Türkiye'de pek çok insan skolyoz ya da omurga eğriliğinden mustariptir. Skolyoz olumsuz yaşam koşullarından meydana gelebilmektedir. Skolyoz nedir? Nedenleri ve belirtileri nelerdir? Tedavisi mümkün mü?

SKOLYOZ NEDİR?

İnsan omurgasına yandan bakıldığında tam düz değildir. Boyun ve bel bölgesinde hafif çukurluk (lordoz) ve sırt bölgesinde hafif kamburluk (kifoz) vardır. Arkadan bakıldığında ise tam düz olmalıdır. Skolyoz (Omurga eğriliği) omurganın, sağ ya da sol yana doğru eğrilmesi anlamına gelmektedir. Skolyoz aslında bir hastalık değil bir bulgudur. (Mesela bazı hastalıkların ağrıya, ateşe sebep olması gibi) Bu yüzden skolyoz, omurga yapısında oluşan biçimsel bir deformite olarak tanımlanabilir.

Skolyoz toplumumuzda yaklaşık yüzde 2 ila 4 oranında görülür. Büyük bölümü de düşük dereceli eğriliklerdir. Kız çocuklarında erkek çocuklarına göre yaklaşık 8 - 10 kat daha sık görülebilir. Ancak, omurga eğriliği olan kişilerin sadece yüzde 10'u tedavi edilmeye ihtiyaç olacak derecede ilerler. Genç yaştakilerde, yaşlılardan daha sık görülür.

SKOLYOZ NEDENLERİ

  • Kemik ve adale yapısının güçsüz olması,
  • Ebeveynlerin çocuklarını uzun süre kucaklarında tutmaları,
  • Uzun süre hareketsiz kalmak,
  • Durus ve oturuş bozuklukları.

SKOLYOZ TİPLERİ

  • Yapısal skolyoz

1. İdiyopatik (nedeni belli olmayan)

2. Nöromüsküler (sinir/kas kökenli)

3. Doğumsal

4. Travmatik

5. Tümörler

6. Diğer

  • Yapısal olmayan skolyoz

1. Postüral (duruş kaynaklı) skolyoz

2. Bacak uzunluk farklılıklarına bağlı

3. Kalça eklem kaynaklı

4. Enflamatuar nedenler

 

SKOLYOZ BELİRTİLERİ

  • Skolyoz tanısı konulması gözle muayene ederek basitçe yapılabilir, bu nedenle anneler banyo sırasında şüphelenirler.
  • Omurganın yana doğru eğriliği,
  • Omurganın yan ve öne doğru eğriliği,
  • Sırt veya bel ağrısı,
  • Nefes darlığı,
  • Yorgunluk,
  • Belde ve sırta asimetri,
  • Bir kürek kemiğinin diğerine oranla daha önde olması,
  • Bacak boyları arasındaki dengesizlik,
  • Göğüs kafesinin gövdeye göre daha sağ ya da daha sola doğru kayması,
  • Eğilme esnasında kaburgalar arasındaki eğim,
  • Elbiselerin bireyin üzerinde asimetrik durması.

 

SKOLYOZ'UN TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜ?

Skolyoz tedavisi erken tanı ve uygun tedavi ile çözülebilen bir rahatsızlıktır. Bu nedenle de daha belirtiler görülmeye başlandığında skolyoz tedavisine alınan hastalar, kendi fiziksel özelliklerine göre özel tedavi görmektedir. Skolyoz tedavisi sırasında hastanın da davranışları doğrultusunda bu rahatsızlık ilerleyebilir ya da kısa sürede ortadan kalkabilir. Bu nedenle skolyoz tedavisi sadece doktorun değil hastanın da aktif olarak çaba göstermesi durumunda işe yarayacaktır. Skolyoz tedavisinde üç farklı yöntem uygulanmaktadır. Bunlar;

Gözlem: Eğer omurgadaki eğrilik 20 derecenin altında ise ve hasta da gelişimini tamamlaya yaklaşmış ise bu hasta skolyoz tedavisi olarak gözlem altına alınır. Hastanın omurgası belirli aralıklarla kontrol edilir. Bu gözlemli skolyoz tedavisi hastanın iskelet gelişiminin tamamlanmasına kadar devam etmektedir.

Korse tedavisi: Bir diğer skolyoz tedavisi korse ile yapılan tedavi yöntemi olmaktadır. Buradaki amaç hastanın omurgasındaki eğriliğin artmasının önüne geçerek iskeletin normal şekline alışmasını sağlamaktır. Bu skolyoz tedavisi genellikle eğriliği 25 derecenin üzerinde olan çocuklarda uygulanır. 

Cerrahi tedavi: Bu skolyoz tedavisi genellikle omurga eğriliği 50 derece ve üzeri olan çocuklarda uygulanır. Çünkü bu eğrilik çocuğun büyüme dönemi haricinde de artan bir eğrilik olmaktadır. Bu nedenle de cerrahi müdahale olması gerekmektedir. Cerrahi skolyoz tedavisi rahatsızlığın çocukluk zamanında hızlı ilerlemesini durdurmak gelişimi sağlıklı hale getirmek için gereklidir.

Tedavi sonrasında da hem korse tedavisi alan hastalar hem de cerrahi müdahale gören hastalar bir süre uzman fizyoterapistler eşliğinde rehabilitasyon hizmeti almalıdırlar. Ancak, fizik tedavi sonrasında da hasta, hastalığının tamamen geçtiğini düşünüp egzersizleri bırakmamalıdır. Fizik tedavide yaptırılan hareketlerin en yazından yarısını (kendi kendine yapabileceklerini) yapmaya vücut kendini tam anlamıyla toplayıncaya kadar ve iskelet gelişimi tamamlanana kadar devam etmelidir.