HABERTURK.COM

İdlib'de Esad güçlerinin bir hafta arayla gerçekştirdiği saldırıların ardından 13 askerin şehit olduğu İdlib'deki durum yakından takip ediliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti grubundaki konuşmasında rejime "Bu süreçte gözlem noktalarındaki veya diğer yerlerdeki askerlerimize en küçük bir zarar gelmesi halinde bugünden itibaren İdlib ile ve Soçi muhtırası sınırlarıyla bağlı kalmadan rejim güçlerini her yerde vuracağımızı buradan ilan ediyorum. Türkiye'yi hedef alan herkes, bunun bedelini sadece saldırı alanında değil, her yerde ödeyeceğini bilmelidir" mesajını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuşmayı yapmadan önce Esad'ı destekleyen Rusya Devlet Başkanı Putin ile telefonda görüştü. Bu görüşmede de İdlib ile ilgili durumun ele alındığı bildirildi.

Gelişmeleri sınırın sıcak noktasından takip eden Habertürk ekibinden Mehmet Akif Ersoy'un moderatörlüğünde Çetiner Çetin ve Abdullah Ağar ile son durumu değerlendirdi.

TÜRKİYE VE RUSYA'NIN FARKLI TEZLERİ

Türkiye'nin de Rusya'nın da 17 Eylül 2018'de imzalanan Soçi mutabakatına atıf yaptığını hatırlatan Abdullah Ağar, silah kullanmadan çözümün başarılabileceğine dair iradenin ortaya konulmaya çalışıldığını ancak bunun güç olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti grubundaki konuşmasında Putin ile yaptığı görüşmeye atıf yapmadığına dikkat çeken Ağar, "Ruslar açıklama yapmışlardı ve Sayın Erdoğan da bunun üzerine açıklama yaptı. Rejim unsurları ile beraber hareket eden yapıların nasıl zarar verdiğini söyledi. Ruslar da Türkiye'yi suçlar tarzda ifadeler kullandı" şeklinde konuştu.

Ağar, şöyle devam etti: "Herkes Soçi'ye ve Astana'ya atıfta bulunuyor. Çözüm burada doğru ama Astana ya da Soçi'nin nasıl uygulanacağını kimse bilmiyor. Türkiye'nin tezi başka Rusya'nın tezi başka. Bizim gözlem noktaları doku geçiş hattıydı. M4 ve M5'e kadar alan ağır silahlardan ve terör unsurlarından kesilecekti. Fiili bir güvenli bölgeydi. Bu olmadı. Sahadaki yapısal değişiklik bunun nedeni. Orada kendine özgü adı konmamış bir emirlik ortaya çıktı. Bu emirliğin ortaya çıkması Soçi'nin uygulanmasına en büyük engeli oluşturdu. Teorik olarak mutabık kalınan imza sahada uygulanamayınca bunu da gerekçe göstererek Ruslar sahada rejimin askeri hatalarını da düzelterek başarılar elde etmeye başladılar. Bunu da stratejik biçimde yaptı. Son gelinen noktada 18 gün içinde binden fazla karşıt grubun hayatını kaybetmesi ile birlikte İdlib bölgesinde 101 yerleşim birimini, batı Halep kısmında 35 yerleşim birimini ele geçirerek kendince Soçi ile ilgili bir tepki ortaya koydu."

Çatışmaları sonlandıracak, silahlardan arındırılmış bir ara alana ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Ağar, bölgedeki 4 milyon insanı ilgilendiren durumun Türkiye'ye de geçecek bir kaos riski taşıdığını söyledi. İdlib'deki gözlem noktalarımızı hatırlatan Ağar, M4 ve M5 otoyolu arasındaki alanda çatışmasızlığın garanti edildiği bölgenin tesis edilmesi ile sorunun çözüleceğini belirtti. Ağar, bunun da Putin'e bağlı olduğunu söyledi.

YENİ RİSK: İDLİB'DEKİ 4 MİLYON İNSAN

Teftenaz bölgesinin, Serakib bölgesinin halihazırda yoğun bir şekilde çatışmaların devam ettiği noktalar olduğunu kaydeden Çetiner Çetin, rejim güçlerinin İdlib kent merkezini bombaladığını "Bu da artık rejimin herhangi bir şekilde hiçbir hedef gözetkmeksizin hareket ettiğini gösteren bir durum" sözleriyle anlattı.

Teftenaz ve Mare hattının önemine dikkat çeken Çetiner Çetin, "Suriye iç savaşı başında silahlı direnişin başladığı noktaydı. Rejim tarafından kontrol alınması sembolik olarak da önemli" dedi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Teftenaz hattından rejimi uzaklaştırdığını kaydeden Çetiner Çetin, son 5 günde 2600 askeri aracın bölgeye girdiğini söyledi. Tahkimatın 7, 8 ve 9 nolu askeri üslerin olduğu noktalarda yoğunlaştığını kaydeden Çetiner Çetin, "Serakib'de çok önemli çatışma alanı oluşmuş durumda. TSK şu ana kadar bu çatışmaların bire bir içinde yer alıp bu operasyonel hareketliliğin bir parçası olmadı" dedi.

Terör örgütü PKK ile rejimin görüştüğünü kaydeden Çetiner Çetin, "Şu an rejim Teftenaz üssüne bir kez daha saldırmayı göze almayacaktır. Serakib hattında yine benzer saldırılar devam edebilir ama asıl risk Tel Rifat, Afrin ve İdlib'e açılan kanal. Bu bir saha okuması. Rejim ve PKK bu hattı kapatmaya çalışacak. Muhaliflerin herhangi bir bölgeden İdlib içine lojistik destek sağlamasını engellemeyi amaçlıyorlar" diye konuştu.

İdlib'in Afrin ya da El Bab'dan farklı olduğuna dikkat çeken Çetiner Çetin, burada TSK'nın bir kontrolü olmadığını, 15 gözlem noktası ile gerginliğin azaltılması üzerinden bir faaliyet yürütüldüğünü hatırlattı. Suriye'nin farklı noktalarından bölgeye göç edenlerle birlikte 4 milyon insanın burada toplandığını kaydeden Çetiner Çetin, "Son adres artık İdlib. Bu ciddi bir risktir bizim için. Türkiye'nin İdlib krizindeki temel perspektifi olası bir göçü Afrin'e kadar yayılan geniş bir yelpazede tutmak. Bunun için hazırlıklar da var" dedi.