Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR, Türkiye'de 20 milyar dolara yaklaşan yatırım tutarı ile ülkenin en önemli yapı taşlarından birisi haline gelirken özellike TANAP ile Türkiye'nin enerji güvenliğini de sağlayarak bölgede dengelerin Türkiye ve Azerbaycan lehine değişmesinin temellerini de sağlam şekilde atmaya devam ediyor. Türkiye'nin cari açığı en fazla verdiği ve bu anlamda en çok ihtiyaç duyduğu enerji alanındaki yatırımları ile ithalatın önünü kesen SOCAR, STAR Rafineri gibi yaptığı yeni yatırımlar ile üretim sürecinde çok önemli sinerji yaratarak şirket olarak da öne çıkıyor. Pandemi sürecinde hammadde tedariki açısından entegre tesis olmanın avantajını da yaşayan SOCAR Türkiye CFO’su Teymur Abasguliyev, ülkelerarası ticarette yaşanan aksama nedeniyle pek çok sektörde hammadde sıkıntısı yaşanırken STAR Rafineri sayesinde Petkim'in yurtdışına bağlı kalmadan hammaddesi naftayı sorunsuz karşıladığını ve böylece başta tıbbi malzemeler olmak üzere Türkiye’nin ihtiyacı olan hammaddeleri üretmek için 7 gün 24 saat kesintisiz çalışmaya devam ettiğini belirtti. SOCAR'ın Türkiye'nin en büyük endüstriyel holdingi olma hedefini vurgulayan Abasguliyev sorularımızı şöyle yanıtladı:

EN STRATAJİK SEKTÖRLERDE YATIRIM YAPIYOR

-SOCAR’ın Türkiye yatırımları devam ediyor. Şimdiye kadar yapılan yatırımların tutarı ve Türkiye ekonomisine katkısı ne düzeye ulaştı?

Dünyanın en köklü petrol üreticileri arasında yer alan Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR, 2008 yılında Özelleştirme İdaresi’nden Petkim’i satın alarak Türkiye’de faaliyete başladı. Ardından SOCAR Türkiye çatısı altında, SOCAR Terminal (Petlim),STAR Rafineri ve TANAP gibi stratejik yatırımlar peş peşe hayata geçirildi. Haziran 2019’da ise Alman Enerji şirketi EWE AG’nin Türkiye’deki operasyonları satın alındı. Doğalgaz dağıtımı yapan Bursagaz ve Kayserigaz’ın yüzde 80’i, ticaret ve elektrik dağıtım şirketi EWE Enerji, enerji servisleri hizmeti veren Enervis ve telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren Millenicom’un yüzde 100 hissesi, SOCAR Türkiye’ye geçti. Tüm bu adımlarla, Türkiye’deki toplam yatırımlarımız bugün 16,5 milyar doları aşmış durumda. Devam eden yatırımlarımız da tamamlandığında bu rakam 19,5 milyar dolar seviyesine çıkacak. Yatırımlarımızın ülke ekonomisine katkısına gelince; SOCAR Türkiye’nin yatırımlarının stratejik sektörlerde toplanması, Türkiye’nin pek çok alanda dışa bağımlılığını da azaltıyor. Bugün hâlâ Türkiye’nin ilk ve tek entegre tesisi olan Petkim, 15 ana, 6 yardımcı tesiste 60’a yakın farklı türde ürün üretiyor. Türkiye’nin petrokimya ürünleri ihtiyacının yaklaşık yüzde 18-20’sini karşılayan Petkim, yerli sanayicinin güvenilir hammadde tedarikçisi olarak faaliyet gösteriyor.

Ekim 2018’te açılışını yaptığımız, yıllık 10 milyon ton ham petrol işleme kapasiteli STAR Rafineri, dizel, nafta, reformat, ksilen, jet yakıtı, LPG gibi ürünler üretiyor. STAR Rafineri sayesinde sadece 2019 yılında, Türkiye’nin cari açığında önemli yer tutan ürünlerin 2 milyar dolarlık bir ithalatının önü kesilmiş oldu. Türkiye’nin doğalgaz ihtiyacının yüzde 12’sini tek başına karşılayacak kapasiteye sahip olan ve 30 Haziran’da ticari gaz iletiminde ikinci yılını dolduran TANAP’tan gelen gaz miktarı, bu tarih itibarıyla 6 milyar metreküp oldu. Biliyorsunuz ki TANAP, Türkiye ve Avrupa’nın arz güvenliği açısından büyük bir öneme sahip.

Yine Ege Bölgesi’nin en büyük entegre limanı SOCAR Terminal’in yanı sıra toplamda 1,5 milyondan fazla aboneye doğalgaz dağıtımı yapan Kayserigaz ve Bursagaz, da Türkiye’nin ekonomik büyümesine katkı sağlayan şirketlerimiz arasında. Toplamda 5 bin 600 kişiye ulaşan çalışanımızla üretime ve istihdama katkı sağlayan, Türkiye’nin geleceğine güvenen, ülkenin en büyük doğrudan dış yatırımcısıyız.

TÜRKİYE'NİN ÖZEL ENDÜSTRİ BÖLGESİ

-Türkiye’nin enerji üssü olma planında SOCAR Türkiye nerede olmayı hedefliyor? Bu alanda SOCAR Türkiye yeterli kamusal desteği alabiliyor mu?

Halen devam eden ve planlama aşamasında olan projelerimiz ile Türkiye’deki toplam yatırımlarımızı 19,5 milyar dolara çıkarıp ülkenin üç büyük holdinginden biri, endüstriyel olarak ise en büyüğü olmayı hedefliyoruz. Bu hedefe ulaşmaya çok az yolumuz kaldığı bir gerçek. SOCAR Türkiye, bildiğiniz gibi Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR’ın bir iştiraki olarak Türkiye’de faaliyet gösteriyor. Türkiye ile Azerbaycan’ın yüz yıllardır süren dostluğunu, burada hayata geçirdiğimiz her projede hissediyoruz. Azerbaycan’da bir kamu şirketi olarak nasıl karşılanıyorsak, Türkiye’de kamu tarafından aynı desteği gördüğümüzü söyleyebilirim. SOCAR Türkiye’nin, İzmir Aliağa’daki arazisi için verilen ‘Özel Endüstri Bölgesi’ unvanını, yine 6,3 milyar dolarlık yatırım bedeliyle Türkiye’de reel sektörün tek noktaya yaptığı en büyük yatırım olarak hayata geçirilen STAR Rafineri’nin Türkiye’nin ilk ‘Stratejik Yatırım Teşvik Belgesi’ni alan şirket olmasını buna örnek olarak gösterebilirim. Bu vesileyle buradan Türkiye devleti yetkililerine teşekkür etmek istiyorum. Hem Türkiye hem de Azerbaycan ekonomilerine büyük katkısı olan projelerimizde verdikleri destek, bizim için çok önemli.

PANDEMİDE ENTEGRE KURULUŞLARIN AVANTAJINI YAŞADIK

-Pandemi süreci SOCAR Türkiye’de nasıl yaşandı? Üretim devam etti mi? Şirket hem üretim rakamları hem finansal olarak ne kadar etkilendi?

Türkiye’de ilk vakanın görülmesi ile birlikte SOCAR Türkiye ve tüm grup şirketlerinde entegre bir kriz yönetimi devreye alındı. Ofis personelimizin tamamı kısa bir süre içinde evden çalışma düzenine geçti. Faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde iş sürekliliğinin sağlanması Türkiye için stratejik bir öneme sahip. Bu nedenle operasyonlarımızı sahada, tesislerde tüm tedbirleri alarak sürdürmeye devam ettik. Bu dönemde İzmir Aliağa’daki yatırımlarımızın birbirine entegre olarak kurulmasının olumlu sonuçlarını hep birlikte gördük. Ülkelerarası ticarette yaşanan aksama nedeniyle pek çok sektörde hammadde sıkıntısı yaşanırken STAR Rafineri sayesinde Petkim yurtdışına bağlı kalmadan hammaddesi naftayı sorunsuz karşıladı. Böylece Petkim, başta tıbbi malzemeler olmak üzere Türkiye’nin ihtiyacı olan hammaddeleri üretmek için 7 gün 24 saat kesintisiz çalışmaya devam etti. STAR Rafineri ve Petkim bu süreçte müşterilerinin ihtiyacı olan ürün ve hammadde taleplerine yanıt vermeyi sürdürdü. Rafineri ve petrokimya alanında müşterilerimiz için ‘güvenilir tedarikçi’ olduğumuzu bir kez daha kanıtladık. Global piyasalardaki daralma, kurdaki yüksek volatilite ve ürün fiyatlarındaki düşüşe rağmen, Petkim’in toplam satış hasılatı geçen yılın aynı dönemine yakın bir seyir izleyerek 2,8 milyar TL oldu. Tabii bu dönemde her ne kadar üretime ara vermeden tam kapasiteyle devam etsek de Türkiye’de tüketimde meydana gelen ortalama yüzde 35-45 civarındaki düşüş bizim grup olarak gelirlerimizi de olumsuz etkiledi. Ama önümüzdeki aylarda bir toparlanmanın olacağını düşünüyorum.

PETROL 45-55 DOLAR BANDINDA OLABİLİR

-Başta Petkim olmak üzere bu dönemde düşen petrol ve doğalgaz fiyatları SOCAR Türkiye iştiraklerini nasıl etkiledi? Bundan sonraki süreçte enerji fiyatlarındaki bu baş döndürücü oynaklığın SOCAR Türkiye’ye etkileri nasıl olacak?

Petrol fiyatları, sizin de bildiğiniz gibi bir anda üçte bir fiyatına düştü. Biz Türkiye’de petrokimya ve rafinaj ağırlıklı faaliyet gösteriyoruz. Dolayısıyla ham petrol fiyatındaki düşüş bizim için olumlu olarak değerlendirilebilir. Ancak tabii bir anda bu kadar düşüşü kimse beklemediği için piyasa gibi biz de bundan etkilendik. Burada rafinaj ürünlerindeki talepteki bir miktar düşüşün özellikle havacılık sektöründeki olumsuz etkiden kaynaklandığını belirtmek istiyorum. Petrokimyada da bazı ürünlerin kâr marjlarındaki daralmaya karşın sağlık malzemeleri ve bu endüstriyi destekleyen ürünler açısından piyasada güçlü bir talep gördük. Yine bildiğiniz üzere OPEC ülkeleri temmuz ayı sonuna kadar günlük üretimi 9,7 milyon varil azaltma kararı üzerine fiyatlarda da biraz toparlanma oldu. Önümüzdeki dönemde ham petrol fiyatlarının 45-55 dolar aralığına geleceğini düşünüyoruz.

STAR RAFİNERİ İLE PETKİM SİNERJİSİNİ GÖRDÜK

-Petkim’i küçük ortakları açısından da değerlendirir misiniz? Geçmiş dönem hisse performansı ve bundan sonraki beklentileriniz nedir?

2019 yılında finansal piyasalarda yaşanan istikrarsızlık ve dalgalanmalara karşı Petkim, karlılığını koruma başarısını gösterdi. Ancak zorlu bir yıl olduğu için diğer hisse senetleri gibi Petkim hisselerinde de düşüş oldu. Küresel olarak petrokimya sektöründe marjlar da ciddi oranda düştü. Bunun yanı sıra, Covid-19 döneminde de hem gelirlerde hem de karlılıkta sorunlar yaşandı. Bunun önümüzdeki dönemde artan bir seyir izleyeceğini düşünüyorum. 2019 yılı itibarıyla tam kapasite üretime başlayan STAR Rafineri’yle Petkim arasındaki sinerjinin kısa dönemde karlılığa da büyük etkisi olacaktır. Zira daha şimdiden, hem de pandemi döneminde bunun faydalarını gördük ve üretimi kısmadan faaliyetlerimize devam edebildik. Salgın ile mücadele kapsamında plastik, medikal ve ambalaj sanayii için hammadde tedarikinde kritik bir role sahip olan Petkim, Türkiye’de bu zor dönemde ihtiyaç duyulan hammaddeleri kesintisiz olarak tedarik etti. Petkim’in 2020 yılının ilk üç ayındaki toplam satış hasılatı, geçen yılın aynı dönemine yakın bir seyir izleyerek 2,8 milyar TL olarak gerçekleşti.

-SOCAR Türkiye’nin farklı halka arz planı bulunuyor mu? Eğer öyleyse hangi iştiraklerden başlanacak?

Siz de biliyorsunuz ki SOCAR Türkiye olarak bir süredir halka arz planımız bulunuyor. Bu konudaki niyetimizi daha önce açıklamıştık. Ancak tabii ki halka arzda zamanlama çok önemli. Tüm dünyayı sarsan Kovid-19 salgınının bundan sonra nasıl bir süreç izleyeceğini takip ederek, ekonomilerin üzerinde yarattığı tahribatın boyutlarını görmek gerekir diye düşünüyorum.

-STAR Rafineri’nin borç yapılandırması hakkında bilgi verebilir misiniz?

Borç yapılandırmasıyla ilgili şunları söyleyebilirim; bildiğiniz gibi biz o dönem 3,3 milyar dolarlık bir kredi aldık. Bu, Türkiye reel sektöründe görülmüş en büyük sendikasyon kredisiydi. 23 bankadan çoğunluğu 18 yıl vadeli olarak aldığımız kredinin borcu, 2032’de sona erecek. Bu vadeyi öne çekmek için bazı çalışmalarımız var; belki daha önce borcu kapatabileceğiz. Ama tabii burada kurlardaki artış da bizi olumsuz etkiliyor. Kur riskine karşı bazı hedging metodları kullanıyoruz. Önümüzdeki dönemde borcun geriye çekilmesi ile ilgili daha net konuşabileceğiz.

DOĞAL RİSKTEN KORUNMA İMKANI YAKALADIK

-EWE’nin satın alınmasında finansman sağlama alanında ödül aldınız. Bunun nedenini açıklar mısınız?

Evet, iki kategoride Bonds&Loans ödülü sahibi olduk. Bonds&Loans, sermaye piyasaları ve finans sektörünün en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul ediliyor. Bağımsız uzmanlardan oluşan büyük bir komite tarafından yapılan değerlendirme sonucunda veriliyor ve pek çok kritere bakılıyor. Bu kriterler arasında anlaşmanın büyüklüğü, vade ve finansman yapısının yanı sıra kredi kullanan şirketin geçmiş işlemleri, finansmana ve yeni likidite havuzlarına erişimi, yenilikçi yapılanma süreci, yüksek kaliteye verdiği önem de yer alıyor. SOCAR Türkiye olarak Alman enerji şirketi EWE’nin Türkiye operasyonlarını satın alma işleminde kullandığımız 600 milyon TL’lik uzun vadeli ve değişken faizli finansman ile “Yılın En İyi Birleşme/Satınalma Finansmanı” kategorisinde birinci, “Yılın En İyi Yapılandırılmış Finansmanı” kategorisinde ise ikinciliği kazandık.

Bizim grup olarak imza attığımız finansman uzun vadeli olmasına rağmen, Türk Lirası ve değişken faizli yapısıyla öne çıkan kredi; enerji piyasasındaki kronik sorunlardan biri olan gelir-finansman ödemeleri uyumsuzluğunun aksine şirket gelirleriyle mümkün mertebe eşleşerek, doğal bir riskten korunma imkânı sağladı ve ödüle layık görüldü.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri