kaçırıyoruz. Haftalık veya aylık, hatta yıllık eğilimler birbirine eklendiğinde acaba uzun vadede ne oldu? Nasıl bir bilanço çıktı ortaya?
-Türkiye için hem ekonomik hem de finansal piyasalar açısından zirve ayı diyebileceğimiz Mayıs 2013’ün altı yılını geride bırakmamız bize bu fırsatı veriyor. 6 yıl önce neredeydik, şimdi neredeyiz diye küresel ve finansal piyasaların önemli rakamlarından bir derleme yaptık.
İşte zirveden dibe finansal piyasaların görünümü:
BOL VE UCUZ DOLAR DÖNEMİ BİTTİ
-FED Başkanı Ben Bernanke’nin “parasal genişlemeden çark edebileceklerini” açıkladığı 22 Mayıs 2013 gelişmekte olan piyasaların da bir dönüm noktasıydı.
-Çünkü tarihin gördüğü en büyük ve en ucuz dolar bolluğu bitiyordu.
-Doların değeri de, doların faizi de artıyordu. Buna paralel olarak gelişmekte olan ülkelere akan trilyonlarca dolar sermaye geri dönüyordu.
-Buna paralel global risk iştahı endeksinde yaklaşık yarı yarıya azalma meydana geldi.
ÜSTÜNE TİCARET SAVAŞLARI GELDİ
-Ancak bu dönem bitmeden küresel risk iştahını düşürecek temel bir gelişme daha ortaya çıktı. Korumacılık eğilimlerinin yaygınlaşması ve küresel ticaret savaşlarının başlaması.
-Üstelik serbest piyasa düzeninin kurucusu ülke tarafından başlatıldı bu eğilim. Sonuçta içinde bulunduğumuz ana konjonktüre hakim olan faktör de, FED’i faiz artırımından ve bilanço küçültmekten alıkoyan da bu.
-Serbest ticaretin kısıtlanmaya başlaması ve ticaret savaşlarının başlaması ile dünya büyümesinin azalacağı tahmin ediliyor. Nitekim bu tahminler rakamlara da dökülmeye başlandı.