Ekonomide küçülme, daralma durumuna resesyon denir. Bir ülke ekonomisinde üst üste iki çeyrek GSYH küçülmesi yaşanmış ise o ekonomide resesyon söz konusudur.  Başka bir deyişle ülke ekonomisinde ki büyüme hızının, nüfus artış hızından daha düşük olması sebebiyle kişi başına düşen milli gelirin yerinde saymasıdır.

Böylesi bir ortamda; ekonomi ivmesini kaybeder, talepte canlanma görülmez ve genel olarak bir karamsarlık havası egemendir. Büyüme oranındaki her 1 puanlık gerileme, 80-100 bin kişilik bir işsiz kitlesinin iş bulmasını engeller.  Üretimde reel olarak bir duraklama eğilimi mevcuttur. Bu dönemde, yatırım eğilimleri zayıflar, yeni iş kurmak isteyenler bir süre beklemeyi tercih ederler. Resesyon, 9-15 ay süre ile ekonomiyi etkiledikten sonra yerini yavaş yavaş canlanmaya bırakır. Durgun dönemde gelecek için yatırımlar yapanlar, rakiplerinin önüne geçebilme imkanını yakalayabilirler. Sanayileşmiş ülkelerin (iç pazarlarındaki durgunluk nedeniyle) ellerinde kalan stokları göreceli olarak daha düşük fiyatlarla ihraç etmeleri sonucunda; Türkiye için, ithal malların fiyatları gerileme eğilimine girer.

RESESYON EKONOMİLERİ NASIL ETKİLER?

- Ülke ekonomisi küçülür ve dolayısıyla GSYH negatif büyüme gösterir,

- Ülkenin yerel para birimi döviz kurları karşısında değer kaybeder,

- İthal ürünlerin fiyatları artar ve ürünlerden kaynaklı bir enflasyon baskısı oluşur. Bu nedenle halkın alım gücü azalır,

- Sanayi üretiminde düşüş yaşanır ve işsizlik oranı artar,

- Borsa ve para piyasalarına ciddi zarar verir.