Sessiz bir salgın: Sosyal izolasyon ve yalnızlık sağlığımızı nasıl tehdit ediyor?
Dijital çağda herkes birbirine yakın ama kimse tam anlamıyla birlikte değil. Araştırmalar, uzun süreli yalnızlığın hem zihinsel hem fiziksel hastalık riskini artırdığını gösteriyor. İşte detaylar...
ABONE OLGiderek bireyselleşen yaşam tarzı, sosyal bağları zayıflatıyor. Özellikle gençlerde artan yalnızlık hissi, ruhsal çöküntülerin yanı sıra fiziksel hastalıkların da tetikleyicisi haline geliyor. Sağlıklı kalmanın yolu sadece dengeli beslenmekten değil, insan ilişkilerini güçlendirmekten de geçiyor.
Yalnızlık ve sosyal izolasyon benzer kavramlar gibi görünse de aslında aynı anlamı taşımazlar. Yalnızlık, kişinin yeterli sosyal ilişkilere sahip olmaması ya da insanlarla kurduğu iletişimden tatmin olmaması sonucu ortaya çıkan öznel bir deneyimdir.
Sosyal izolasyon ise bireyin insanlarla etkileşim kurma fırsatlarından yoksun olduğu, yani nesnel bir durumu ifade eder.
Bir kişi sosyal olarak izole bir yaşam sürebilir ancak bu durum her zaman yalnız hissettiği anlamına gelmez. Aynı şekilde, çevresinde insanlar olmasına rağmen kişi kendini yalnız da hissedebilir. Yalnızlık ve izolasyon birbirinden farklı olsa da aralarında yakın bir ilişki bulunur. Yalnızlığın insan üzerindeki etkilerini inceleyen araştırmalar, sosyal izolasyonun sonuçlarına dair de önemli ipuçları verir.