GÜLİN YILDIRIMKAYA
Faizi haram sayan katılım bankaları, Merkez Bankası’ndan zorunlu munzam karşılık nedeniyle yıllık yüzde 5.2 faiz geliri alınca “sıkıntıyı” ilahiyat profesörü Hayrettin Karaman giderdi. Karaman “Zorunlu alınan bu faiz, faiz değildir” diye fetva verince yılda 48 milyon lira cepte kaldı. Hep tartışılan İslam’da faiz konusu, son fetvayla yeniden gündemde. İslam, kendini çağın şartlarına uydurmalı mı yoksa muhafazakâr yapısını korumalı mı? İşte farklı görüşler...
‘Faiz haramdır Hayrettin Bey bu yolu terk etsin’
Eski AK Parti Milletvekili ve AGİTPA Türk Grubu Başkanı
Prof.Dr. NEVZAT YALÇINTAŞ:
Hayrettin Karaman iyi yetişmiş bir ilim adamıdır ama ilim adamları da bazen yanılabilir. Tüm İslam bankalarının ana bankası olan İslam Kalkınma Bankası, yabancı bankalardan aldığı faizi kâr ve zararın içine koymuyor. Bunu ilmi araştırmalara, fakirlere yardımlara ayırıyor. Bizde bu bankalar, fetvadan önce paraları hayır işlerinde, burslarda kullanıyordu. Her banka için -çok büyük bir miktar değildir esasen böldüğünüz zaman 5 milyon lira eder. Eğer bu miktar fazla geliyorsa, yine Kızılay aracılığıyla şartlı bağışta bulunabilirler, derler ki: “Bu para faizdir”. Paranın satılması ve karşılığında ilave bir para alınması faizdir.
Yani birine bir lira verdiyseniz ve diyorsanız ki, “İki ay sonra iki lira ver” bu faizdir. Bir tane cumhuriyet altını verdiniz size bunu iki ay sonra para olarak ödediği zaman elli lira farkla, faizdir. Katılım bankalarının dünyada başarılı olmalarının ana nedeni faize değil, reel ekonomik işlemlere göre muamele yapmalarındandır. Sistemi zedelemeyelim. Bana göre faizdir bu 48 milyon TL.
Bu 48 milyonu katılım bankalarının yaptığı gibi daha önce talebelere, fakir fukaraya vermeyip de, kendi kâr hanelerine mal ettiklerinde şüphe uyanır insanda. Buralara para yatıran insan dini inancından dolayı yatırıyor. Hem Kuran’da haramdır. Biz şüphe düşürürsek buraya yatıracağımız parayla faiz alıyorlar diye sayın hocadan, meslektaşımdan rica ediyorum bu kolay yolu terk etsin.