Habertürk muhabiri Serdar Kulaksız'ın haberine göre, İstanbul 37'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya Yücel Arı, Necati Doğru, Metin Yılmaz ve Mustafa Çetin geldi. Emin Çölaşan ise Ankara'dan SEGBİS ile katıldı. Duruşmaya gazeteci Rahmi Turan ve bazı CHP milletvekilleri de izleyici olarak katıldı.

"FETÖ İLE TERÖR ÖRGÜTÜ İLE BİR İLGİM OLMADI"

Emin Çölaşan duruşmada verdiği ifadesinde şunları söyledi:

"FETÖ ile terör örgütü ile bir ilgim, ilişkim olmadı. Onlara destek vermeyi aklımın ucundan bile geçirmedim. 42 yıllık gazeteciyim Fetullah Gülen ve cemaati hakkında onlarca yazı yazdım Fetullah Gülen ve cemaati mahkemeye verdiler alnımın akı ile çıktım. İddianamede yer alan yazılarımdan ilk iki için zaten savcılık makamı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermişti. Sonra 3. yazı eklenerek dava açıldı. Fadime Danışman isimli kadın hakkında "Bir annenin dramı" başlığı ile yazdığım yazıdan dolayı dava açılıyor. Cezaevindeki kadın 2017'de bir faks gönderiyor. Bir gecede 3-6 yaşındaki iki çocuğunun kendisinden alındığını, 8 aylık bebeği ile cezaevine soktular diyor. İnsancıl bir amaçla yazılmış bir yazıdır. Burada bir annenin dramı yazısında benim eleştirdiğim nedir, kadın 3-6 yaşındaki çocuklarından bir gecede ayrılmış ve 8 aylık bebeği ile cezaevine konuyor. Orada eleştirdiğim bu..."

"RENCİDE EDİCİ BİR DURUM"

"FETÖ'cü olmaktan sizin huzurunuzda bulunmak benim için incitici, rencide edici bir durumdur. Bunu reddediyorum" diyen Çölaşan, "Bugüne kadar yazdığım binlerce yazı içinden cımbızla çekilip iddianameye konulmuş. Hiçbirinde de FETÖ, cemaat yoktur" dedi.

HEYETİN SORULARINI YANITLADI

Mahkeme başkanının suçlamaya konu yazıları ne amaçla yazdığını sorması üzerine, Çölaşan şunları söyledi:
"İddianamede suçlandığım her iki yazı da darbe teşebbüsünden çok önce yazıldı. O zaman sizin bahsettiğiniz bu iki yazı hakkında soruşturma yapılmamış. Dava açılmamış. ‘Bizim yapamadığımızı cemaat yaptı' yazım 2013 tarihli. Türkiye'de yolsuzluklar vardı. Devlet dairesinde kamu kuruluşlarında yolsuzluklar var. Biz bunları biliyorduk. Ama belgeleyemiyorduk. O sırada yapılan operasyonlarla bu yolsuzluklar kırıldı. Devletin yetkilisi değilim ki kim yaptırdı, arkasında kim var nereden bileyim. 4 bakan istifa ettirildi ya da görevden aldırıldı. Kayıtlar vardı. O İranlı Reza Sarraf denilen adamla ilişkileri vardı. Polis bunları belgelemiş. Biz bunları biliyorduk ama elimizde belge yoktu."

Mahkeme başkanının, "Fetullahçılar başardı derken bunu mu kast ediyorsunuz?" diye sorması üzerine Çölaşan, "Gayet tabii ne olabilir?" dedi.

2-3 KELİME CIMBIZLA ÇEKİLİYOR

Çölaşan, "Şimdi cemaatı savunma zamanı" başlıklı yazısı için ise şunları söyledi: "O yazıdan bir gün önce cemaatin bütün yayın organları polis tarafından TOMA'larla basılmıştı. Ben, kim olursa olsun gazetelerin bu şekilde polis tarafından basılmasına, bugün de yandaş medyanın başına gelse tepkimi ortaya koyarım. O yüzden, ‘şimdi cemaati savunma zamanı' diyorum ve arkasından da ekliyorum. Cemaat buna çanak tuttu... Binlerce yazı yazmış bir insanın 2-3 kelime cımbızla çekiliyor. Ben cemaatle destek vermekle Fetullahçılıkla suçlanıyorum. Böyle olmaz" diye konuştu.