Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İlber Ortaylı’ya hak vermemek elde değil, evet kesinlikle İstanbul’un yarısı yıkılmalı. HT Cumartesi'de yer alan Nazenin Tokuşoğlu imzalı habere göre; Fener Rum Lisesi binası gibi mimari güzellikler gecekondudan gecekonduya asılan çamaşır ipinin oradan oraya savurduğu çamaşırlar arkasında kalmamalı!..

Fener Tevkii-Cafer bölgesindeki binanın temeli 1881 yılında atılmış ve 1883’te hizmete girmiş. Burası Rumların İstanbul’da açtığı en eski okul. Fetihten önce Patrikhanenin himayesinde ‘Patrikhane Akademisi’ymiş. Fetih yıllarında eğitim bir süreliğine kesintiye uğramış sonra Patrik Sholarios Fatih Sultan Mehmet’le görüşmüş ve yeniden açılmış.

Mimar Dimadi’nin çizdiği planda okula tepeden bakıldığında kanatlarını açmış kartal şekli verilmiş. İnşaata dönemin parasıyla 17.210 lira harcanmış. Bunun 1500 lirası banker Yorgi Zafiris’in cebinden, 3700 lirası Vatopedi Manastırı’nın bütçesinden çıkmış. Bina kırmızı tuğladan yapılmış, bu yüzden halk ‘Kırmızı Okul’ diyor.

Kuleyle birlikte 40 metreyi buluyor yükseklik. Ancak o şahane binayı şöyle rahat rahat görebilmek için Haliç’in öbür yakasına geçmek gerekiyor. Oysa binanın önü açık olsa, biz de şekilsiz gecekondular yerine her daim ‘Kırmızı Okul’u, seyretsek fena mı olurdu?

Fener Rum Lisesi

1923 yılına kadar liseden sonra iki senelik öğretmenlik okulu olarak da eğitim veren okul, Cumhuriyet’in ilanından sonra özel okul statüsüne geçmiş. Özel okul ama vakfa bağlı olduğu için öğrencilerden para alınmıyor, yemek ve servis masraflarını da vakıf karşılıyor. Kayıt yaptıracak öğrencilerde aranan tek şart Rum asıllı Türk vatandaşı olmak. Fener Rum Lisesi’nde MEB müfredatı dışında Yunan dili de okutuluyor. Edebiyat, tarih, sosyoloji ve coğrafya, ahlak bilgisi dışındaki dersler Rumca. Okulun şu anda 64 öğrencisi var. Türkiye’yle Yunanistan arasındaki ikili anlaşma sayesinde Yunan öğretmenler de ders veriyor. Fener Rum Lisesi her yıl 10 - 15 mezun veriyor.

RÖNESANSA ÖNAYAK OLMUŞ

2004 yılında 550. yılını kutlamış. Eğitim görenler önemli görevlerde bulunmuşlar. Bir rivayete göre İtalya’ya giden bazı mezunlar, Rönesans’ı açan yolda önemli çalışmalar yapmış. Okul hem Avrupalı hem de Türk öğrenciler arasında çok popüler. Valiliğe kadar yükselen mezunlar da bu popülerliğe katkıda bulunmuş kuşkusuz. Zaten okulun kurulma amaçlarından biri de Saray’da tercümana ihtiyaç duyulmasıymış.