Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem İnanç Saç ekimi günah mı? Diyanet'e göre saç ekimi caiz mi?

        Aynadaki görüntüsünden memnun olmayan ve eski gür saçlarına kavuşmanın hayalini kuranlar için modern tıbbın sunduğu "saç ekimi" (transplantasyon) yöntemi, son yıllarda adeta bir kurtarıcı haline gelmiştir. Ancak Müslüman bir birey için bu estetik müdahale, beraberinde ciddi fıkhi soru işaretlerini de getirir. Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) hadislerinde geçen "Saç ekleyene ve ekletene Allah lanet etsin" uyarısını duyan bir mümin, saç ektirmenin de bu lanet kapsamına girip girmediği konusunda haklı bir tereddüt yaşar.

        İslam fıkhında bedene yapılan müdahaleler, "fıtratı değiştirmek" (tagyir) ve "kusuru gidermek" (tedavi) olmak üzere iki ayrı kefede değerlendirilir. Allah'ın yarattığı doğal şekli, sadece daha güzel görünmek uğruna keyfi olarak değiştirmek yasaklanmıştır. Ancak bir hastalık, kaza veya genetik dökülme sonucu kaybolan bir uzvun veya dokunun yerine konulması, "tedavi" kapsamında görülür. Saç ekimi de tam olarak bu iki kavramın ortasında duran, ancak modern tıbbın "doku nakli" olarak tanımladığı bir işlemdir. Bu yazımızda, Hz. Peygamber'in lanetlediği işlemin ne olduğunu, saç ekimi ile peruk takmak arasındaki temel farkı, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın "kendi saçı" ve "başkasının saçı" konusundaki ayrımını, gusül abdestine engel olup olmadığını tüm detaylarıyla ele alıyoruz. Aynalarla barışırken inancınızdan taviz verip vermediğinizi öğrenmek için okumaya devam edin...

        REKLAM
        • PEYGAMBER'İN LANETLEDİĞİ "SAÇ EKLEME" NEDİR?

        Saç ekimi konusundaki en büyük kafa karışıklığı, Buhari ve Müslim gibi sahih kaynaklarda geçen şu hadisten kaynaklanır: "Allah, saç ekleyene ve ekletene... lanet etsin." (Buhari, Libas, 83). Bu hadisi düz bir mantıkla okuyan kişi, saç ektirmenin haram olduğunu düşünebilir. Ancak İslam alimleri, hadisin söylendiği dönemi ve bağlamı (sebeb-i vürud) incelediklerinde farklı bir sonuçla karşılaşırlar.

        O dönemde "saç eklemek" (vasl), bugünkü gibi cerrahi bir operasyon değildi. Kadınlar veya erkekler, başkasının saçını (genellikle gerçek insan saçı) kendi saçlarına bağlayarak veya peruk takarak saçlarını gür ve uzun gösterirlerdi. Buradaki temel amaç "tedlis" yani kandırmaktı. Kişi, aslında saçı olmadığı veya az olduğu halde, karşısındakine (özellikle evlilik görüşmelerinde) genç ve gür saçlı olduğu izlenimi verirdi. Ayrıca insan parçası (saç) kullanmak, insan onuruna aykırı ve "necis" (pis) kabul edilirdi. Dolayısıyla Peygamberimizin yasakladığı işlem; başkasının saçını takarak yapılan sahtekarlık ve insan malzemesi kullanımıdır.

        MODERN SAÇ EKİMİ (TRANSPLANTASYON) VE FIKHİ HÜKMÜ

        Günümüzde uygulanan saç ekimi (FUE veya DHI teknikleri), hadiste geçen "vasl" işleminden tamamen farklıdır. Saç ekimi, kişinin ense veya kulak arkası gibi dökülmemeye kodlanmış bölgelerinden alınan canlı saç köklerinin (greft), dökülen tepe veya alın bölgesine nakledilmesidir. Yani kullanılan malzeme başkasının saçı değil, kişinin "kendi canlı dokusu"dur.

        REKLAM

        İslam alimlerinin ve fıkıh kurullarının çoğunluğuna göre; kişinin kendi vücudundan alınan bir parçanın yine kendi vücuduna nakledilmesi (oto-transplantasyon) caizdir. Bu işlem, "yaratılışı değiştirmek" değil, "aslına rücu etmek" yani kaybolan bir nimeti (saçı) geri kazanmaktır. Tıpkı dökülen dişin yerine implant yaptırmak veya yanan bir deriye vücudun başka yerinden deri nakli yaptırmak gibi, saç ekimi de bir "tedavi" ve "kusuru giderme" işlemidir. Kandırma amacı gütmez, çünkü ekilen saçlar kişinin kendi saçı olarak uzamaya ve yaşamaya devam eder.

        DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI'NIN GÖRÜŞÜ

        Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, saç ekimiyle ilgili tereddütleri gidermek için açık bir fetva yayınlamıştır. Diyanet'e göre; saç ekimi uygulamasında, saç kökleri kişinin kendisine aitse bu işlem caizdir, günah değildir.

        Diyanet'in bu hükmü verirken dayandığı temel ilkeler şunlardır:

        • Kişinin Kendi Dokusu Olması: Başkasının saçını veya kılı kullanmamak şartıyla, kendi dokusunun nakli helaldir.
        • Tedavi Amacı: Kellik, kişide psikolojik bir rahatsızlık yaratıyorsa, bunun giderilmesi bir tedavi ihtiyacıdır.
        • Kandırma Olmaması: Ekilen saç, doğal bir süreçle çıkar ve kişinin kendi parçası olur; peruk gibi tak-çıkar bir aldatmaca değildir.

        Ancak Diyanet, "sentetik saç ekimi" (bio-fibre) veya "başkasının saçını ekme" konusunda mesafelidir. Eğer ekilen saçlar canlı değilse ve deriye bir ip gibi dikiliyorsa, bu hem sağlığa zararlı olabilir hem de hadisteki "ekleme" yasağına daha yakın durabilir.

        REKLAM

        ABDEST VE GUSÜL ABDESTİNE ENGEL Mİ?

        Saç ektirmeyi düşünenlerin en çok merak ettiği konulardan biri de gusül abdestidir. "Saç derisine su değmezse abdest olmaz, ekilen saçlar suyu engeller mi?" sorusu sıkça sorulur.

        Saç ekimi cerrahi bir işlemdir. Saç kökleri derinin altına yerleştirilir ve deri ile kaynaşır. İyileşme süreci tamamlandıktan sonra (kabuklar döküldükten sonra), ekilen saçlar derinin doğal bir parçası haline gelir. Gusül abdestinde yıkanması farz olan yer, saçın kendisi değil, saç derisidir. Saç ekiminde kökler derinin altına gömüldüğü için, suyun deriye ulaşmasına engel bir tabaka (oje veya boya gibi) oluşturmazlar. Su, saç tellerinin arasından süzülerek deriye ulaşır.

        Operasyondan hemen sonraki ilk günlerde, doktorun tavsiyesiyle başın yıkanmaması veya meshedilmesi gerekebilir. Bu dönemde "sargı üzerine mesh" hükmü geçerlidir. Yani kişi, sağlık gerekçesiyle o bölgeyi yıkayamıyorsa, elini ıslatıp üzerinden hafifçe geçirir veya hiç dokunmaz; bu durumda guslü geçerli olur. İyileştikten sonra ise normal şekilde yıkanır. Dolayısıyla saç ektirmek gusle mani değildir.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Ana Haber Bülteni - 14 Aralık 2025 (Pehlevi İran İçin Neyi Temsil Ediyor?)

        İran protestoları durdurabilecek mi? İran'ın geleceği ne olacak? Pehlevi İran için neyi temsil ediyor? Ortadoğu'da dünden bugüne neler oldu? İran'da rejime destek ne boyutta? Ana Haber Bülteni'ni Faruk Aksoy sundu.  

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ